10.3 C
İstanbul
Perşembe, Aralık 8, 2022

    Kısıtlamalar ne zaman bitecek?

    Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serap Şimşek açıkladı...

    Kısıtlamalar…

    Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz, CoronaVac aşısının uygulanmasıyla beraber günlük vaka sayılarında istenen düşüş yaşandığı takdirde ilk hedefin okulların açılması olacağını söyledi.

    Sağlık çalışanları hariç, hastalığı geçirenlerin 6 ay boyunca aşı olmasına gerek olmadığını belirten Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz,  inaktif aşının 28 gün arayla yapılmasının etkinlik düzeyini çok daha fazla yükselttiğini söyledi.

    Geçtiğimiz perşembe günü öncelikli olarak yüksek risk grubundaki sağlık çalışanlarıyla başlanan Kovid 19 aşılamalarında  şimdiye dek 700 binin üzerinde kişi aşılandı.

    Birkaç hafta geç başlanmasına rağmen dünyadaki aşılama sıralamasına 2 gün içerisinde ilk ondan girmeyi başaran Türkiye’deki aşılamalar,  sırasıyla huzurevleri sakinleri ve yüksek risk grubundaki 65 yaş üstü vatandaşlarla devam edecek.

    Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi ve İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz, aşıyla ilgili soru işaretlerine değinerek şunları söyledi:

    “Şu ana kadar yapılmış çalışmalar hastalığı atlatanlarda genelde 6 aya kadar bağışıklığın kaldığı düşünülüyor.. O yüzden  hastalığı geçirenlerin 6 aydan önce aşılanmalarına gerek yok. Biz de ilk 6 ay aşılamayacağız. Vatandaşların antikor baktırmasına da gerek yok. Özellikle hafif atlatanlarda antikor oluşmuyor ya da çok az oluşuyor. Bu durumda insanlar  T hücre yanıtı dediğimiz savunma mekanizması ile de korunabiliyor. Ama sağlık çalışanlarının virüse maruz kalma riskleri çok yüksek. O nedenle de istemeleri halinde ön safhada çalıştıkları için, hastalığı geçirmiş olsalar da aşılanabilecekler.

    Aşının 14 gün değil de 28 gün arayla ikinci dozun yapılması tartışmalarına  da yanıt veren Prof. Dr. Yavuz,  şöyle konuştu:

    “ 0-14 yerine 28’inci gündeki ikinci doz uygulamalarda antikor seviyesinin 2 kat daha yüksek olduğu bilgisine sahibiz. Öncelikli olarak yüksek risk grubu ve yaşlılara yapılacağı için de daha yüksek antikor oluşturması çok önemli. 18-59 yaş arası grupta da antikor seviyesi 28 günde bir yapıldığında çok daha yüksek oluyor. Antikor seviyesinin yüksekliği de büyük ihtimalle daha uzun bir bağışıklık sağlar. Türkiye’de vaka sayıları  aşağı doğru inmişken  insanları 28 günde ikinci doz aşılayarak daha iyi bir bağışıklık oluşturalım diye bu karar alındı. Burada bilim dışı bir yaklaşım yok. Tamamen klasik immünoloji bilgisiyle hareket edilerek alınmış bir karar. Zaten bütün aşıların Faz 2 çalışmalarında iki doz arasını biraz daha uzattığımızda  daha iyi antikor yaptığı biliniyor.  Evet 14 günde de elde ediliyor koruyuculuk ama 28 günde sonuçlar daha iyi.”

    İngitere’deki mutasyon endişe verici

    Sars Cov-2’de mutasyonların gripteki kadar hızlı beklenmediğini söyleyen Prof. Dr. Yavuz, “İngiltere’deki mutasyon şu an önemli çünkü bulaştırıcılığını çok artırdığına yönelik güçlü kanıtlar var.  Buna bağlı olarak Amerika ve İrlanda’da da sayılar hızla yükseliyor. Ama aşılara bağışıklık geliştiren bir mutasyon henüz tespit edilemedi” dedi.

     

    Virüs sekanslaması

    Virüsün geçirdiği mutasyonların tespit edilebilmesi için virüs sekanslaması denilen bir gen taraması yapılması gerekiyor.  Prof. Dr. Yavuz, “Türkiye’de virüs sekanslamasını yapan  birkaç merkez var ama düzenli yapılmıyordu. İngiltere’deki mutasyondan sonra birkaç laboratuvar belirlenip onların düzenli olarak yapması yönünde bir çalışma başlatıldı” dedi.

    Toplumun ancak yüzde 70’inin aşılanmasıyla toplumsal bağışıklığın oluşabileceğini ve bunun da ancak yıl sonunu bulabileceğini belirten Prof. Yavuz, kısıtlamaların ise ancak Şubat ayından sonra gevşetilmeye başlanabileceğini söyleyerek burada da önceliğin okulların açılmasına verilmesi gerektiğini belirtti: “6 aydan önce toplumsal bağışıklığı sağlamak mümkün değil. Hatta yıl sonunu bulabilir. Biz öncelikle okulları açmayı hedefliyoruz. Günlük vaka sayıları düşüp  pozitif test oranı yüzde 5’in altına indiğinde bunu düşünebileceğiz. Yani rakamların günlük binlerin altına indiğini görmemiz gerek.  Ancak o şekilde okul açarak serbestleşmeye gitmek gerekiyor. Şu an çocukların durumu gerçekten çok kötü. Eğitim yönünden çok eksik kaldılar.  Bana kalırsa önceliği okullara vermek gerekiyor. Bunun da Şubat’tan sonrası için olabileceğini düşünüyorum.”

    Okullar 15 Şubat’ta açılabilir

    Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, 15 Şubat’tan itibaren yüz yüze eğitimin başlayıp başlamayacağına dair yöneltilen soruya, “Başlangıçta açılsın veya açılmasın gibi tartışmalar  yoğundu ama şu anda açılsın noktasında ciddi bir beklenti var” diyerek, 15 Şubat’ta okulları açmakla ilgili ilke kararı aldıklarını ifade etmişti.

     

    ÇOK OKUNANLAR

    EDİTÖRÜN SEÇİMİ