28.7 C
İstanbul
Cuma, Ağustos 12, 2022

    Dr. Gülay Ertürk
    Veteriner Hekim-Homeopat

    Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesinden mezunu. İngiliz Homeopati Enstitüsü’nden Veteriner Homeopati eğitimi alan Ertürk’ün, Kediniz Konuşuyor ve Köpeğiniz Konuşuyor isimlerinde yayınlanmış iki kitabı bulunuyor. . Merkezi Ankara’da bulunan Veteriner Homeopati Derneğinin kurucu üyesi ve geçmiş dönem başkanıdır.

    Biyorezonans tedavisi kedi ve köpeklere nasıl uygulanır?

    Geçmişi 1920'lere dayanan bütüncül tedavi yöntemlerinden biri olan biyorezonans tedavisinin hayvanlara uygulanışını Veteriner Hekim-Homeopat Gülay Kabasakal Ertürk, hayatimsaglik.com için yazdı.

    Bugünkü konumuz; bütüncül tedavi yöntemlerinden biri olan ve enerji tıbbı kapsamında değerlendirilen biyorezonans tedavisi. Biyorezonans tedavisinden, veteriner hekimliğinde de faydalanmak mümkündür. Biyorezonans, kimyasal ilaç kullanmadan, bir cihaz aracılığıyla, elektromanyetik frekanslar, uygulamak  suretiyle; bakterilerin, virüslerin, parazitlerin, ağır metallerin vb. tüm zararlı etmenlerin  elektromanyetik bilgisinin vücuttan temizlenmesine dayalı enerji tedavisidir.

    Şimdi nedir bu elektromanyetik bilgi diyeceksiniz. Elektromanyetik bilgi aslında belli bir frekans aralığındaki titreşim. Yani enerji. Konuyu biraz daha açalım o zaman.

    Einstein ve Newton kanunlarını hatırlayalım

    Biyorezonansın ne olduğunu anlatabilmek için öncelikle fizik bilgilerine göz atmak lazım. Malumunuz 17. yüzyılın sonlarında Newton varoluşun merkezi maddedir diyerek tüm fen bilimlerinin temelini atmıştır. Ancak bu alandaki keşifler durmamış ve 20. yüzyılda Einstein, maddenin aslında  yoğunlaşmış bir enerji olduğunu belirterek, bunu E=MC2 ile  formüle etmiştir. Artık bilinmektedir ki, tüm yaşamın gerçek kaynağı enerjidir. Madde, enerjinin çok yoğun bir formudur. Dolayısıyla ölçülebilen tartılabilen bir madde olarak canlı organizması, aslında yoğunlaşmış bir enerji alanı, yani elektromanyetik bir alandır. Günümüzde, bu alandan yayılan frekans denilen titreşimler saptanabilmekte ve kaydedilebilmektedir. Nitekim internette küçük bir arama yaparsanız, geçmişte bu konularda araştırmalar yapmış bilim insanlarının sonuçlarına ulaşabilirsiniz. Dr. Rife frekansları Dr. Hulda Clark frekansları gibi.

    Hayvanların da manyetik alanı var mı?

    Peki, insanların, hayvanların elektromanyetik alanı var da, virüslerin, bakterilerin yok mu? Tüm  mikroorganizmaların ve tüm  maddelerin  de kendine özgü dalga boyunda bir  titreşimleri  var. Üstelik bu farklı titreşimler ile iç içe yaşıyoruz. Evrendeki her şey titreşim halinde. Bu titreşim halindeki, enerji sistemleri biribirine uyumlanırsa, enerji alışverişi gerçekleşir ve o durumda, sistemin frekansı değişeceği için,  yapısı da değişir.

    Toksin titreşimi vücut frekansını bozar

    Örnekle anlatalım. Vücut hücreleri, vücuda giren virüs, bakteri, toksin vs. gibi belirli dalga boyundaki frekanslarla iletişim kurarlar. Vücudun karşılaştığı bir toksinin titreşimi vücut frekansında bir bozulmaya yol açar. Bu toksin yani zararlı frekans, hücreler arasındaki diyoloğu bozar ve böylece hastalık için zemin oluşturur. Oysa ki canlı vücudu,  iletişimi bozucu frekanslar yok ise mükemmel çalışır. Tabii ki her toksin, virüs, bakteri gibi bir patojen, bu iletişimi bozamaz. Bunun için, o patojenin o organizmaya uyumlu olması gerekir. Yani rezonans gereklidir. Rezonans, farklı frekanslardaki titreşimlerin birbirine uyumudur.

    Köpeğiniz üşütüp grip olursa!

    Örneğin sağlıklı bir ev köpeğinin üşütüp grip olduğunu düşünün. Hayvan üşüyünce, normalde onun vücudunda hastalık yapmayacak olan virüs üşüdüğünde frekansı düştüğünde o köpeğin vücuduna uyumlu hale gelir. Çünkü o frekansta o virüsün  optimum koşulları sağlanmıştır. Yani vücudun frekansı düşünce, virus canlanmıştır. İşte bu durum rezonans olayıdır. Bu durumda, virüsü etkisiz hale getirmenin yolu, o frekansta titreşen virüse karşı,  aynı salınım frekansını taşıyan benzer bir enerjiyle yeniden virüsün rezonansını sağlayıp onu yok etmektir. Yani benzeri benzerle çökertmektir. Birbirinin ayna görüntüsü iki frekans, birbirini yok eder. Biyorezonans cihazları bunu sağlar.

    Sadece virüsler üzerinde mi etkili?

    Virüsü yok etmek mümkün de enfeksiyöz olmayan hastalıkları iyileştirmek mümkün değil mi? O da mümkün. Organizmada her bir organ kendi enerjisiyle titreşir. Bu titreşim enerjisi; toksinler, mikroorganizmalar vb. etkisi sonucu bozulduğunda, organ normal  fonksiyonlarını kaybetmeye başlar. Bir örnekle açıklarsak; diyelim ki  köpeğimizin sağlıklı bir  karaciğeri var, sonra bir gün bir bakteri ile sağlıklı yapı bozulup hepatit oluyor. Bu durumda karaciğerin sağlıklı frekansı bozulur. İşte bu tedavi ile hastaya sağlıklı  karaciğer frekansını gönderip vücudun tekrar sağlıklı hale gelmesini sağlamak mümkündür.

    Biyorezonansın geçmişi 1920’lere dayanıyor

    Biyorezonansın tarihçesinden de biraz bahsedersek, uzun uzun anlatıp sizi sıkmak istemem ama aslında bu iş, 1950’li yıllarda,  Geleneksel Çin tıbbındaki akupunktur noktalarının direncinin, derinin diğer bölümlerinin direncinden farklı olduğunun keşfini yapan Dr. Reinhold Voll’e kadar gider. Hatta bunun da öncesinde 1920’lerde Dr. Royal Raymond Rife kendi icat ettiği frekans cihazıyla, her hastalığın bir frekans değeri olduğu ve o hastalığı yok edecek başka bir frekans değerinin de mevcut olduğunu bulmuştu. 1935-1940 yılları arasında, frekans tedavisi ile birçok doktor hastalarını bu şekilde  iyileştirdi.

    Biyorezonans tedavisi nasıl yapılıyor?

    Biyorezonans tedavisi cihazla yapılır. Biyorezonans cihazları hastanın bilgilerini alıp modüle edip tekrar hastaya geri verme prensibiyle  çalışırlar. Bu cihazla, hastanın bilgisi invert edip diğer bir elektrod üzerinden hastaya geri vererek birçok hastalığın iyileşmesi sağlanır. Günümüzde teknik gelişimlere paralel olarak biyorezonans cihazlarında kablosuz aktarım en düşük frekansların uygulanması gibi  önemli donanımlar eklenmiştir.

    Temel prensip, hastada  rahatsızlık yaratan  polen alerjen ya da gıda maddesi gibi olumsuz bilginin cihaz tarafından modüle edilip hastaya geri verildiğinde, hastanın değerlerinin normale döndürülmesidir. Özetle biyorezonans tedavisinde, vücudun dengesini bozan elektromanyetik frekanslar belirlenir. Frekans cihazına transfer edilir. Bu frekanslar düzenlendikten sonra, tedavi alan canlıya, iyileşme frekansı olarak geri verilir.  Böylece, yapısı bozulan frekanslar düzenlendikten sonra, hücreler arasındaki iletişim, tekrar uyum içinde sağlanmış olur.

    Birçok hastalığın tedavisinde kullanılıyor

    Biyorezonans tedavileri iki yöntemle uygulanır. Birincisi vücudun elektromanyetik alanını regüle ederek ya da düzenleyerek problemi gidermektir. Diğeri ise, patolojik frekans görüntülerini nötralize etmektir. Her iki yöntemde de, elde edilmek istenen amaç rezonans sonrası, bütünsel regülasyonun sağlanmasıdır. Bazı hekimler  homeopati ve cihazla uygulanan biyorezonans tedavisini bir arada kullanmaktadırlar. Çünkü bu iki yöntem birbirini destekler. Ben de, Veteriner Hekim olarak hastalarımda böylesini tercih ediyorum. Biyorezonans cihazı ile hastalıkların titreşimi (hasta doku, organ, toksin, allerjen vs. veri frekansları) taranır. Alınan yanıtlar, standart değerlerle karşılaştırılır. Enerji dengelenmesi yapılır.

    Kediler, köpekler biyorezonas tedavilerinden nasıl yararlanır diye sorarsanız, bağışıklık sistemini güçlendirmek ya da evcil hayvanınızın  ameliyattan veya bir yaralanmadan sonra güçlenmesini  istiyorsanız biyorezonans etkili bir yardımcı tedavi olabilir. Ayrıca, kemoterapi tedavisi gören kanser hastaları, rehabilitasyon tedavisi gören hastalar, yaşlı evcil hayvanlar, kronik hastalıkları olanlar ve akut veya kronik ağrı yaşayanlar ve hatta davranışsal problemleri olan tüm hastalar  biyorezonansı düşünebilirler. Ne diyorduk sağlıklı ve mutlu hayvan, sahibine de mutluluk verir ve mutluluk sağlıktır, sağlık da mutluluk. Hep mutlu kalın.

    www.petklinik.com 

     

    Yazarın Tüm Yazıları

    ÇOK OKUNANLAR

    EDİTÖRÜN SEÇİMİ