24.3 C
İstanbul
Salı, Temmuz 27, 2021

    40’lı yaşlardan sonra beslenme nasıl olmalı?

    Prof. Dr. Osman Müftüoğlu ntv.com.tr'de 40'lı yaşlardan itibaren beslenmenin nasıl olması gerektiğiyle ilgili bir yazı kaleme aldı. Prof. Müftüoğlu yazısında vejetaryen beslenmenin önemine dikkat çekti.

    Müftüoğlu’nun yazısı şu şekilde:

    Meselenin esası şudur: Hayvansal besinler (kırmızı et, balık, tavuk, yumurta, süt, yoğurt…) yüksek protein güçleri, zengin demir içerikleri, yoğun kolajen yükleri ve genelde faydalı doğal yağ içerikleri nedeniyle “faydalı besinler” listesinin en üst sıralarında yer alıyor. Ne var ki araştırmalar özellikle 40’lı yaşlardan sonra mutfak bütçesinin büyükçe bir kısmının “ete değil ota” yani “hayvansal besinle yerine bitkisel gıdalara” ayrılmasının daha doğru olacağını söylüyor. Peki, neden? İşte yanıtı…

    Vejateryan

    ET YERİNE OT YERSENİZ…

    – Daha az SERBEST RADİKAL üretirsiniz.

    – Daha az İNSÜLİN salgılarsınız.

    – Bedeninize daha az TRİGİLİSERİD yüklersiniz.

    – Daha çok ANTİOKSİDAN kazanırsınız.

    – Daha güçlü BAĞIŞIKLIK sağlarsınız.

    – Daha az ASİT yüklenirsiniz.

    – Daha etkili bir KİLO KONTROLÜ sağlarsınız.

    – KAN BASINICINIZI daha kolay ayarlarsınız.

    – DAMARLARINIZI daha elastik tutarsınız.

    – Daha güzel, keyifli ve verimli UYURSUNUZ.

    ÖZETİ ŞUDUR: 40’lı yaşlara merhaba dediğimizde lütfen daha az et (hayvansal protein), daha çok ot (bitkisel gıda) tüketme kuralını devreye sokun. “Aslan” olmayı bırakın “kuzu” olmaya çalışın.

    40’lı yaşlardan sonra beslenme nasıl olmalı?

    BİR UYARI

    KANSER DAVETÇİSİ BESİNLER…

    – ŞEKER: Aşırı şeker tüketimi kansere yakalanmayı kolaylaştırdığı gibi, kanser ile mücadeleyi de zorlaştırıyor. Özellikle insülin direnci olanlarda şekere fazlaca yüklenmek karaciğer, kalınbağırsak, meme ve böbrek kanserlerine davetiye anlamına gelebiliyor.

    – BEYAZ UN: Beyaz un da şöhreti iyi bilinen kanser davetçilerinden biri. Özellikle şeker ve yağ ile karıştırılıp üstüne bir de “kızartma” şeklinde hazırladığında müthiş bir kanser tetikçisine dönüşebiliyor.

    – KÜFLER: Bazı küflerde kanserojen güce sahip. Mesela nemli bir ortamda saklanmış kırmızı pul biber, yerfıstığı, kuruyemiş ya da tahıllarda karşımıza çıkan “aflatoksin” ciddi bir kanser tetikleyicisi.

    – NİTRATLAR: Sosis, salam ve benzeri işlenmiş et ürünlerinde bulunan nitrit ve nitratların kalınbağırsak ve mide kanserleriyle ilişkili olabileceğini gösteren çok sayıda kanıt var.

    – YANMIŞ GIDALAR: Barbeküde pişen etlerin, karamelize olmuş yanmış yiyeceklerin de güçlü birer kanserojen olabilecekleri unutulmamalı.

    Düzensiz beslenme ve sigara gastrit sebebi

    Bu beslenme hataları yüzünden bayram zehir oluyor!

     

    ÇOK OKUNANLAR

    EDİTÖRÜN SEÇİMİ