28.7 C
İstanbul
Cuma, Ağustos 12, 2022

    Kanser riskinizi bu testle öğrenin!

    Doç. Dr. Ayşegül Kuşkucu, ailesinde kanser bulunan kişilerin gelecekteki risklerini genetik yatkınlık testiyle öğrenebileceğini söyledi.

    Kanser riski

    Birçok nedenle ortaya çıkan kanser hastalığının yüzde 5 ile 10’u genetik faktörlerden dolayı görünüyor.  Tibbi Genetik Uzmanı Doç. Dr. Ayşegül Kuşkucu, ailesinde kanser bulunan kişilerin kansere yatkınlığının yapılacak testlerle belirlemenin mümkün olduğunu söyledi.

    Meme ve kalın bağırsak gibi en sık rastlanan kanser türlerinin genetik nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabileceğini belirten Doç. Dr. Ayşegül Kuşkucu, “Bu kanser türlerinde genetik söz konusu olsa da her ailenin riski birbirinden farklıdır. Bu nedenle de herkese sunulan öneriler farklılık gösteriyor” dedi.

     

    Tibbi Genetik Uzmanı Doç. Dr. Ayşegül Kuşkucu

    Ailedeki kanser kalıtsal mı, değil mi öğrenilebiliyor

    Toplumda sıklıkla görülen kanserin bazı türlerinin genetik geçişli olduğunu belirten Yeditepe Üniversitesi Genetik Tanı Merkezi’nden Tıbbi Genetik Uzmanı Doç. Dr. Ayşegül Kuşkucu, kanser ile ilgili bilinmesi gerekenleri anlattı.

    Hücre içindeki genlerin henüz net bilinemeyen nedenlerle değişmesi sonucu kanserin ortaya çıktığını belirten Doç. Dr. Ayşegül Kuşkucu, şunları söyledi: “Kanser genetik bir hastalık olarak tanımlansa da çok az bir bölümü ailesel kalıtım şeklinde gelişir. Bu grubun taramasını önceden yapmak mümkün. Tüm kanserlerin yüzde 5 ila 10 kadarını oluşturan bu ailesel grup için kansere yatkınlığı araştırmak mümkün. Kişinin ailesindeki kanserlerin kalıtsal olup olmadığını öğrenebilmesi bunlara yönelik genetik inceleme yaptırması yatkınlığını tespit etmesi tabii ki mümkün.”

    Genetik yatkınlık testi nasıl yapılıyor?

    Özellikle ailesinde kanser bulunan kişilerin genetik yatkınlık testi ile yakalanma riskini öğrenebileceğini ifade eden Kuşkucu, testle ilgili şu bilgileri verdi: “Testi yaptırmadan önce kişilerin bir tıbbi genetik uzmanına danışması gerekiyor. Çünkü ‘Ben kansere yatkınlığımı öğrenmek istiyorum’ diyen herkese bu test yapılmıyor. Öncelikle ailede birden fazla kişide ve çoğunlukla aynı tür kanserin görülmesi gerekiyor. Bunların dışında ailede erken yaşlarda kanser hikâyesinin olması da önemli başka bir nokta. Bu nedenle akılda bir soru ya da şüphe varsa mutlaka bir tıbbi genetik uzmanına başvurulmalı ve genetik danışma alınmalı.”

    Kimler genetik yatkınlık testi yaptırabilir?

    Doç. Dr. Ayşegül Kuşkucu testi kimlerin yaptırabileceğini şu örnekle açıkladı: “Örneğin meme kanseri için konuşursak, bize başvuran kişinin annesi 30’lu yaşlarında bu hastalığa yakalanmış yani beklenenden erken bir yaşta hastalıkta tanışması bile kanserin ailesel olduğuna dair işaret verebiliyor. Böyle bir durumda eğer kanser tanısı almış kişi hayatta ise öncelikle onun incelenmesi gerekir. Daha sonra riskli olan kişilerde bulduğumuz genetik değişime bakıyoruz. Her bireyin, ailenin riski birbirinden farklı oluyor. Bu risklere göre kişiye verdiğimiz öneriler de farklılaşıyor.”

    Koruyucu cerrahi uygulanabiliyor

    Ailesinde kanser bulunan, genetik bozukluk taşıyan herkesin kanser olacağı yönünde kesin bir yargı olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Kuşkucu şöyle konuştu:
    “Ailesinde kanser olan kişilerin topluma oranla daha yüksek risk altında oldukları bilinen bir gerçek. O noktada çok az kanser türünde koruyucu cerrahi uygulanabiliyor. Örneğin ailesel meme kanserlerinde eğer risk yüksek, ailede olgu çok ve bireyin kanser olma ihtimali yüzde 80’in üzerindeyse o zaman koruyucu cerrahi önerilebiliyor. Bunun için oluşturulan tıbbi onkologlar, genel cerrahlar, radyasyon onkologları kadın doğum uzmanları, iç hastalıkları uzmanları, nükleer tıp uzmanları, radyoloji uzmanları, radyasyon onkologları ve tıbbi genetik uzmanlarından oluşan multidisipliner konsey risk taşıyan kişiyle konuşuyor birlikte karar veriliyor.”

    Kanser çok erken dönemde tespit edilebiliyor

    Genetik kanserlerin tümü için koruyucu ya da önleyici tedavinin mümkün olmadığını ifade eden Doç. Dr. Kuşkucu sözlerini şöyle sürdürdü: “Yine meme kanseri için konuşursak, 20’li yaşlardaki genç bir kadının meme-yumurtalık kanseri için genetik yatkınlığı belirlenmiştir. Bu kişiye koruyucu cerrahi önerilmemiş veya istenmemişse takipleri normal kişilere göre daha sık ve daha farklı yöntemlerle yapılır. Örneğin mamografi yerine MR görüntüleme ile takip yapılır. Yine bu takiplerin planlanması konsey önerilerine göre şekillenir. Böylece oluşacaksa da kanseri çok erken dönemlerinde tespit edebiliriz.”

    Farklı türlerde de genetik etkili olabilir

    Genetik geçiş gösteren kanserlerde erken teşhis ve tedavinin mümkün olduğunu belirten Doç. Dr. Ayşegül Kuşkucu, genetik geçiş gösteren kanserlerle ilgili şunları söyledi:

    “Meme-yumurtalık, kalın bağırsak kanserleri sıklıkla karşımıza çıkanlar. Ama bazı tiroid kanserlerinin dahil olduğu çoklu endokrin tümörler, bir de geniş bir yelpaze ile önümüze çıkan bir ailede bir anda farklı kanser türlerinin görüldüğü kanser sendromlarını da görmekteyiz. Mesela akciğer kanseri genetik geçişli bir kanser değildir. Fakat ailede bir kişide beyin kanseri, diğerinde meme kanseri bir diğerinde lösemi tanısı varken ailenin başka bireyinde akciğer kanseri görülüyorsa onun genetik kökenli olma ihtimali çok yüksektir.”

    Kanserde erken teşhis hem tedavi hem de yaşam kalitesi açısından büyük önem taşıyor. Bu nedenle uzmanlar ailesinde kanser olan kişiler bu durumu göz ardı etmemeleri konusunda uyarıyor. Genetik yatkınlık testi ile riski önceden hesaplama şansları olduğunu belirtiyorlar.

    ÇOK OKUNANLAR

    EDİTÖRÜN SEÇİMİ