24.3 C
İstanbul
Salı, Temmuz 27, 2021

    Prof. Dr. Sevim Dinçer Cengiz
    Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

    Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu. Aynı Üniversitede Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalında uzmanlık eğitimini tamamladı. 1971’de Amerika Birleşik Devletleri Govermental Affairs Institute ve Downstate Medical Center’da mesleki çalışmalarda bulundu. Türkiye’de Kadın Hastalıkları ve Doğum alanında Profesör ve Anabilim Dalı Başkanı olan ilk kadın öğretim üyesidir. Dr. Cengiz, 2009 yılından bu yana Ufuk Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak bilimsel faaliyetlerini sürdürmekte alanında ülkemize öğrenci, asistan ve öğretim üyesi yetiştirmeye devam ediyor.

    spot_img

    Kadınların büyük sorunu: Miyom nedir? Nasıl tedavi edilir?

    Kadın hastalıkları arasında en sık rastlanan sorun olan miyomlar her dört ya da beş kadından birinde görülüyor. İyi huylu tümörler olabilecekleri gibi kısırlığa ve gebelikte düşüklere neden olan türleri de var. Rahim alma gerekliliğinin en önemli nedeni. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Sevim Dinçer Cengiz miyomlar hakkında toplumun bilgilendirilmesi gerektiğine dikkat çekerek konuyu ayrıntılarıyla hayatimsaglik.com için yazdı. 

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Sevim Dinçer Cengiz
    Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Sevim Dinçer Cengiz

    Normal adet kanamalarının düzensiz ya da çok olması hem üretkenlik çağında hem de menopoz öncesi dönemde karşılaşılan bir sorundur. Bunların bir kısmı hormonal dengedeki bozukluk, bir kısmı da uterus yani rahmin iyi ya da kötü huylu urları, yumurtalık kist ya da tümörleri gibi hastalıklara bağlıdır.

    Bu grup içersinde yer alan miyomlar, toplumda 4 ya da 5 kadından 1’inde görülebilen bir rahatsızlıktır. Ailesinde, birinci dereceden yakınında miyom varsa, kişinin kendisinde de görülme olasılığı artar. Bu nedenle miyomlar üzerinde durulması ve toplumun bilgilendirilmesi gereken bir hastalıktır.

    Miyom nedir, ne zaman oluşur?

    Miyomlar, rahmin kas dokusundan gelişen iyi huylu urlardır. Doğurganlık çağının bir rahatsızlığı olup, ergenlikten önce ve menopozdan sonra oluşmazlar. Çünkü oluşup, gelişmeleri için hormonlara, özellikle de östrojene ihtiyaçları vardır. Kişinin evli ya da bekar olması da fark etmez.

    Toplu iğne başından, yeni doğmuş bebek büyüklüğüne…

    Miyomların büyüklükleri değişir, toplu iğne başından, yeni doğmuş çocuk büyüklüğüne kadar ulaşan miyomlar vardır. Bizim çıkardığımız böyle bir miyom, 3 kilo 200 gr ağılığında idi.

    Artık erken tanı ve yıllık yapılan kontroller, gelişen teknolojiye bağlı tetkiklerin uygulanması sayesinde bu büyüklükte miyomlarla nadiren karşılaşıyoruz.

    Miyom tek olabildiği gibi, “patates çuvalı” diye benzetme yapabildiğimiz çok sayıda miyom da olabilir.

    Miyomların kişide yol açtığı şikayetler ya da diğer bir deyimle belirtiler, sadece kanamayla ilgili değildir.

    Miyomun belirtileri nelerdir?

    Kanama: İlk sıradaki belirtidir. Düzensiz ya da fazla kanama, en önemli şikayet nedenidir.

    Ağrı: Özellikle miyomun yapısında bir değişiklik olduğunda ki biz bunlara “dejeneratif değişiklikler” diyoruz, ağrı yapabiliyor.

    “Bu değişiklikler nelerdir?” diye sorabilirsiniz. Örneğin, miyom dokusunda kalsiyum birikmesi yani kireçlenme, “nekroz” dediğimiz erime, erimeyi takiben enfeksiyon gelişmesi olarak sıralayabiliriz. Çok az bir olasılıkla da “sarkom” dediğimiz kötü huylu değişiklik olabilir ki, görülme olasılığı yüzde 0.5-1 arasındadır .

    Bunlardan sadece ultrasonografide kalsifikasyonu görebiliriz. Diğerlerini yine ultrasonografi ile dejeneratif değişiklik olarak görebiliriz ama karakterini yani ne tür bir değişiklik olduğunu anlayamayız. Bu nedenle dejeneratif değişiklik gördüğümüz ya da süratle büyüyen miyom varlığında operasyon öneririz.

    Bası belirtileri: Karında, bağırsaklar ve kendine yakın diğer organlar üzerine büyüyen miyomların yaptığı bası sonucu, sık idrara çıkma, idrar kaçırma, idrar yolları ile ilgili diğer şikayetler, gaz ve kabızlık şikayetleri oluşur.

    Miyomlar kısırlığa neden olabilir

    Bazen de yerleştiği yer nedeniyle “infertilite” yani kısırlığa neden olabilir. Gebeliğin yerleşmesine mani olabildiği gibi düşüklere de neden olabilirler.

    Her miyom belirti vermez

    Her miyom belirti vermez ve tesadüfen yapılan kontroller sırasında tespit edilebilir. Bunun birkaç nedeni olabilir. Miyomun yerleştiği yer ve büyüklüğü bunlardan bazılarıdır.

    Miyomlar, rahmin kas dokusu içinde başlar, fakat büyüme yönleri değişiktir. Örneğin bazıları karın boşluğuna doğru, bazıları rahim içindeki boşluğa doğru, bazıları da bağların arasına doğru büyüme eğilimindedir. Bazen de tüm rahmi büyütürler. Rahim boşluğuna doğru büyüyenler, adet kanamalarının fazla olması ve uzun sürmesine neden olur. Karın boşluğuna doğru büyüyenler, genelde belirti vermez. Ancak büyük boyutlara ulaşınca daha çok bası belirtisi verirken, çok sayıda miyom söz konusuysa bunlarda da aşırı ve düzensiz kanama görülür.

    Miyom tanısı nasıl konuluyor?
    Miyom tanısı nasıl konuluyor?

    Tanı-teşhis nasıl konulur?

    Muayene, ultrasonografi, bazen de MR ile teyit edilerek, tanı konulabilir. Ayrıca hem tanı hem de tedavide uygulayabileceğimiz histeroskopi (rahim içine doğru gelişmiş miyomların tanısı için), laporoskopi (rahim ve miyomların karın içindeki durumunun gözlenmesi için) gibi yöntemler de vardır.

    Her miyom alınmalı mı?

    Miyomların yerleştiği yer ve büyüklüğü önemlidir demiştik. Küçük miyomlara (1.5, 2 hatta 3 cm) ve karın boşluğuna doğru büyümüş ve belirti vermeyen miyomlara müdahale edilmez, takipte kalınır. Duruma göre 3-6 ayda bir kontrol istenir. Büyüklüğü fazla değişmiyorsa, bu süre 1 yıla kadar uzatılabilir. Ancak süratle büyüyen miyomlar istenmeyen bir değişikliğe dönüşme ihtimali nedeniyle çıkarılmalıdır. Daha önce ifade ettiğimiz dejeneratif değişiklikler varsa yine çıkarma önerilir. Ayrıca genel durumu bozacak kadar kanamalı ve tedaviye cevap vermeyen miyomlar ile hiçbir belirti vermeyen ama  2.5 aylık gebelik büyüklüğüne ulaşan miyomlar da çıkarılmalıdır.

    Miyomların çıkarılmasına “miyomektomi” diyoruz. Bazen özellikle menopoza yakın kadınlarda miyomlarla birlikte rahmin çıkarılması da gerekebilir.

    Hamilelikte miyom takibi yapılmalı
    Hamilelikte miyom takibi yapılmalı

    Gebelikte miyom takibi

    Eğer miyomları olan bir kadın gebe kalmışsa, süreci yakın takip ederiz. Gebelik ya düşükle sonuçlanır ya da büyük bir sorun çıkarmadan devam eder.

    Gebelik uygun haftaya geldiğinde, sezaryenle doğumu gerçekleştirir, bu sırada miyomları da çıkarırız. Bu konuda deneyimi olan hekimler bu yöntemi uygulamalıdır. Aksi halde  istenmeyen komplikasyonlar gelişebilir. Eğer deneyimli bir ekip değilse, doğum gerçekleştirilir, miyomlar daha sonra yapılacak bir operasyonla çıkarılır.

    Miyom tanısı konduğunda gebelik yoksa ve gebelik isteniyorsa önce miyomlar çıkarılır ve 6 ay –1 sene gibi bir süre geçtikten sonra gebelik planlanır.

    Miyomlar nasıl tedavi edilir?

    İlaç tedavisi ve cerrahi tedavi uygulanabilir. “Tıbbi tedavi” dediğimiz ilaç tedavisi, miyomları yok etmez ve kanama şikayetlerinde kanamayı azaltmak, düzenlemek ve az da olsa büyümeyi önlemek için uygulanabilir. Bunlar doğum kontrol hapları ve östrojen karşıtı ilaçlardır.

    Beyin seviyesinden salgılanan hormonları baskılayarak miyomları küçülten tıbbi tedaviler de vardır. Fakat bu tedavi 2-3 ayı geçmemelidir. Çünkü bu tedavi hem hastayı menopoza benzeyen sıkıntılarla baş başa bırakır, hem de 6 ay gibi bir sürede kemik erimesi demek olan osteoporoza yol açar. Kısa süreli verilen bu tedavi histeroskopi yada laporoskopi ile çıkarılacak olan miyomların küçülmesi ve kanamanın azaltılması için seçilebilir.

    Miyom ameliyatı nasıl yapılır?
    Miyom ameliyatı nasıl yapılır?

    Miyom ameliyatı nasıl yapılır?

    Miyomun asıl tedavisi cerrahidir. Ancak bu her miyoma cerrahi uygulayalım demek değildir. Cerrahi tedavi ikiye ayrılır; Endoskopik cerrahi ve açık cerrahi.

    Her iki yöntemde de iki yol vardır; Sadece miyomun çıkarılması ki yukarda değindiğimiz gibi buna “miyomektomi” diyoruz. Diğeri de “histerektomi” dediğimiz miyomlarla birlikte rahmin de çıkarılmasıdır. Endoskopik yöntemlere gelince, tanıda söz ettiğimiz histeroskopi ve laporoskopiyi tedavide de kullanabiliriz.

    Hangi yöntemin uygulanacağı nasıl belirlenir?

    Bu yöntemlerin kullanılmasında miyomların oturduğu yer ve büyüklükleri ile sayıları  önemlidir. Ayrıca hastanın yaşı, aile planlamasını tamamlayıp tamamlamadığı kararımızı etkileyen bir diğer faktördür. Bazen hasta menopoz yaşına yakındır çok sayıda miyomu vardır ama organ kaybetmek istememektedir ya da bekardır evlenip çocuk sahibi olma ümidi vardır. Bunlarda da miyomektomi yapabilmekteyiz. Ancak bunda da çıkarılacak miyom sayısı çok fazla olmamalıdır, bu sefer ameliyat sonu oluşacak kanamaları durduramayız.

    Şunu da unutmamalıyız, miyom çıkardığımız hastada bir daha miyom olmayacak diye bir şey yoktur, tekrarlayabilir.

    Takipte kalındıysa kontroller aksatılmamalı

    Sonuçta tanıyı koyup tedavi şekline karar verecek olan doktorlardır. Özellikle miyom tanısı konup takipte kalan hastaların önerilen aralıktaki kontrollerini aksatmamaları gerekir.

    Şikayeti olsun olmasın tüm kadınlarımızın yılda bir kez kadın doğum muayenelerini ve smear tetkiklerini yaptırmaları gerektiğini bir kez daha hatırlatmak istiyorum.

    Sağlıklı günler dilerim…

     

    Yazarın Tüm Yazıları

    ÇOK OKUNANLAR

    EDİTÖRÜN SEÇİMİ