16.7 C
İstanbul
Salı, Haziran 15, 2021

    Serap Öcal
    Sağlık İletişimi Danışmanı
    Step Media Reklam ve Pazarlama Kurucusu

    Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik bölümü mezunu. Çeşitli kurumlarda sırasıyla muhabir, editör, kurumsal iletişim yönetmeni, koordinatör ve danışman olarak çalıştı. 2019 yılında Yılın Sağlık İletişimcisi ödülüne layık görüldü. EKOTURK TV ekranlarında yapımcılığını ve sunuculuğunu üstelendiği Sağlık Ekonomisi programı yaptı. Yeni nesil yayıncılığın prestijli adresi LinkedIn Live üzerinden sağlık sektör profesyonelleriyle yayınlarına devam ediyor. Üniversitelerde, dernek organizasyonlarında ve kongrelerde sağlık iletişimi konusunda bilinçlendirme eğitimleri veriyor. Sağlık iletişimi alanında danışmanlık çalışmalarını sürdürüyor.

    İlkokuldan itibaren sağlık ve medya okuryazarlığı dersleri verilmeli

    Covid 19 süreciyle birlikte en üst seviyelere ulaşan internet ve sosyal medyada yaşanın bilgi kirliliğinin önüne geçmek için, ilkokuldan itibaren sağlık ve medya okuryazarlığı dersleri verilmesi gerektiğini söyleyen Sağlık İletişimi Danışmanı Serap Öcal konuyu hayatimsaglik.com için masaya yatırdı. 

    Tarih boyunca farklı amaçlarla yanlış bilgiler ve söylentiler ortaya çıkmış olsa da internetin ortaya çıkmasıyla birlikte yalan haberlerin daha hızlı bir şekilde yayılmaya başladığı görülmektedir.  Özellikle Covid-19 (yeni koronavirüs) pandemi sürecinde bu meselenin çok ciddi boyutlara ulaştığı görülmüştür. Neredeyse her gün üretilen sahte haberler Facebook, Twitter gibi sosyal ağlarda ve Whatsapp gruplarında dolaşıma sokulmuştur.

    Çoğu kişi bu haberlerin doğru olduğuna inanmış ve sosyal medyada daha hızlı yayılmasına sebep olmuştur. Bununla birlikte Sağlık Bakanı ve bakanlık bünyesinde kurulan Koronavirüs Bilim Kurulu üyelerinin adına açılan sahte sosyal medya hesaplarıyla insanlar yanlış yönlendirilmiştir. Hatta Dünya Sağlık Örgütü bu dezenformasyonun en az virüs kadar tehlikeli olduğunu vurgulamıştır.

    İnfodemi ile mücadele bilincinin oluşturulması ve olası farklı belirsiz sorunlar ile mücadele için alınabilecek en önemli tedbir, ilkokuldan itibaren sağlık ve medya okuryazarlığı dersleri verilmesi olacaktır.  Çünkü infodeminin en çok denetimsiz internet medyası kullanıcısı olan çocukları ve gençleri etkilediğini gözlemliyoruz.

    Kaynağı belirli güvenilir hesaplar takip edilmeli

    Tüm dünyada ve ülkemizde insanların hayatlarında ilk defa bu ölçüde ve yaygınlıkta bir durumu deneyimlediği gözlemlenmektedir. Kısıtlanan sosyal hayat, değişen çalışma saatleri ve düzeni, koronavirüs salgını sürecinin yeni rutinlerini de belirlemiş durumdadır. Bu olağanüstü sürece karşı insanların;  şok, panik, korku, kaygı, çaresizlik, aşırı sinirlilik gibi yeni bir duruma uyum sağlamanın da aşamaları olan yoğun duygularla tepkiler verdikleri görülmektedir. Sağlıkla ilgili endişelerin üzerine ekonomik kaygıların da eklenmesi, uyum sürecinin zorlaşmasına neden olmaktadır. Yeni yaşam koşullarına adapte olmaya çalışmak, kişide stres başta olmak üzere birçok farklı tepkiye neden olabilmektedir. Sıklıkla da esas sorun yaratan stres değil; stresle baş etmek için kullanılan sağlıksız ve kişinin kendine zarar verici davranış kalıpları olabilmektedir. Salgın hastalık anksiyetesini psikolojik bir krize dönüştürmek, olağan ve iyi yöndeki yaşam akışını da engelleyebilmektedir.

    İnfodemi toplumsal sosyo-psikolojik yapıya zarar veriyor

    Salgın hastalık anksiyetesini, psikolojik krize dönüştüren ve virüsten daha tehlikeli bir diğer salgın da ‘infodemi’dir. Dünya Sağlık Örgütü infodemiyi, bilgi kirliliği oluşturarak; kolektif travma yaratmak, toplumların psikolojini bozmak, toplumsal bağışıklığı, direnci, güveni veya tepkiyi ortadan kaldırarak; insanların ve toplumların ruh ve beden sağlığını bozmayı amaçlayan bir salgın türü olarak tanımlamıştır. Güvenilir ve bilimsel kaynaklara itibar etmek, infodemi salgını ile mücadelede en önemli adımdır. Virüsün bulaşmaması için alınan önlemler kadar, ruh sağlığının koruması için infodemi konusunda alınacak tedbirler de önemlidir. Bu önlemlerden bazıları şunlardır;

    • Gündemi güvenilir kaynaklardan asgari sıklıkta takip etmek
    • İnfodemiye karşı bilim insanlarının açıklamalarına itibar etmek
    • Sosyal mesafenin önemli olduğu bu günlerde, duygusal mesafeyi azaltmak ve sevdiklerinizle sanal ortamlarda iletişimi sürdürmek
    • Duygusal ve insani teması artırmak
    • Fiziksel teması ruhsal ve zihinsel temasa dönüştürebilmek
    • Akıllı telefonlarda artan haber akışını, ekran karşısında geçirilen süreyi kısıtlamak

    Günümüz iletişim ve bilgi çağında modern teknolojik iletişim araçlarının gelişimiyle birlikte bireyler sadece devletin sunduğu bilgilerle sınırlı kalmamaktadır. Artık küreselleşen dünya içerisinde yoğun bir bilgi akışı ve buna bağımlı bireylerden söz edilmektedir. Bilginin güç olduğu ve bilgiyi elinde bulunduranların hakimiyet sağladığı günümüzde gerçek ve objektif bilgiye daha fazla ihtiyaç duyulmaktadır. Çünkü küresel dünya düzeninde artık daha çok tek yönlü seçicilik, dezenformasyon ve manipülasyon tehlikesi yaşanmaktadır.

     

    Sosyal medyada kaynağı belirsiz ve gerçek dışı çok sayıda haber dolaşmaktadır. Bu bağlamda üretilen dezenformasyon mesajları, bilgi savaşı kampanyalarındaki mühimmatlar olarak aldatma ve zarar verme potansiyeli taşımaktadır. Medya okuryazarlığı becerisine sahip olmayan medya tüketicileri, internette karşılaştıkları yalan haberlerin çoğunluğuna inanmaktadır. Enformasyon bombardımanın yapılmasına olanak sağlayan sosyal medya, dezenformasyon ortamına dönüşmektedir. İçinde yer aldığımız post-truth dönemde sosyal medyadaki bu dezenformasyon, sadece politik çıkarlar için üretilen yalan içeriklerden ibaret olmayıp ticari, eğlence ve ideolojik amaçlarla da üretilebilmektedir. Buna örnek olarak Covid aşısının bir market zincirinde satılacağına ilişkin haberler ve sosyal medya paylaşımlarını gösterebiliriz.

     

    Yazarın Tüm Yazıları

    ÇOK OKUNANLAR

    EDİTÖRÜN SEÇİMİ