26.5 C
İstanbul
Cuma, Ağustos 19, 2022

    Uzm. Klnk. Psk. Şerife Budak
    Uzman Klinik Psikolog 

    1992 yılında Ankara Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümünden mezun oldu. Yaratıcı drama, psikodrama, sınıf temelli mücadele programı, bilişsel davranışçı terapi yaklaşım, psikososyal müdahale eğitimi, iletişim becerileri, analitik psikoloji eğitimleri aldı. Çocuklar üzerine özel eğitimlere katıldı; Çocuklarda Öfke Saldırganlık ve Başa Çıkma Yöntemleri, Çocukluk-Ergenlik Çağı Gelişimsel Dönemi Olası Sorunlar, Zor Çocuklarla Başa Çıkma ve Zorbalık Eğitimi... Soma maden kazası, Ankara Gar patlaması, Güvenpark patlaması gibi toplumsal travmalar üzerine saha çalışmalarına katıldı. Psikoloji Danışmanlık, Çocuk- Ergen ve Aile terapisti olarak kendi ofisinde hizmet veriyor.
    Tel : 530 260 69 08-  534 717 39 67

    Pandemi, belirsizlik, iyi hissetmek ve başa çıkma becerileri

    "Hepimizin normali farklı olduğu gibi baş etme becerilerimiz de farklıdır" diyen Uzm. Klnk. Psk. Şerife Budak, pandemi sürecinde olumsuz duygularla başa çıkmak için yapılabilecekleri hayatımsaglik.com için yazdı. 

    Psikolog Şerife Budak Köse

    Sağlık, insanın sosyal ve doğal çevrede tam fonksiyonel bir şekilde yaşayabilmesi için bedensel ve ruhsal bütünlüğün bir arada olduğu fonksiyonel bir durumdur. Ruh sağlığımız fiziksel sağlığımız birbiriyle ayrılmaz şekilde bağlantılıdır. Beynimizdeki düşüncelerimiz pozitif olmadığında, kaygılarımız, bedensel sağlığımızı etkilemeye başlar.

    Son bir yıldır Covid 19 nedeniyle tüm dünya ve ülkemizde aklımızın almadığı belirsizlik ve kısıtlamalar yaşadık. Bu belirsizlik durumu hepimizde farklı stres ve duygusal yüklenmelere neden oldu. Bir arada yaşamanın, sosyal yaşantılarımızın yerini, birbirimizden uzak mesafeler, yarı izole yaşamlar aldı ve sanki bir balonda yaşarmışcasına zor ve yalnız dünyalarımızın oluşmasına neden oldu. Üstelik bu zor yaşantılarımızda belirsizlik durumu hala devam ederken, artan bir şekilde duygusal yorgunluklara girmeye başladık.

    “Bedenlerimiz aynı fakat bizler aynı ‘ben’ miyiz?”

    Aşının bulunması, dünya ve insanlık adına çok büyük bir umut olsa da hala yaşadığımız dünyadaki belirsizlik bir çoğumuzun umutsuz olmasına ya da kederli hissetmesine engel olamadı. Bir çoğumuz kendimize bir dolu soru sorduk; “Her şey aynı olacak mı?”, “Bedenlerimiz aynı fakat bizler aynı ‘ben’ miyiz?”. Muhtemelen çoğumuz bir yıl önceki düşünce ve duygularımızla aynı hissetmiyor, aynı bakmıyoruz.

    Aşının uygulanmaya başladığı bugünlerde görüyoruz ki uzunca bir süre daha bu şekilde yaşamaya devam edeceğiz. Ancak artık çoğumuzun duygusal yorgunluk ve çaresizlik hissettiği bu günlerde, kendimize soracağımız sorular ile duygusal sağlığımızın ne durumda olduğuna bakarak,  ”iyi hissetmek” için başa çıkma yollarımızı hatırlayalım.

    Kendimize soracağımız sorular

    Herkesin normali aynı değildir. İyi ve sağlıklı olmanın en önemli ölçütü gündelik yaşamdaki rutinlerimizi yerine getirirken sorun yaşayıp yaşamadığımızı fark etmektir.  Hepimizin yaşamda rollerimiz vardır; anne, baba, eş, evlat, öğretmen, doktor v.b. Bu rollerinizi yerine getirirken her zamankinin dışında zorlandığımız ya da aksattığımız oluyor mu? Eğer daha önce yaşamadığımız şekilde zorlanıyorsak, bir şeyler yolunda gitmiyor demektir. Bu durumda kendimize soracağımız sorular:

    “Davranışlarım değişti mi?”

    “Duygularım nasıl değişti?”

    “Bir zamanlar bana keyif veren şeyler hala keyif veriyor mu?”

    “Gergin, sinirli ve insanlara yönelik tahammül sınırım azaldı mı?”

    “Sorumluluklardan kaçıyor muyum?”

    Ayrıca tüm bu duygusal soruların yanı sıra fiziksel olarak soracağımız sorular da var:

    “Uykularım düzenli mi?”

    “Uyurken dişlerimi gıcırdatıp, sıkıyor muyum?”

    “Boynumda, omuzlarımda, kaslarımla ilgili gerginlik var mı?”

    Eğer bu soruların yanıtları çoğunlukla “evet” ise bu şekilde iyi hissetmek mümkün mü? Elbette ki hayır. Dikkat etmemiz gereken, bu durumda iyi hissetmek için kendinizi zorlamaya çalışmayın.

    Hepimizin normali farklı olduğu gibi baş etme becerilerimiz de farklıdır. İyi hissetmeye çalışmak yerine, başa çıkma becerilerimizi hatırlayıp bu durumu yönetebiliriz.

    Başa çıkma becerilerimiz neler?

    • Öncelikle günü ve zamanı planlayın. Pandemide zaman durmuş gibi olsa da belirsizliğin panzehri zamanı iyi yönetmekten geçer. Neyi, ne zaman yapacağınızı belirleyin ve planlayın.
    • İnancınızı yitirmeyin, başa çıkabilme becerimizde, hepimizin inandığı inanç sistemlerimiz vardır; din, dua, meditasyon v.b. İnançlarınızı hatırlayıp, kendinize olan inancınızı hatırlayın.
    • Duygularınızı ifade etmekten kaçınmayın. Duygularımızı ifade etmenin bir çok yolu vardır. Resim yapın, şarkı söyleyin, çocuklarınızla oyunlar oynayın.
    • Sosyal yaşamdaki rollerinizi hatırlayın. Annelik, öğretmenlik, arkadaşlık v.b. Bir gruba ait olduğunuzu unutmayın.
    • Hayal gücünüzü kullanın, hayal kurun resim yapın, yazı yazın. Özellikle yazmanın en iyi terapi yöntemlerinden biri olduğunu unutmayın.
    • Fiziksel aktiviteler yapın; spor, yürüyüş dans v.b egzersizleri gündelik yaşamınızda yer verin.
    • Unutmayın, dünya yeniden normale dönecek. Sorunu çözmek, sorunu önlemekten daha zordur. Şimdi yeniden başa çıkma becerilerimizi hatırlayıp, iyi ve mutlu hissedeceğimiz bir dünya hayal edelim… Ş

    Yazarın Tüm Yazıları

    Süreyi Uzatmayın

    ÇOK OKUNANLAR

    EDİTÖRÜN SEÇİMİ