17.3 C
İstanbul
Çarşamba, Eylül 22, 2021

    Geçmiş zaman olur ki…

    Ben Şelale Gültekin... Çanakkale doğumlu, Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu Tekstil mezunu. Pied de Poule’nin yaratıcısı. Şimdi de “Hayatım Sağlık “ sayfasında yazılarımla sizi gerilere götürmek üzere tam da buradayım. Hadi başlayalım...

    Her yaş belirli bir mekan ve zamanı kendine göre yaşama becerisi geliştirir. Kimileri mutlu olmayı esas alır. Kimilerinde ise sükun ve huzur birinci plandadır, bazısı karmaşasız, koşuşturmasız yapamaz. Ama sanırım gençlikte eğlencedir yaşamın kendisi.

    Sınava hazırlanırsınız günlerce heyecanla, bittiği an iki arkadaşınızla buluşur, sınavı o anda arkanızda bırakırsınız. Hayatın her anını keyifle yaşadığınızı bilmeden yaşarsınız, kahkahanız sahicidir, gözyaşınız geçici. Zaman ağır ağır akıp giderken, aylar, seneler fazla uzun gelir. Ne de olsa 50’leriniz uzaktadır. Yaşlanmaya çook ama çoook vardır.

    Şimdi 17 yaşıma bakınca aynen böyle düşünüyorum. Tüm zamanlarda aynı şekilde düşünen yeni yetmeler gibi.

    70’lerin başı hani Sezen Aksu’nun dediği gibi “ Küçüğüm Daha Çok Küçüğüm”.

    Şimdiki Suadiye’nin tam da bugün olduğu yerde başka bir Suadiye varmış. Denizin kıyısında ismini taşıyan bir otel, onun her zaman dolu plajı.

    Yaz sıcak, sokaklar boş. Bu saatlerde herkesler denizde.

    Ne yapıyoruz, buluşuyoruz Yordan’ın önünde, yanımızda evde yapılmış sandviçler, karpuz, meşrubat, su. Kalabalığız, erkeklerin elinde transistörlü teyp, doğru iskeleye. En az iki sandal kiralanır, yanımızda kardeş, halamızın kızı, kuzen, yeğen. Açılırız denize, en mavi rengi bulana kadar. Açıktan gireriz, adalar karşımızda. Bazen yağmur yağar, keyfi çıkarılır, şamata, bağırış çağırış. Blendax’ın mavi plastiği elden ele dolaşır, en sulu şakalar ard arda gelir, deniz köpük köpük.

    Ekmek arası herşey daha mı lezzetlidir. Yoksa karpuzmu daha tatlıdır bilinmez .. Sonlandırılmak istenmez biten gün. Yorgunluktan pestilimiz çıkar, yine de son kez diye diye bir daha atlanılır sandaldan.

    Dönüşte çantalar daha ağırdır, ıslak havlulardan. Ayşe Çavuş’un meyilli yolları sizi zorlar. Yüz, göz, kirpikler tuz içinde. Yine de akşam “ Can Sineması ” için sözler verilir.

    Akşam alacası inerken, eminsinizdir yarının daha güzel olacağından.

    Aynen bu gün olduğu gibi değil mi…….! 😎

    Öyle mi dersiniz….

    En tecrübesiz günlerimde beni özgürce yetiştiren anne ve babama gerçekten büyük minnet borçluyum.

    ÇOK OKUNANLAR

    EDİTÖRÜN SEÇİMİ