21.6 C
İstanbul
Pazartesi, Haziran 27, 2022
    KitapÇocuk KitaplarıDisleksiye çocuk gözünden ışık tutan kitap: "Hayat Ülkesi"

    Disleksiye çocuk gözünden ışık tutan kitap: “Hayat Ülkesi”

    Cevat Yörür, disleksili çocukların; evde, okulda, mahallede ya da arkadaşları arasında karşılaştıkları zorlukların bir süre sonra onları nasıl yalnızlaştırıp hayata küstürdüğünü çocuk gözünden kaleme alıyor.

    Disleksi üzerine yazılmış terim ve teknik detaylarla dolu kitapların tersine bu tanıyı almış çocukların belirtilerini değil, incinmişliklerini gün ışığına çıkarmayı ilk hedef olarak gören Yörür, kimi zaman zorbalığa varan baskılara ve bunun sonuçlarına odaklanmayı hedefliyor.

    Disleksiye çocuk gözünden ışık tutan kitap: "Hayat Ülkesi"
    Disleksiye çocuk gözünden ışık tutan kitap: “Hayat Ülkesi”

    Zorbalığa karşı bir hikaye

    Cevat Yörür, kitabının giriş bölümünde, “Birazdan okuyacaklarınızın tek amacını bilerek çıkıyorum yola. Olur ki zorbalığa meyil etmiş biri okursa hikâyemi, belki vazgeçer bu meyilinden” ifadelerini kullanarak okuyucularını karşılıyor.

    Aynı zamanda kalemine güç verenin kendi oğlu olduğunu anlatan yazar Yörür; “Oğlumun okulda yaşadığı sorunlar nedeniyle gittiğimiz hastanede ilk defa duydum disleksiyi. Sonra fark ettim ki bilinçaltıma attığım birçok anıyı gün yüzüne çıkardı bu kelime. Daha yakından tanımak için sosyal medya kanallarında, eğitim kurumlarında ve kitaplarda, tıpkı geçmişimden birini arar gibi aradım onu. Taraflara göre, semptomlar ve semptomların hayata yansıyan sonuçlarıydı disleksi.”

    “Normal çocuklar gibi eğitilemez deniyor”

    Disleksi hakkında konuşulurken daha çok bir hastalık gibi ele alınıp semptomlara odaklanıldığını söyleyen fakat asıl ihtiyacın çocukların neler hissettiğini anlamak olduğuna inandığını dile getiren Yörür, “Eğer bir çocuk d harfiyle b harfini sürekli karıştırıyorsa, yazarken okurken zorlanıyor, kelimelere olmadık ekler takarak veya eklerini atarak okuyup yazıyorsa, , düğmesini iliklemekte, ayakkabısını bağlamakta güçlük çekiyor, solu ve sağı karıştırıyorsa; bu çocukta disleksi var ve normal çocuklar gibi eğitilemez deniyor.

    Birçoğu üstün zekalı

    Dışarıdan bakıldığında ise mental ve fiziksel sorunları olmadığından, toplumun çok basit bulduğu kimi eylemlerde zorlandıklarında akranlar, öğretmenler ve ebeveynler tarafından zorbalığa varan baskılar yaşayabiliyorlar. Halbuki bu çocuklar farklılar ve anlaşılmaya ihtiyaçları var. Zekâlarında sıkıntı yok, hatta birçoğu üstün zekâlı ve ne yazık ki potansiyelleri açığa çıkarılamıyor.

    Ben de istedim ki disleksili bir çocuk ne gibi zorluklar yaşıyor, insanlar görsün. Onları anlayan birileriyle karşılaştıklarında nasıl da hayata tutunabildiklerini anlatmak istedim. Hikayeleştirilerek anlatılan her konuda olduğu gibi burada da insanların empati kurarak konuyu daha iyi anlayacağını umuyorum” ifadelerini kullandı.