11.3 C
İstanbul
Perşembe, Aralık 8, 2022

    Gizemli bir hastalık: Geçirgen bağırsak sendromu

    Geçirgen bağırsak sendromu, otoimmun hastalıkların altında yatan en büyük nedenlerden biri

    Son dönemlerde adı daha sık duyulan geçirgen bağırsak sendromunun, otoimmun hastalıkların yol açan en büyük sebeplerden biri olarak gösterildiğini aktaran Uzm. Klinik Psikolog veUzm. Dyt. Merve Öz, beslenme yanlışlarından strese, bakteri ve/veya virüs gibi patojenlerden başta antideprasan ve antibiyotikler olmak üzere gereksiz kullanılan ilaçlara kadar birçok etkenin bağırsak geçirgenliğini etkileyerek hastalıklara zemin hazırladığını kaydetti.

    Halk arasında bilinen adıyla geçirgen (sızdıran) bağırsak sendromu (Leaky Gut) farklı nedenlerle ortaya çıkan bir sindirim problemi. Normalde bağırsakta bulunan sıkı bağlar, sadece sindirilmiş besinlerin, vitamin ve minerallerin geçişine izin veriyor. Bu sıkı bağlardaki açıldığında ise geçirgen bağırsak sendromu ortaya çıkıyor. Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi’nden Uzm. Klinik Psikolog ve Uzm. Dyt. Merve Öz’ün paylaştığı bilgiye göre, bu sıkı bağların açılmasıyla sindirilmemiş yiyecek parçaları, toksinler ve mikroplar gibi istenmeyen maddelerin geçişine imkan sağlanıyor. Kan dolaşımına sızan bu maddeleri tanımayan bağışıklık sisteminin bu maddelere saldırması problemi ortaya çıkarıyor.

    Bağışıklık hastalıkları

    Son zamanlarda yapılan bilimsel çalışmaların otoimmun hastalıkların altında yatan en büyük sebeplerden birinin geçirgen bağırsak sendromu olabileceğine işaret ettiğini aktaran Uzm. Dyt. Öz, “Bugün, astım, alerji, otizm, depresyon/anksiyete, kronik yorgunluk sendromu,  egzema, multiple skleroz, haşimoto troidi, sedef, ülseratif kolit, romatoid artirit, kardiyovasküler hastalıklar, ürtiker ve Alzheimerın kökeninin bu sendromla ilişkili olabileceği konuşuluyor. Haliyle bu hastalıkların tedavi edilmesi için geçirgen bağırsak sendromunun gözden kaçırılmamasının önem taşıdığını vurguladı.

    Hipokrat’ın MÖ 450 yılında bütün hastalıkların bağırsaktan başladığını, bağırsak hasta ise vücudun geri kısmının da hasta olduğunu söylediğini hatırlatan Uzm. Dyt. Öz, günümüzde  bağırsakların 2. beyin olarak kabul edildiğini ifade etti.

    Bağırsaklarda hem yararlı hem de zararlı bakteriler bulunduğuna dikkat çeken Öz, iyi bir beslenme düzeni ile bağırsaktaki yararlı bakterilerin sayısının arttığını sağlıksız beslenildiğinde ise kötü bakterilerin sayısı arttığı gibi faydalı bakterilerin de sayısı azaldığını ifade etti.

    Bağırsak florası şimdiki deyişle bağırsak mikrobiyotasının ne kadar güçlü olursa stres, yorgunluk ve zararlı bakterilerle mücadele de bir o kadar güçlü olacağına işaret eden Uzm. Dyt. Öz, bağırsak mikrobiyotasındaki dengesizliğin bağışıklığın düşüşüne neden olduğunu, bağırsak mikrobiyotasındaki dengesizliğin alerji, obezite, davranış bozuklukları, depresyon ve anksiyete gibi çeşitli psikolojik veya nörolojik sorunlarla ilişkilendirildiğini aktardı.

    Doğal beslenme şart

    Uzm. Dyt. Öz, geçirgen bağırsak sendromunun tedavi edilebildiğini, öncelikle hastalığa neden olan diğer sebeplerin saptanarak ortadan kaldırılması gerektiğinin altını çizdi.

    İlaç tedavisinden ziyade doğal beslenmenin, geçirgen bağırsak sendromu tedavisinde oldukça önemli olduğunun altını çizen Uzm. Dyt. Öz, doğal olmayan besinlerin çok fazla ağır metal, tarım ilacı ve benzeri zararlı bileşene maruz kaldığını, bu nedenle doğal olmayan besinlerin bağırsak duvarına daha çok zarar verme potansiyeline sahip olduğunu belirtti.

    Bağırsak düzelene kadar 3-6 hafta bir fonksiyonel tıp diyetisyeni veya hekimi gözetiminde eliminasyon diyeti yapmanın geçirgen bağırsak sendromu tedavisinde çok etkili olduğunu söyleyen Öz, yaklaşık 8-10 saat kaynamış et ve kemik suyunun lizin, glutamin ve glisin içermesi sebebiyle bağları onaracağını aktardı.

    Uzm. Dyt. Öz, fermente sebzelerin yani ev turşularının bağırsak mikrobiyotasının zenginliğini artırarak koruyucu duvar oluşturması açısından önemli olduğunu, laktoz intolaransı olmaması halinde fermente süt ürünlerinin de bağırsak mukozasını ve geçirgen bağırsağı onardığını aktardı. “Omega 3 yağ asitleri de bağırsak tamiratında önemli rol oynamaktadır. Glutamin, Glisin, Lizin, Prolin bağırsak bariyerinin onarımını gerçekleştiren proteinlerdir.” ifadelerini kullandı.

    Çocuklarda idrar yolu enfeksiyonu ve tedavisi!

    Prof. Dr. Kamburoğlu: Estetik doğal olandır, sonuç doğal değilse estetik de olmaz

    Pandemide iki şey arttı: Gebelik ve cinsel isteksizlik

    ÇOK OKUNANLAR

    EDİTÖRÜN SEÇİMİ