7.1 C
İstanbul
Salı, Ocak 18, 2022

    ”Her burun ameliyatında revizyon olasılığı vardır”

    Medipol Mega Üniversite Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Bölümünden Doç. Dr. Erkan Soylu, rinoplasti yani burun şekillendirme ameliyatları ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

    Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Bölümünden Doç. Dr. Erkan Soylu, rinoplastinin başarısının, burun ve cilt yapısı, cerrahi deneyim ve hastanın iyileşme performansı gibi faktörlere bağlı olduğunu aktardı.

    Medipol Mega Üniversite Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Bölümünden Doç. Dr. Erkan Soylu, “Bir burun ameliyatında hedeflenen sonuçlara ulaşılamaması veya uzaklaşılması sonucunda düzeltme için gerekli olan ikinci, üçüncü veya daha fazla yapılan ameliyatlardır” diye konuştu. Soylu, ”Burun ameliyatlarında hedeflenen sonuçlar hekim ve hasta tarafından ameliyat öncesinde belirlenir. Çünkü hareket noktası hastanın ilk burnudur. Dolayısıyla her burnun ulaşabileceği sonuç birbirinden farklıdır. Burun ameliyatlarında başarının ölçütü fonksiyonel ve estetik olarak kayda değer değişimin, gelişimin elde edilmesidir. Bu değişim ve ilerlemenin ulaşacağı son nokta her burunda farklıdır” dedi.

    Doç. Dr. Soylu sözlerine şöyle devam etti: “Yapı gereği burnu kusursuz olamayacak olan hastaların ameliyat öncesinde bu durumu bilmeleri ve hekimlerin de bu gerçeği hastalarına söylemesi gerekir. Böylece hasta beklentisi ile ameliyat sonucu arasında uyumsuzluk olmaz. Ameliyattan hiç fayda göremeyecek ve ilerleme sağlanamayacak olan nadir de olsa hastalar vardır. Bu hastaların ameliyat edilmesi uygun değildir. Eğer ameliyat öncesinde hekim ve hasta arasında beklenen sonuçlar konusunda bir konsensüs oluşmamışsa ameliyat sonrasında hayal kırıklıkları, mutsuzluklar beklenebilir. Sonuç olarak her hasta ameliyat öncesi burnunun ulaşabileceği muhtemel seviyeyi bilmelidir”

    ”HEDEF KUSURSUZ GÖRÜNÜM VE RAHAT NEFES ALMAKTIR”

    Burun ameliyatlarında temel iki hedef olduğunu, burnun yüzün merkezinde yer aldığını ve yüzümüzün görüntüsünü ciddi manada etkilediğini, dolayısıyla herkesin yüzüyle uyumlu kusursuz bir görünüm istediğini belirten Doç. Dr. Erkan Soylu, “Bir diğer önemi de yaşamın birinci ilkesi olan nefes almanın ilk ve en önemli organı olmasıdır. Burun ameliyatlarındaki hedefimiz daha iyi bir görünüm ve daha rahat bir nefestir. Ameliyat sonrası nefes almada yeterince düzelme olmaması mutlak revizyon gerekçesidir. Görünüm konusu biraz daha karışıktır. Örneğin çok kalın ciltli bir hastada incecik, sivri ve keskin hatlara sahip bir burun elde edilemez. Ya da ciddi yüz asimetrisi olan bir hastada tamamen düzgün bir burun elde edilemez. Dolayısıyla her hasta burnunun sahip olduğu problemleri ve kısıtlılıkları bilerek ameliyata girmeli ve ameliyattan beklentisinin ne olması gerektiği konusunda bilgilendirilmelidir.” ifadelerini kullandı.

    ”TEKRARLAMA İHTİMALİ KESİNLİKLE YÜZDE SIFIR DEĞİLDİR”

    Burun ameliyatlarında revizyon oranı burun yapısı, hastanın iyileşme performansı ve cerrahın tecrübesi ile ilişkili olmakla beraber genel olarak yüzde 5 ila 10 arasında değişeceğini söyleyen Doç. Dr. Erkan Soylu, ”Çok tecrübeli ellerde bu oran daha düşük olmakla beraber kesinlikle yüzde sıfır değildir. Ameliyat edilen burun ne kadar az soruna sahip olursa olsun revizyon oranı sıfır olmaz. Hastaların ameliyat öncesinde bunu bilmeleri çok önemlidir. İyileşme süreci devam ederken başka doktorlara danışılması veya internetten alternatif yaklaşımlara ilgi duyulması gereksiz kafa karışıklığına yol açacaktır. Dolayısıyla hastaların ameliyat oldukları doktorla yakın irtibatta olmalarını tavsiye ediyoruz” diye konuştu.

    PROBLEMİN KAYNAĞINDA ESTETİK KUSUR MU YOKSA PSİKOLOJİK SORUN MU VAR?

    Doç. Dr. Erkan Soylu, açıklamlarına şu şekilde devam etti:

    “Ameliyattan sonra yeterince süre geçmesine karşın burundan nefes almanın rahatlamaması mutlak revizyon gerekçesidir. Ameliyattan önce hedeflenen tüm sonuçların bir seansta elde edilememesi veya ameliyattan sonra beklenmedik bir kanama, enfeksiyon gibi komplikasyon gelişmesi de revizyon gerektirebilir. Sonucun hastanın beklediği tarza uygun olmaması, örneğin doğal sonuç isteyen hasta için çok kalkık olması veya kalkık sonuç isteyen hasta için çok doğal olması da bir başka nedendir. Bir diğer neden de yüz asimetrisi, kalın cilt gibi kısıtlılıklara bağlı veya yetersiz düzeltmeye bağlı olarak iyileşme sürecinde çeşitli sorunlar çıkmasıdır. Bazı psikolojik hastalıklara bağlı olarak, normalde problemsiz olan burnunda hastanın sürekli sorun varmış gibi hissetmesi de önemli bir nedendir. Bu hastaların aslında ameliyat öncesinde hekim tarafından tespit edilmesi ve bu psikolojik rahatsızlığı ilgili hekimlere gönderilip kontrol altına alınana kadar ameliyatın ertelenmesi daha uygundur. Ancak bu problemi ameliyat öncesi görüşmede her zaman tespit etmek maalesef mümkün olmayabilir.”

    ”REVİZYON KARARINI HASTA VE DOKTOR BİRLİKTE VERMELİ”

    Revizyon konusuna ise doktor ve hastanın birlikte kara vermesi gerektiğini söyleyen Soylu, “Bazı hastalar fotoğraflarıyla bize revizyon ameliyatı için başvurduklarında ‘Sizin burnunuzda bundan daha ileri bir sonuç elde edilemez’ deyip revizyonu reddedebiliyoruz. Yani revizyon kararı hastanın tek başına karar verebileceği bir durum değildir. Aynı şekilde bir hekim burnunuzda şu sorun var bir revizyon planlayıp düzeltelim dediğinde hasta elde ettiği sonuçla mutlu olabilir ve revizyon ameliyatını reddedebilir. Dolayısıyla revizyon kararı hasta ve hekimin iyileşme tamamlandıktan sonra oturup birlikte karar vermeleri gereken bir süreçtir” açıklamasıyla sözlerini sonlandırdı.

    Burun estetiği ameliyatı öncesi ve sonrasında bunlara dikkat!

    Prof. Dr. Kamburoğlu: Estetik doğal olandır, sonuç doğal değilse estetik de olmaz

     

     

    ÇOK OKUNANLAR

    EDİTÖRÜN SEÇİMİ