11.3 C
İstanbul
Perşembe, Aralık 8, 2022

    Karamürver, keçiboynuzu ve sumak virüsler üzerinde etkili

    Covid -19 döneminde bağışıklık sistemini güçlendirerek virüslere karşı korunmak isteyenlerin karamürver, keçiboynuzu ve sumak bitkisini çok kullandığını söyleyen Üsküdar Üniversitesi Öğretim Üyesi Tuğba Kaman bitkileri kullanırken dikkat edilmesi gerekenleri anlattı. 

    Virüslerin hücreye tutunmasını engelliyorlar

    Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Program Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Tuğba Kaman, geleneksel yollardan tıbbi bitkilerden üretilen bitkisel ürünlerin bağışıklığı güçlendirmek için ve diyabet, hipertansiyon gibi kronik hastalıklarda, psikolojik rahatsızlıklar, üst solunum yolu enfeksiyonları, mide-barsak rahatsızlıkları gibi pek çok hastalıkta kullanıldığını belirtti. Aynı zamanda modern tıpta kullanılan pek çok ilacın da bitkilerden elde edildiğinin altını çizdi. Tıbbi bitkilerin virüslerin hücreye tutunmasını ve hücre içine girmesini engellediğinin, interferon sekresyonu, hava yolu inflamasyonunu azalttığı ve immun sistem stimulasyonu gerçekleştirdiğinin literatürde bildirildiğini ifade etti.

    Üsküdar Üni. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Program Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Tuğba Kaman

    Antioksidan etkili bitkilere rağbet arttı

    Dr. Öğretim Üyesi Tuğba Kaman, koronavirüs nedeniyle yaşanılan pandemi sürecinde, bağışıklığı güçlendirmek için antioksidan etkileriyle bilinen ve antimikrobiyal potansiyeli bulunan bitkilerin tüketildiğini aktardı. Kara mürver, sumak,  zerdeçal, çörekotu tohumu ve yağı, zencefil, zeytin yaprağı, keçiboynuzu meyvesi ve özü, adaçayı, melisa, kekik ve lavanta gibi aromatik ve tıbbi bitkilere rağbetin oldukça arttığını aktardı.

    Bilimsel çalışmalara ihtiyaç var

    Pandemi sürecinde tüketimi artan bitkilerin altını çizen Dr. Öğretim Üyesi Tuğba Kaman, bunların Covid-19’la etkinliğini kanıtlayan çalışmalara ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Pandemide kullanımı çoğalan kara mürver meyve ekstrelerinin öksürük, ateşli hastalıklarda, orta şiddetli üst solunum yolu rahatsızlıklarının tedavisinde kullanılmasıyla birlikte HIV, İnfluenza A-B Herpes Simplex Virüsü 1 (HSV-1) üzerinde etkinliğini gösteren çalışmalar olduğunu kaydetti.

    Kekiğin doğru türünü seçtiğinizden emin olun

    Aromatik ve tıbbi bitkilerin etkinliği kadar güvenilirliğinin de önem taşıdığının altını çizen Dr. Öğretim Üyesi Tuğba Kaman, özellikle bitkisel ürünlerde yapılan yanlış bitki ve standardizasyon yetersizliği ve tağşiş gibi durumlardan kaynaklanan sağlık sorunları ve istenmeyen etkiler görülebildiğini ifade etti. Öncelikle alınacak türün doğru tür olduğundan emin olmak gerektiğine dikkat çeken Kaman, çünkü bitkilerde aynı cinse ait birçok tür bulunduğunu ve her türün aynı etkiye sahip olmadığını kaydetti.

    Karaciğer hastaları dikkatli olmalı

    Dr. Öğretim Üyesi Tuğba Kaman, tıbbi ve aromatik bitkilerde bulunan bileşiklerden özellikle bazı flavanoidlerin, zerdeçaldaki kurkumin ve meyandaki glisirhizin gibi polifenolik bileşiklerin enflamasyonu önlediği, antiviral etkinlik gösterdiği, oksidatif stresi azalttığı ve belli dozlarda kullanıldığında SARS koronavirüsün çoğalmasını önlediğini bildiren çalışmalara rastlandığını belirtti. Fakat, etken maddelerine aşırı duyarlılık gelişebileceğinin düşünülerek, karaciğer hastalığı, safra kanalı, safra kesesi taşları olanların bu bitkisel ürünleri dikkatli kullanmalarının önemli olduğunu kaydetti.

    Meyan, düşük riskini artırabilir

    Meyan bitkisinin, sindirim ve solunum sorunları ve diyabette kullanımı olan, üst solunum yolları için mukolitik etkili ekspektoran ve göğüs yumuşatıcı bir bitki olduğunu aktaran Kaman, fakat etken maddesi glisirhizin nedeniyle antiaritmik, antihipertansif ilaçlarla etkileşebileceği, varfarinle etkişelerek kanama riskinin arttırabileceği aynı zamanda gebelerde de düşük riskini arttırabileceğini bildirdi.

    Zencefilin de meyan bitkisindeki gibi bazı pıhtılaşma önleyici ilaçlar kullananlarda kanamayı artırıcı etki gösterebildiğini ifade eden Kaman, özellikle aspirin, antiplatelet ajanlar, varfarin gibi kan sulandırıcılarla ve kalsiyum kanal blokerleri (yüksek tansiyon ilaç tedavisi) kullananların bu anlamda dikkatli olması gerektiğini kaydetti.

    Çörekotu yağında yöntem, ısı ve saklama koşulları önemli

    Çörekotu yağında bulunan bileşen, timokinon, fenolik bir bileşiktir ve yüksek antioksidan özelliğiyle bağışıklığı güçlendirmek bronşit ve astım gibi solunum yolu rahatsızlıkları ve daha pek çok hastalıkta sıklıkla kullanılmaya devam ediyor. Fakat, bu etkilerin görülebilmesi için içerisindeki etkili maddelerin miktarı oldukça önemlidir. Çörekotu yağı içindeki timokinonin miktarı; elde edildiği yöntem, yağ elde edildiği sırada çok yüksek ısı maruziyeti, yağın uzun zaman açıkta beklemesi veya depolanması gibi şartlara bağlı olarak değişim göstermektedir.

    Çocuklarda idrar yolu enfeksiyonu ve tedavisi!

    Prof. Dr. Kamburoğlu: Estetik doğal olandır, sonuç doğal değilse estetik de olmaz

    Pandemide iki şey arttı: Gebelik ve cinsel isteksizlik

    ÇOK OKUNANLAR

    EDİTÖRÜN SEÇİMİ