23 C
İstanbul
Cumartesi, Eylül 18, 2021

    Dr. Gülay Ertürk
    Veteriner Hekim-Homeopat

    Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesinden mezunu. İngiliz Homeopati Enstitüsü’nden Veteriner Homeopati eğitimi alan Ertürk’ün, Kediniz Konuşuyor ve Köpeğiniz Konuşuyor isimlerinde yayınlanmış iki kitabı bulunuyor. . Merkezi Ankara’da bulunan Veteriner Homeopati Derneğinin kurucu üyesi ve geçmiş dönem başkanıdır.

    Hayvanları Koruma Kanunu’nda gözden kaçanlar ve veteriner hekimler…

    Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüge giren Hayvanları Koruma Kanunu'nda yapılan değişiklikler ile veteriner hekim ve veteriner teknisyenlerle ilgili yeni düzenlemelere dikkat çeken Veteriner Hekim-Homeopat Gülay Kabasakal, artı ve eksileriyle yeni kanunu değerlendirdi. 

    Bildiğiniz gibi,
    Hayvanları Koruma Kanunu Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Hayvanları Koruma Kanunu’nda, Kurban ile ilgili olarak, hayvanların uyuşturularak ya da bayıltırılarak kesiminin zorunlu hale getirilmesi konusunda bir madde, ne yazık ki yok. Kanunda, hayvanı korkutmadan ürkütmeden en az acı verecek şekilde hijyenik ve usulüne uygun olarak kesim işleminin kısa sürede gerçekleştirilmesinden bahsedilmektedir. Ancak, bayıltılarak kesiminden bahsedilmemektedir. Hayvanları Koruma Kanunu’nun, hayvanların kurban edilmesini engelleyici bir yönü yok. Yani korkunç kurban kesme manzaralarını yaşamasak  da hayvanlar kurban olarak kesilmeye devam edecek.

    KANUNDA NE GİBİ DEĞİŞİKLİKLER VAR?

    Kanunda ne gibi değişiklikler var? Yeni kanun ile artık hayvanlara karşı işlenen suçlar, kabahatler kapsamından çıkarılıp Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamına alındı. Yeni kanuna kadar hayvanlara karşı işlenen suçlarda 2004 tarihli 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu geçerliydi ve hayvanlar “mal” olarak kabul edildiği için hayvanlara karşı işlenen suçlarda Kabahatler Kanunu kapsamında düşük idari para cezaları uygulanıyordu. Bundan böyle artık bir ev hayvanını veya evcil hayvanı kasten öldüren kişiye 6 aydan 4 yıla kadar, nesli yok olma tehlikesi altında olan hayvanı öldürene 1 yıldan 5 yıla kadar, bir hayvan neslini yok eden kişiye 5 yıldan 10 yıla kadar, hayvan dövüştürene 3 aydan 2 yıla kadar, hayvana tecavüz edene 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası verilebilecek.

    Cezalar yeterli ve caydırıcı mı acaba? Yeterli değil gibi. Çünkü kanunlarımıza göre, kasten işlenen suçlarda bir yıl ve altındaki hapis cezaları, adli para cezasına çevrilebilir. Keza, taksirle işlenen suçlarda yani kazara ölüme sebebiyet verme gibi bir suçta ise hapis cezasının paraya çevrilmesi için bir ceza sınırı yok. Taksirle işlenen suçlarda, hükmedilen cezanın miktarı ne olursa olsun (örneğin, taksirle işlenen bir suçtan 5 yıl hapis cezası verilse dahi) her zaman paraya çevrilebilir. Şu durumda bir hayvan öldürüldüğünde, istemeden kazara oldu gibi bir savunmayla kimse hapis yatmayacak. Kısacası cezalar pek bir işe yaramayacak gibi.

    KANUN HAYAL KIRIKLIĞI YAŞATTI!

    Kanunun yeni hali aslında hayal kırıklığı yaşattı. Çünkü beklentiler karşılanmadı. Şimdi yeni kanunla ev hayvanları sokağa terk edilemeyecek zannediliyor. Oysa, 2004 yılında Hayvanları Koruma Kanunu ilk çıktığında da, ev hayvalarının sokağa terk edilemeyeceği belirtiliyordu. Sadece o eski haliyle kanunda, “yeniden sahiplendirme, hayvan bakımevine bırakma ya da doğal yaşam ortamına uyum sağlayabildiği ortama bırakma“ gibi esneklikler vardı, şimdi kanunun bu yeni haliyle  bunlar  engellendi. Terk etmek zaten yasaktı ama 2004’ten bu yana bir dolu hayvan evden atıldı. Peki cezai işlem uygulandı mı? Denetim mekanizması devreye girdi mi? Yasak olan işlemler için, yaptırım uygulandı mı? Şimdi yeni haliyle kanundaki denetim eksikliği yine giderilmiş değil. Örneğin, mikroçip taktırma işi zorunlu hale getirilmesine rağmen hayvan sahibi mikroçip taktırmazsa, onu denetleyip yasal işlemi kim başlatacak?

    PETSHOPLARDA KEDİ KÖPEK BULUNDURULMASI YASAKLANDI

    Bir de hayvan satışı konusu var. Petshoplarda kedi, köpek bulundurulması yasaklandı. Kedi, köpekler, katalogdan beğenilip, bakanlığın izin verdiği üretim yerlerinden gidip, alınacak. Peki, kayıt dışı olarak evinde kedi köpek üretip satanlar ne olacak? Kedi köpek dışındaki hayvanlar ne olacak? Ya belediye sınırları dışında kalan hayvanlar sorunu? Onlarla ilgili de bir düzenleme getirilmemiş. Belediyeler görevlerini yerine getirmediğinde de ne olacağı aydınlatılmamış.

    Belediyelerin  hayvan hastanesi kurma konusuna gelince, bu da çok çözüm sağlayacak gibi görünmüyor. Çünkü, 2004 yılında 1580 sayılı kanun yürürlükten kaldırılınca, ilçe belediyelerinde veteriner hekim çalıştırılması isteğe bağlı bırakıldı. Çoğu ilçede, veteriner işleri müdürlükleri kapatıldı. Oysa ki, hayvan sağlığı veteriner hekimsiz olmaz. Siz, bu işlerin çözüm merciini kapatıp, sonra hayvan hastanesi kurmaya kalkarsanız ne kadar efektif olur bilemiyorum. Bir de şu var, o hayvan hastanelerinde, sahipli hayvanlara müdahale edilmesini  kim engelleyecek?  Bunlar hep soru işaretleri.Çözüm için, her belediye öncelikle veteriner işleri müdürlüğünü, derhal, yeniden oluşturmalı.

    Kısacası bunun gibi çözüm bekleyen konular var.
    Bu değindiğim konular, pek çok kişi tarafından dile getirildi. Ben aslında bunların dışında, kimsenin değinmediği bambaşka bir konuya dikkat çekmek istiyorum. Potansiyel olarak suçlu görülen bir meslek var. Veteriner Hekimler ve Veteriner Teknisyenlerden bahsediyorum.

    POTANSİYEL OLARAK SUÇLU GÖRÜLÜYORLAR

    Türk Ceza Kanunu’nda insan sağlığını ve yaşamını koruyup kurtarmayı amaç edinmiş doktorluk mesleğini, insan öldürür diye potansiyel suçlu görüp cezasını “madem ki doktorsun ve insan öldürdün al sana iki katı ceza “diyen bir kanun hükmü var mı? Hayda, bu da nerden çıktı şimdi demeyin. Bunu veteriner hekimlik mesleğine yakıştırmışlar. Veteriner Hekim; hayvan sağlığını ve onun paralelinde insan sağlığını korumakla yükümlü hekimdir. Potansiyel suçlu değil. Elbette, veteriner hekim de, hastasını tedavi ederken başarısız olup ölümüne sebebiyet verebilir. Eğer, belli bir dikkat ve özen içinde davranmıyorsa, tıbbi müdahalesinde dikkatsiz hareketi sonucunda hastanın ölümüne sebebiyet vermişse, kusurlu davranışının sonucundan sorumlu tutulur.
    Bu duruma uygulamada “malpraktis” denilmektedir. Hekim hatası, mahkemece görevlendirilen resmi tıbbi mercilerce belirlenir.
    Malpraktis suçları için de suçun işlendiği tespit edildikten sonra cezai hükümler uygulanır. Bu elbette doğru bir uygulamadır. Sorumsuz ve dikkatsiz hekim cezasını çekmelidir. Ancak bahsettiğim konu bu değil. Hayvanları Koruma Kanunu’nda mesnetsiz ve yakışıksız bir madde var.

    Hayvanları Koruma Kanunu’nun cezai hükümler kısmında; nesli yok olma tehlikesi altındaki bir hayvanı öldüren kişi, bir hayvanın neslini yok eden kişi, bir hayvanı kasten öldüren kişi, hayvana tecavüz eden kişi, hayvana işkence eden kişi, hayvanları dövüştüren kişi, hayvana zalimce muamelede bulunan kişi… diyerek suçları sıraladıktan sonra diyor ki; “Bu suçlar veteriner hekim, veteriner sağlık teknisyeni, hayvan koruma gönüllüsü, hayvan koruma derneği üyeleri, hayvan koruma vakfı üyeleri, hayvanlara bakmakla veya korumakla görevli kişiler tarafından işlenmesi halinde uygulanacak cezalar yarı oranında arttırılacaktır.”  Oysa, bu suçlar, herhangi birinin yapabileceği suçlar. Malpaktisden bahsedilmiyor.

    VETERİNER HEKİM YA DA VETERİNER TEKNİSYEN CANİ DEĞİLDİR

    Şimdi şunu soruyorum? Veteriner hekimlik ve veteriner teknisyenlik birer meslek değil mi? Yani bir kişiyi, bulunduğu pozisyonu veya yaptığı işi kötüye kullanması nedeniyle cezalandırırken, mesleği niçin cezalandırıyorsunuz? Meslek başka, iş başkadır. Meslek; belli bir eğitim ile kazanılır. Sistemli bilgi ve beceriye dayalıdır. Kuralları belirlidir. Oysa ki, iş herhangi bir alanda yapılan çalışmadır. Bir pozisyon, hizmet ya da görev iş olabilir. Bir kişinin bir işinin olması aynı zamanda bir mesleği olması anlamına gelmeyeceği gibi, bir mesleğinin olması da bir işi olması gerektiği anlamına gelmez. Hayvanları Koruma Kanunu’nda, veteriner hekimlik mesleği, potansiyel suçlu addedilmiştir. Oysa ki, meslek suçlu olamaz. Suçu, kişiler işler, meslekler değil. Herkes, birey bazında, yaptığı iş veya bulunduğu pozisyon bazında suçlu olabilir. Ancak, meslek bazında hayır.Yani, hayvan koruma gönüllüsü, hayvan koruma derneği üyeleri, hayvan koruma vakfı üyeleri, hayvanlara bakmakla veya korumakla görevli kişiler gibi sıralanan bu pazisyonlar belki görevi kötüye kullanmak nedeniyle iki kat fazla cezalandırılabilirler ama meslekler bu anlamda cezalandırılamaz. O pozisyonda bulunmak başka bir durumdur, veteriner hekim olmak ise bambaşka. Her meslekten kişi o pozisyonlarda bulunabilirken ve veteriner hekimliğin atfedilen suçlarla yakından uzaktan bir ikişkisi yokken, veteriner hekimleri potansiyel suçlu gibi göstermek niye? Her şeyden önce, bu durum, anayasanın eşitlik ilkesine aykırıdır. Veteriner hekim ya da veteriner teknisyen, cani değildir.

    Hayvanları Koruma Kanunu’nda, bahsedelen bu madde ile hayvanı kasten öldürmek, işkence etmek, zalimce muamelede bulunmak gibi eylemleri, veteriner hekim ya da yardımcısı yani veteriner teknisyen yaparmış gibi bir algı hissedilebilir ki bu madde bu nedenle derhal düzeltilmelidir. Katil, işkenceci, zorba, sapık kişiler doktor ise cezası ikiye katlanmalı diye Türk Ceza Kanunu’nda nasıl ki bir kanun maddesi yoksa, veteriner hekimler için de durum aynıdır. Bu madde ile veteriner hekimlik mesleğini, bu suçu işleyebilecek potansiyelde görmek çok mesnetsiz ve yakışıksız bir durumdur. Bu kanundaki bu maddede yer alan veteriner hekimlik ve veteriner teknisyenlik mesleği derhal çıkarılmalıdır. Ben, bir veteriner hekim olarak bunu hakaret gibi algılıyorum. Suçu işleyen kişiler olabilir, ancak, elma sepetinde çürük elmalar var diye elmalara hak etmediği bir sıfatı yakıştırmak yanlıştır. Suçu kişiler işler, meslekler değil.

    Veteriner hekimlik mesleği kutsaldır. İnsanlık tarihi kadar eskidir. Çünkü insanlık tarihine bakınca, insan hep kutsal olduğu için Tıbbın babası Hipokrat bile insan anatomisi ile çalışmamıştır. Hatta İbni Sina bile.. hepsi veteriner hekimlik bilgileri ile insan tedavi etmişlerdir. Bugün bu kanun ile bu mesleği bu suçlarla ilişkilendirmek çok talihsiz bir durum yaratmıştır ve derhal düzeltilmelidir.

    Sağlıklı ve mutlu hayvan, sahibine de mutluluk verir, ve mutluluk sağlıktır, sağlık da  mutluluk. Hep mutlu kalın.

    www. petklinik.com

     

    Yazarın Tüm Yazıları

    ÇOK OKUNANLAR

    EDİTÖRÜN SEÇİMİ