16.7 C
İstanbul
Salı, Haziran 15, 2021

    Doç. Dr. Cem Arıtürk
    Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı

    İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi mezunu. Dr. Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde Kalp ve Damar Cerrahisi asistanlığına başladı. 2010 yılında Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı ünvanını aldı. 2012’de Acıbadem Sağlık Grubu’nda çalışmaya başladı. 2017 yılında docent ünvanını alarak Acıbadem Sağlık Grubu Altunizade Hastanesi'nde görev yapmaya başladı. 2020 yılında SBÜ Sancaktepe Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne atandı. Hala aynı hastanede görevine devam ediyor. Yurt içi ve yurt dışı bilimsel dergilerde yayınlanmış 30’dan fazla makale ve ulusal ve uluslarası kongrelerde sunulmuş 100e yakın bildirimi mevcut. Çeşitli kongrelerde bilimsel ödüle layık görülen 5 çalışması bulunuyor. Ulusal ve uluslararası birçok kongre ve kursta "Endoskopik Ven Grefti Hazırlanması" konusunda eğitimler veriyor. Özel ilgi alanları periferik arter hastalıklarında endovasküler ve cerrahi girişimler; abdominal aort hastalıkları ve varislerde cerrahi, endovenöz ve estetik tedavileri.

    9 soruda periferik arter-atardamar tıkanıklığı  hakkında her şey

    Kalp Damar Cerrahisi  Uzmanı  Doç. Dr. Cem Arıtürk periferik arter hastalığı - atardamar tıkanıklığı ile ilgili bilinmesi gerekenleri hayatimsaglik.com için anlattı.  

    Kalp Damar Cerrahisi  Uzmanı  Doç. Dr. Cem Arıtürk
    Kalp Damar Cerrahisi  Uzmanı  Doç. Dr. Cem Arıtürk

    Kol ve bacaklara kan taşıyan atardamarlarda ortaya çıkan periferik arter (atardamar tıkanıklığı) birçok insanın hayatını kabusa çeviriyor. Sinsi ve yavaş ilerleyen bu hastalık tedavide gecikilirse ileri safhalarında bacak kaybı gibi çok ciddi sonuçlara yol açabiliyor. Atadamar tıkanıklığı nedir? Atardamar tıkanıklığı hangi belirtilerle ortaya çıkar? Atardamar tıkanıklığı nasıl tedavi edilir? Özel ilgi alanı periferik arter hastalığı olan Kalp Damar Cerrahisi  Uzmanı  Doç. Dr. Cem Arıtürk atardamar tıkanıklığı ile ilgili bilinmesi gerekenleri hayatimsaglik.com için anlattı.

    Periferik arter (Atardamar tıkanıklığı) hastalığı nedir?

    Periferik arter hastalığı (PAH), damar sertliğine (ateroskleroz) bağlı olarak vücuttaki bacak atardamar sisteminde gelişen dejenerasyondur. Bu dejenerasyon sırasında damar duvarlarında kireç ve yağ tabakaları birikimi ile damarın iç boşluğu önce daralır ve sonra hastalığın ilerlemesi ile tamamen tıkanma meydana gelir. Bu süreç sıklıkla bacak damarlarında meydana gelmekle birlikte beyin kanlanmasını sağlayan şah damarlarında, böbrek ve bağırsak gibi iç organları besleyen atardamarlarda ve kol atardamarlarında da görülebilir.

    Periferik arter hastalığının belirtileri nelerdir?

    Periferik arter hastalığı bulunduğu atardamara göre bulgular veriyor. Atardamar tıkanıklığı en sık bacak damarlarında oluştuğu için belirtilerin de buna paralel olarak genellikle bacaklarda ortaya çıkıyor. Yürürken bacaklardaki kasların kan ihtiyacı artıyor, ancak daralmış veya tam tıkanmış damarlar bu artan ihtiyacı karşılamakta yetersiz kalıyor. Bunun sonucunda kişi yürürken birdenbire başlayan ağrı nedeniyle adeta hareket edemez hale geliyor. Ağrı dinlenmekle geçiyor. Hastalık ilerledikçe yürüme mesafesi kısalıyor ve ağrı daha az mesafede belirmeye başlıyor. Hatta ağrı daha da ilerlediğinde birkaç adım atılmasına bile imkan vermeyecek şekilde şiddetlenebiliyor. İlerleyen safhalarda ayrıca hasta hiç yürümese bile ‘dinlenme ağrısı’ olarak bilinen ağrı gelişmeye başlıyor. Ayaklarda soğuma, ısınamama, bacak kıllarında dökülme atardamar tıkanıklığının diğer tipik belirtileri arasında. Bacakta çok küçük travmalarda bile çok ciddi yaralar oluşması ve bu yaraların iyileşmemesi de hastalığın ileri dönemlerinde yaşanan ciddi problemlerden.

    Hangi yaşlardan itibaren görülüyor?

    PDH genelde ileri yaşlarda (50 yaş üstü) ortaya çıkan bir hastalıktır. Erkeklerde kadınlara oranla daha sık görülür. Ancak günümüzde değişen yaşam şartları ve standartları nedeni ile 40’lı yaşlardan itibaren ortaya çıkmaya başlamıştır. Bununla birlikte aile hikayesi ve genetik riski olan kişilerde de daha erken yaşlarda karşılaşılabilmektedir.

    Kimler risk altında?

    Ailesel ve genetik faktörler değiştirilemeyecek risk faktörleridir. Bunun yanında sigara, hareketsizlik, düzensiz beslenme gibi yaşam alışkanlıkları en kolay şekilde önlenebilir risk faktörleri olarak sayılabilir. Ayrıca hipertansiyon, hiperlipidemi, şeker hastalığı, böbrek yetmezliği gibi kronik hastalıklar da PAH görülme sıklığını artıran faktörlerdendir.

    Yiyip içtiklerimiz periferik arter hastalığını nasıl etkiliyor?

    Beslenme alışkanlıkları öncelikle direkt etkileri ile PAH riskini artırmaktadır. Yağlı, karbonhidrat ağırlıklı beslenme düzeni tercih edenlerde, hızlı ve içeriği kalitesiz (fast-food) tüketenlerde  PAH riski direkt yükseltmektedir. Bununla birlikte yukarıda anlatılan beslenme şekli hiperlipidemi ve şeker hastalığına neden olabilmekte ve bu hastalıklardan ötürü PAH riskini bir kat daha artırmaktadırlar. Benzer şekilde aşırı tuzlu beslenme de hipertansiyona neden olark PH gelişimi açısından bir risk faktörü olarak karşımıza çıkar.

    Vücutta en sık hangi bölgede görülür, nereleri etkiliyor?

    PAH vücutta en sık bacak atardamarlarında ve beynin kanlanmasını sağlayan şah damarlarda meydana gelmektedir. Bununla birlikte kol atardamarlarında ve böbrek, bağırsak gibi iç organ atardamarlarında da karşımıza çıkabilmektedir. Ayrıca kalp atardamarlarında (koroner arterlerde) meydana gelen damar tıkanıklıkları da aynı risk faktörleri ile ve aynı patolojik süreçlerle meydana gelen bir hastalık olması nedeni ile dikkat gerektirmektedir.

    Bir bölgede tıkanıklık olması tüm vücuttta sıkıntı olduğunu gösterir mi?

    Bir bölgede sıkıntı olması direkt olarak diğer bölgelerde de sorun olduğu anlamına gelmez. Ancak vücudun herhangi bir bölgesindeki atardamar sisteminde sorun olması, diğer atardamarlarda sorun olma ihtimalinin, sağlıklı bireylere oranla daha yüksek olduğunu gösterir. Yani örnek vermek gerekirse; kalp damarlarında sorun olan bir bireyin, bacak atardamarlarında da PAH yaşama ihtimali yüksektir.

    Periferik arter hastalığı nasıl tedavi ediliyor?

    PAH’da tedavi kişinin şikayetleri ve hastalığın ciddiyeti ile belirlenir. Şah damar tıkanıklıklarında damar tıkanıklığının yüzdesi esas belirleyici faktördür. Bununla birlikte bacak atardamar tıkanıklıklarında tıkanıklık yüzdesi ile birlikte kişinin şikayetleri ve bu şikayetlerin günlük hayatı ne ölçüde etkilediği tedavi seçimi açısından çok önemlidir.

    Başlangıç aşamasında

    Başlangıç seviyedeki hastalıklarda ve ilk basamak tedavide hayat tarzı değişiklikleri (sigara bırakılması, düzenli ve dengeli  beslenme, hareketli bir hayata geçilmesi…)  şikayetlerin azalmasına ve hastalığın ilerlemesinin durdurulmasına/yavaşlatılmasına yetmektedir. Altta yatan hastalıkların (diyabet, hipertansiyon, hiperlipidemi) kontrol altına alınması da benzer etkiler gösterir. Kan sulandırıcı ve damar genişletici ilaçların kullanımı başlangıç seviyedeki hastaların hem şikayetlerini azaltmakta hem de girişim ya da ameliyat ihtiyacının ötelenmesini sağlamaktadır.

    Yaşam kalitesini bozuyorsa

    Günlük hayatı bozan, hayat kalitesini azaltacak seviyede bacak ağrısı yaratan ya da  bacaklarda yara açılması, istirahat ağrısı gibi ciddi şikayetlere neden olacak PAH’da ise ilgili bacağın kanlandırılması için anjiografik ya da cerrahi tedavi yöntemlerine başvurmak gerekmektedir. Bu hastalarda ise hangi yöntemin (cerrahi mi anjiografik mi?) uygulanacağına kişinin damar hastalığının özellikleri ve genel sağlık durumu dikkate alınarak karar verilmelidir.

    Anjiografik olarak uygulanan tedavi yöntemleri 3 ana başlıkta toplanabilir; ilaçlı balonlar, stent ve damar tıraşlanması. Bu tedavi yöntemlerinden biri veya birkaçı hastanın damar probleminin yerleşim yerine ve derecesine göre seçilerek uygulanır.

    Cerrahi tedavilerde

    Cerrahi tedavilerde ise elimizdeki en büyük koz baypas ameliyatlarıdır. Periferik baypas ameliyatlarında temel amaç darlığın öncesinden sonrasına yeni bir damar ile kan götürmektir. Bu amaçla mümkünse ve uygunsa hastanın kendi bacak toplardamarı, değil ise biyolojik veya yapay greftler kullanılmaktadır.

    PAH’da tedavinin en önemli kısmı tedavide ne uygulanması gerektiğine karar verilmesidir. Bu nedenle hekim ile hastanın direkt ve açık bir şekilde her türlü detayı değerlendirmesi ve iyi bir iletişim içinde çok önemlidir.

    Kalp ve damar sağlığını korumak için hangi egzersizleri önerirsiniz?

    Amerikan Kalp Birliğinin (AKB) önerileri bu konuda belirleyicidir. AKB, haftada en az 250 dakika  hafif orta şiddette (yürüme jogging) ya da 150 dk orta-ileri şiddette egzersiz yapılmasını ve bu egzersizlerin en az 3 güne bölünerek yapılmasını önermektedir. Bunun haricinde haftada 3 kez özellikle kor  (gövde) güçlendirici kas egzersizlerinin de kalp-damar hastalıklarından koruduğu belirtilmekte. Sadece bu egzersiz düzenini uygulamak yerine gün içine yürüme, merdiven çıkma gibi hareket katan, aktif bir yaşam tarzının benimsenmesi de kalp damar hastalıklarından korunmada önemli bir yoldur.

     

     

    Yazarın Tüm Yazıları

    Süreyi Uzatmayın

    ÇOK OKUNANLAR

    EDİTÖRÜN SEÇİMİ