23 C
İstanbul
Cumartesi, Eylül 18, 2021

    Koku alamama depresyon nedeni

    Yeni Yüzyıl Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi Kulak Burun ve Boğaz Hastalıkları bölümünden, Doç. Dr. Abdülkadir Özgür, koku alamamanın depresyon nedeni olduğunu söyledi.

    5 duyu organlarımızdan biri olan koku duyumuz tat alma duyumuz ile yakından bağlantılıdır. Güzel bir yemeğin kokusu, çiçek kokusu, güzel bir parfümün kokusu hayattan zevk almamızı sağlayarak, kendimizi iyi hissetmemize neden olur. Koku duyumuzun kaybolmasıyla beraber koku alamadan yaşamak ise renksiz ve tatsız bir yaşamdır. Bu nedenle koku bozukluğu olanlarda yaşam kalitesi bozulur ve depresyon gibi rahatsızlıklar daha sık görülür.

    Yeni Yüzyıl Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi Kulak Burun ve Boğaz Hastalıkları bölümünden, Doç. Dr. Abdülkadir Özgür ‘Anosmi ve Parosmi (koku alamama) hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.

    ANOSMİ NEDİR?

    Anosmi koku alma duyusunun tamamen kaybolması demek olduğunu ifade eden Doç. Dr. Abdülkadir Özgür, ”Parosmi ise kokunun farklı algılanmasıdır. Bu farklı algılama maalesef genelde kötü koku algılaması olarak karşımıza çıkmaktadır. Genellikle kişi neyi koklasa çürük yumurta, kokmuş yemek gibi kokuları almaktadır. Tabi ki bu durum kişinin yaşam kalitesini bozmaktadır.” dedi.

    ANOSMİ VE PAROSMİKORONAVİRÜS HASTALIĞININ MİRASI MI?

    Doç. Dr. Abdülkadir Özgür sözlerini şöyle sürdürdü: ”Anosmi ve parosmi gibi koku bozuklukları aslında 4-5 yetişkinden birinde karşılaştığımız bir durum. Fakat Covid hastalarında bu bozukluklar daha sık rastlandığından ve özellikle hastalığın ilk ortaya çıktığı dönemde bazı hastalarda ilk bulgu olduğundan toplumda bilinilirliği arttı. Aslında biz Kulak Burun Boğaz Hastalıkları polikliniğinde bu şikayeti olan hastalarla yıllardır karşılaşıyoruz.”

    KOKU BOZUKLUĞUNUN SEBEPLERİ NELERDİR?

    Doç. Dr. Abdülkadir Özgür konuyla ilgili olarak, ”Özellikle geçici koku bozukluklarının en sık sebebi viral enfeksiyonlardır. Enfeksiyonlar dışında burun eğrilikleri, burun alerjileri ve burun içinde oluşan iyi huylu ve kötü huylu tümörler koku bozukluğuna sebep olmaktadır.” diye konuştu

    ”KOKU HASSASİYETİ KİŞİDEN KİŞİYE FARKLILIK GÖSTERMEKTEDİR”

    Koku hassasiyeti kişiden kişiye farklılık gösterdiğini vurgulayan Doç. Dr. Özgür ”Bazıları hafif bir kokuyu bile algılarken bazıları ise çok ağır kokuları bile zor algılamaktadır. Hava sıcaklığı, ortamdaki hava dolaşımı, kişinin burun yapısı ve kişisel deneyimler gibi kokunun algılanmasını etkileyen pek çok faktör vardır.” değerlendirmesinde bulundu.

    ”KORONAVİRÜS HASTALARI KOKU ALAMAMA ŞİKAYETİYLE BAŞVURUYOR”

    ”Covid hastalarının bize en sık koku almamasının düzelmemesi ve parosmi yani faklı koku algılama ile başvurmaktadır.” diyen Doç. Dr. Abdülkadir Özgür, ”Özellikle parosmi ile gelen hasta sayımız oldukça fazla. Çünkü hiç koku almamayı hastalar bir şekilde kabulleniyor ama parosmi hayatı bazen çekilmez hale getirebiliyor. Örneğin bir hasta bütün yemeklerden kokmuş yumurta kokusu aldığından artık yemek yapamaz hale gelebiliyor. Ya da insanlar çürümüş et kokusu aldığından herkesten uzaklaşabiliyor. Tabi böyle durumlara katlanmak oldukça can sıkıcı olabiliyor.” dedi.

    KOKU BOZUKLUĞUNUN TEDAVİ YÖNTEMLERİ

    Doç. Dr. Abdülkadir Özgür koku bozukluğunun tedavi yöntemiyl ilgili olarak şunları söyledi: Öncelikle koku bozukluğuna yol açan durumun sebebini araştırıyoruz. Sonra bu sebebin ortadan kaldırılması için gerekli medikal veya cerrahi tedaviyi uyguluyoruz. Özellikle viral enfeksiyonlara bağlı koku bozuklukları genellikle geçicidir. Bu hastalara bazen sadece iyileşmenin hızlanması için burun spreyi veriyoruz. Ayrıca kahve kokusu gibi keskin kokuları denemelerini istiyoruz. Çünkü keskin kokular şikayetlerinin düzelmesini hızlandırabilmektedir. Pandemi döneminde sık karşılaştığımız Covid hastalığına bağlı koku bozuklukları da genellikle kısa sürede düzelmektedir. Can sıkıcı bir durum olmakla beraber bu hastalarda parosmi çoğu zaman koku almanın kısa sürede düzeleceğinin bir belirtisi olmaktadır. Bu nedenle parosmi ile gelen hastalara aslında bunun iyi bir gelişme olduğunu anlatıyoruz. ”

    ÇOK OKUNANLAR

    EDİTÖRÜN SEÇİMİ