19.8 C
İstanbul
Pazartesi, Haziran 14, 2021

    Şelale Gültekin

    Çanakkale doğumlu, Marmarisli. Üç yaşında babasının görevi sonucunda Edirne’ye yerleşmiş. İlk, orta ve liseyi Edirne’de okumuş. 70 Lerin başları eğitim için İstanbul’a gelmiş, Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu mezunu. Pied de Poule Vintage’ın yaratıcısı, sahibi. Bir kız, bir erkek çocuğu olan, 3 torun sahibi.

    Hayatımız yalın sade, ama gökyüzü mavi en karanlık kış gününde bile…

    Gençliğinin en güzel yıllarını, İstanbul'un en güzel zamanlarında geçiren Pied de Poule’nin yaratıcısı Şelale Gültekin, bir dönem hayatın vazgeçilmez bir parçası olan sokak satıcılarını www.hayatimsaglik.com'a anlattı...

    Bohçacı geldi hanımmmmm!

    Nasıl; Çok tanıdık değil mi ? 60’ların sonundan, 70’lerde sokaklarda, plajlarda duyduğumuz ısrarcı ses.

    Eve girdiklerinde, bir şey satmadan çıkıp gitmeyen o zamanın en iyi pazarlamacıları, susmak bilmeyen kadın satıcılar. Çarşaflar, masa örtüleri, kırlentler, yatak örtüleri. Muhakkak almışsınızdır, tek sizi rahat bıraksınlar diye.

    Hayatımız yalın sade, ama gökyüzü mavi en karanlık kış gününde bile
    Hayatımız yalın sade, ama gökyüzü mavi en karanlık kış gününde bile

    Sokak satıcıları, seyyar dondurmacı, sırtında pirinç kazanıyla, kar yağdığında içimizi ısıtan salepçi, salep ki, bol tarçınsız olmaz.

    Evimize sepetler içinde yeşilli turkuazlı cam şişelerde su taşıyan sucular. Eski tabirle sakalar.

    Hayatımız yalın sade, ama gökyüzü mavi en karanlık kış gününde bile
    Hayatımız yalın sade, ama gökyüzü mavi en karanlık kış gününde bile

    Hükümet binaları, devlet dairelerinin çoklukta olduğu semtlerde yoğunlaşan arzuhalciler.

    Okul önlerinde bembeyaz önlükleriyle rengarenk macunları satan macuncular.

    Niyet tezgahları, tavşanlarına çektirirlerdi o günkü kısmetimizi, mani güzellemesiyle okuyup gülüşürdük. Saftık biz saf..

    Hayatımız yalın sade, ama gökyüzü mavi en karanlık kış gününde bile
    Hayatımız yalın sade, ama gökyüzü mavi en karanlık kış gününde bile

    60’ların sonuna doğru İstanbul’da yaygınlaşan lahmacun satıcıları, iki kutulu elinde taşıdığı tezgahı, ekmek parası, alın teri. Zamanla tanışık olup, amca yerine koyduğumuz, sütçü ve yoğurtçu amcalarımız.

    Hayatımız yalın sade, ama gökyüzü mavi en karanlık kış gününde bile
    Hayatımız yalın sade, ama gökyüzü mavi en karanlık kış gününde bile

    Annelerimiz pazara gittiklerinde, aldıklarını üç kuruşa taşıyan, sırtlarında hasır sepetleriyle küfeciler.

    Arnavut kaldırımda önce çıngırak sesi, ardından nal sesiyle kulak kabarttığımız, yakın bostanlardan sabah toplanmış sebzeleri satan zerzevatçımız.

    Hayatımız yalın sade, ama gökyüzü mavi en karanlık kış gününde bile
    Hayatımız yalın sade, ama gökyüzü mavi en karanlık kış gününde bile

    Yedikule marulu, Çengelköy’ün ayvası, şeftalisi, vişnesi. Langa’nın salatalığı, Bayrampaşa’nın enginarı, Arnavutköy’ün çileği, kokulu kokulu, taptaze, tadı tadında. Suni ne var ki hayatımızda plastikten başka…

    Susadığımızda limonatacılar var, ya da Boğaz kıyısında buza yatırılmış buzzz gibi gazozlar. Damak tadımız kağıt helvalar. Alır, arasına dondurma koydururduk. Değmeyin keyfimize!

    Hayatımız yalın sade, ama gökyüzü mavi en karanlık kış gününde bile
    Hayatımız yalın sade, ama gökyüzü mavi en karanlık kış gününde bile

    Karşı kaldırımdan bir çocuk, var gücüyle bağırıyor “ Akşam Haberleri “ diye. Koltuğunun altında gazete tomarı.

    Hayatımız yalın sade. Ama gökyüzü mavi en karanlık kış gününde bile.

    Geceleri evimizin sıcağında otururken. Bozaaa .. Bozaaa diye yaklaşan sesle mutlu olan bir kuşak. Satıcı yorulmasın diye, cam şişeyle sokağa yollanan bizler. İnsanın insana verdiği değer, bu günlerde gittikçe azalan.

    Hadi bakalım siz yine de….

    Gülümseyin 😘 Güzel bir gününüz daha olsun.

    @pieddepoulevintage

    Yazarın Tüm Yazıları

    ÇOK OKUNANLAR

    EDİTÖRÜN SEÇİMİ