16.7 C
İstanbul
Salı, Haziran 15, 2021

    Dikkat! Potasyumlu tuzlar ani kalp durmasına yol açabilir

    İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Gülçin Kantarcı, potasyum içeren tuzlara dikkat çekti ve özellikle böbrek yetmezliği olan diyaliz hastaları ve organ nakli hastalarının bunları kesinlikle kullanmaması gerektiğini belirtti.

    Böbrek yetmezliği günümüzde hem dünyada hem de Türkiye’de önemli bir sağlık problemi olmaya devam ediyor. İstatistiklere göre Türkiye’de ise her 7 kişiden 1’inde dünyada her 10 kişiden 1’inde, böbrek yetmezliği görüldüğünü aktaran Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Gülçin Kantarcı, bu sayının özellikle de gençlerde giderek arttığına işaret etti.

    Sorunun ortaya çıkmasındaki en önemli etkenlerin, tuz tüketimi ve doğru beslenmeme olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Gülçin Kantarcı, fazla veya yanlış tüketilecek tuzun böbrek yetmezliği ile birlikte kalp yetmezliğinden hipertansiyona pek çok farklı soruna da zemin hazırladığını dile getirdi.

    HAZIR GIDALARDAKİ EN ÖNEMLİ KATKI MADDESİ TUZDUR

    Böbrek sorunlarında özellikle de böbrek yetmezliğine giden yolda tuz tüketiminin çok hayatı bir rol oynadığına vurgu yapan Prof. Dr. Gülçin Kantarcı bu konuda birçok yanlış anlaşılma olduğuna da dikkat çekti. “Böbrek yetmezliği hastası olmaya aday dahi olmamak için öncelikle doğru beslenmeliyiz.” diyen Kantarcı, “Bu noktada ev içindeki tuz tüketimi önem taşıyor. Ben hastalarıma ‘tuz tüketmeyin’ dediğimde, hastalar ‘ben yemeğime hiç tuz atmam’ diyor. Yemeğin nasıl pişirildiğini sorduğumda ise; bir kilogramlık sebzeye bir tatlı kaşığı, hatta yemek kaşığı gibi ölçülerde tuz atıldığı sonucuna varıyoruz. Bununla birlikte, hazır salçalar veya ev salçaları kullanıldığında ise tuz oranının yüksek miktarlara ulaşıldığı görülüyor. Dolayısıyla yemeğe tuz eklemek sadece sofrada kullanılan miktar değildir. Bununla birlikte özellikle hazır gıdalardaki en önemli katkı maddesinin de tuz olduğu unutulmamalı.” ifadelerini kullandı.

    “ÖNCELİKLE SU İÇMEYİ KONTROLLÜ HALE GETİRMEK LAZIM”

    Böbrek sağlığı bakımından tuzla birlikte su tüketimine de dikkat etmek gerektiğini hatırlatan Prof. Dr. Gülçin Kantarcı, pek çok kişinin su tüketmek için fazla tuzlu beslenmek gibi yanlış bir davranış şekli gösterdiğini kaydetti. “Aslında sıvı tüketmek, sadece tuzlu tüketmekle veya susamayı artırmakla ilgi değildir.” Prof. Dr. Kantarcı, “Öncelikle su içmeyi kontrollü hale getirmek lazım. Örneğin 60 kilo olan bir kişinin, kilo başına 30 mililitre olacak şekilde yani günde 2 litreye kadar su tüketmesi lazım. Bununla birlikte ve idrar yapamayan, kalp yetmezliği olan veya diyaliz aşamasında ileri böbrek yetmezliği olan kişilerin sıvı tüketiminde daha kontrollü olması gerekir” şeklinde konuştu.

    Dikkat! Potasyumlu tuzlar ani kalp durmasına yol açabilir
    Dikkat! Potasyumlu tuzlar ani kalp durmasına yol açabilir

    BÖBREK HASTALARI KESİNLİKLE POTASYUM TUZ KULLANMAMALI

    Sağlıklı olacağı düşünceciyle himalaya tuzu, kaya tuzu gibi farklı tuzların tüketilmesine yönelme olduğuna dile getiren Prof. Dr. Gülçin Kantarcı, bu noktada dikkat edilmesi gereken bazı noktalara dikkat çekti.

    “Marketten aldığımız sofra tuzları sodyum tuzudur. Bununla birlikte eczaneden alınan tuzların çoğu potasyum tuzudur. Potasyum tuzları, özellikle diyaliz, ileri böbrek yetmezliği olan ve organ nakli hastaları kişilerin kesinlikle kullanmaması gereken tuz türüdür. Çünkü bunlar kalp hastalığına ve ani kalp durmalarına kadar gidebilen sonuçlara yol açabilir. Bu yüzden özellikle diyabet, yüksek tansiyon ve böbrek yetmezliği olan kişiler yemeklerini tuzsuz pişirmeli. Bunun yerine fesleğen, nane, biberiye gibi acı olmayan baharatları kullanmalı” uyarısında bulundu.

    İSTİSNAİ DURUMLAR YAŞANABİLİR

    Kullanılan ilaçlarla birlikte bazı istisnaların yaşanabileceğini de kaydeden Prof. Dr. Kantarcı, “İleri yaşta, menopozdaki kadın hastalar beraberinde depresyon ilaçları kullanıyorsa istisna yaşanabilir. Çünkü bu durumlarda tuz kaybı yaşanabileceği için gerekli kontroller yapılmalı. Bu durumda mutlaka hekimlerle iletişim içinde tuz ve su miktarını ayarlamak gerekir.” şeklinde konuştu.

     

    ÇOK OKUNANLAR

    EDİTÖRÜN SEÇİMİ