17.8 C
İstanbul
Çarşamba, Eylül 22, 2021

    Geçen bir yazın ardından kalanlar…

    Ben Şelale Gültekin... Çanakkale doğumlu, Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu Tekstil mezunu. Pied de Poule’nin yaratıcısı. Şimdi de “Hayatım Sağlık “ sayfasında yazılarımla sizi gerilere götürmek üzere tam da buradayım. Hadi başlayalım...

    Geçip giden yaz…

    Geçip giden sofralar.

    Kumburgaz, 70li yıllar. Babamın sofraları.

    Bizleri hep en güzele alıştırdığı için dünyayı tanıyamadığımız şenlikli sofralar.

    Zannetmeyin ki, yenilen çeşitten, envai çeşit yiyecekten bahsediyorum. Benim babam yenilen peynir ve ekmeği bile şölen yemeğine dönüştürmeyi bilirdi. Onun sofrasından karın doyumundan çok, ruhen tatminle kalkardınız. Hasta ise bile bize hissettirmeden gülümsemesini iyi bilirdi. Ahh babam Ahh! Ne erken gittin. Sen yokken ne çok imtihan edildim hayatla.

    Eee gelelim, Kumburgaz’da, geniş bir panorama ile Selimpaşa’ya kadar tüm sahili gören evin balkonuna. Karşıda bulutsuz havalarda Çınarcığın ışıkları.

    Balkona kuruludur soframız, pazar günleri daha bir hevesle uyanırız güne, sabah kahvaltısı üstünkörü edilir. Babamın gözü balıkçıdadır, sabah tuttuğunu öğlen sofralarına yetiştiren.
    Saat 11 civarı yanaşır sandal, babam kendi iner seçer istavritleri, barbunları, tekirleri. Kahveler içilirken, anneciğim ayıklar balıkları. Babam aç kedi misali başındadır, kendini hazırlar mütevazi ziyafete.

    Ben mutfakta çoban salatasına girişirim. Küçük küçük, kaşık salatası gibi hazırlarım domates, biber, salatalıkları. Bu salatalıklar bir gün önce tarladan ellerimle koparmışımdır, körpeciktir. Maydanoz toprağın, güneşin bereketini yansıtır yemyeşil.

    Annem kızartır balıkları, babamın tamda sevdiği gibi kurutmadan. Hale (kız kardeşim) bakkala koşturulur, bira İçin.

    Beyaz örtü serilir. Kayık tabak tepeleme balık dolu, baş köşeye yerleşir. Salata iştah açar. Sofraya otururuz anneanne, torun torba, teyze, dayı..

    Buz gibi bira bardakları kalkar yaşama. Elimiz limona gider, babam “ balığa yazık etmeyin” der, her sefer.

    Ahhh Babam ahhh!

    ÇOK OKUNANLAR

    EDİTÖRÜN SEÇİMİ