7.1 C
İstanbul
Salı, Ocak 18, 2022

    Müsilajın sebebi o raporda ortaya çıktı!

    Balıkesir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün hazırladığı ve Marmara Denizi'ndeki kirliliğin sebebine atıfta bulunulan raporda, müsilajın sebebine işaret edildi.

    Balıkesir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün hazırladığı raporda çarpıcı detaylara yer verildi.

    Milliyet Gazetesi’nden Mert İnan’ın haberine göre, Marmara kıyısında bulunan zeytin işleme ve zeytinyağı üretim tesislerinden çıkan atıkların arıtılmasının zor olduğunun ifade edildiği raporda, “Marmara Denizi’ne sınırı olan ilçelerimiz Bandırma, Gönen, Erdek ve Marmara’dır” deniliyor.

    Raporda, “İlin üretime dayalı sanayi tesisi potansiyeli yoğunluklu olarak bu ilçelerde faaliyet göstermektedir. Bu ilçelerdeki üretime dayalı sanayi tesislerinden ve yerleşimlerden kaynaklanan evsel ve endüstriyel nitelikli atık sular direkt veya dolaylı olarak Marmara Denizi’ni etkilemektedir.” ifadeleri Marmara Denizi’ndeki kirliliğin sebebi gözler önüne seriyor.

    Müsilaj nedir? Deniz salyası (müsilaj) neden olur, zararlı mı?
    Müsilaj nedir? Deniz salyası (müsilaj) neden olur, zararlı mı?

    ayrıca raporda, ”Yaz aylarında turizme bağlı olarak artan nüfustan kaynaklanan evsel atık sular, kış aylarında ise zeytinyağı üretiminden kaynaklanan zeytin karasuyu en önemli çevresel sorunları oluşturmaktadır.” deniliyor.

    Susurluk ve Biga nehirleri havzasında aşırı gübre kullanımı sonucunda Marmara’ya taşınan azot ve fosfor yüklerinin Marmara Denizi’nin dengesi tamamen bozduğunu belirten DSİ eski Genel Müdür Yardımcısı Dursun Yıldız ise şu tespit ve uyarıları sıraladı:

    “Marmara Denizi’nin acil eylem planı kapsamında hemen oksijen çadırına alınması gerekiyor. Müsilaj bu ekolojik dengedeki çöküşün bugün itibariyle bize yansıyan sonucudur. 2007 yılından bu yana kendini göstermiş ancak yönetimler bu mesajı almayınca daha geniş alanlara yayılmak zorunda kalmıştır.”

    Marmara’da özellikle azot ve fosfor kirlilik yükünün yüzde 60’ının daha çok karasal kirlilik yükü olarak Marmara’nın çevresinden geldiğini belirten Yıldız, ”Özellikle Güney Marmara, İzmit Körfezi ve İstanbul kirlilik yükünde başı çekiyor. Marmara Denizi’ne havzadan gelen karasal kirlilik yükünün yaklaşık yüzde 70’inin evsel, yüzde 28’inin derelerden gelen yayılı yük, yüzde 2’sinin de sanayi kirlilik yükü olduğunu biliyoruz.” dedi.

    Dursun Yıldız ayrıca, “Günde yaklaşık 6.9 milyon metreküp atık su deşarjı yapılırken, bunun da yüzde 54’ü sadece fiziksel arıtmayı içeren ön arıtma prosesi. Suyun yüzde 42’si ileri arıtmaya, sadece yüzde 5’i biyolojik arıtmaya tabi tutuluyor. Denizdeki kentsel kirlilik yükünün önemli bir bölümü buradan geliyor” diye konuştu.

    Milliyet’ten Gökhan Karakaş’a konuşan TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç ise, ”Bozulan ekosistemleri sağlığına kavuşturmak çocuklarımıza ve gelecek kuşaklara borcumuzdur. Türkiye toprakları yüzde 80 oranında çölleşme riski taşımaktadır” ifadelerini kullandı.

    Dünyada her 1 dakikada 3.5 futbol sahası ormanın yok edildiğini belirten Ataç, ”Her yıl 12 milyon hektar tarım arazisi bozuluma uğruyor. Tarım arazilerinin yüzde 23’ü ise verimliliğini kaybetmiş durumdadır. Bugünkü üretim ve tüketim anlayışıyla 2030 yılında Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ne ulaşmak mümkün değil. İnsanların tüketimini karşılamak için 1.6 büyüklüğünde bir dünya gerekli.” dedi.

    Ataç ayrıca, “Arazi tahribatı, deniz ve kara ekosistemleri dahil tüm ekosistemleri etkiliyor. Dünyamız küresel ısınma, biyolojik çeşitlilik kaybı, gezegendeki azot ve fosfor döngüsünde sürdürülebilirlik eşiklerini çoktan aştı. Gelecekte kuraklık, su sıkıntısı ve gıda krizi ile yüzyüze kalmamak için vakit kaybetmeden arazi tahribatının önlenmesi çok önemli” diyerek sözlerini noktaladı.

    müsilaj

    Müsilaj nedir? Deniz salyası (müsilaj) neden olur, zararlı mı?

    “Deniz yüzeyine çıkan müsilaj, dipte bulunanların sadece yüzde beşi”

     

     

    ÇOK OKUNANLAR

    EDİTÖRÜN SEÇİMİ