28.7 C
İstanbul
Cuma, Ağustos 12, 2022

    Boğaziçili bilim insanından karaciğer dostu ilaçlar için önemli adım

    Boğaziçi Üniversitesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Huriye Erdoğan Dağdaş, TÜBİTAK’ın desteğiyle karaciğer dostu ilaçlar için araştırmalarına başladı.

    Biyoinorganik kimya alanında çalışmalarını sürdüren Dr. Öğr. Üyesi Huriye Erdoğan Dağdaş, bu yıl TÜBİTAK Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı 2247-A Ulusal Lider Araştırmacılar Programına Boğaziçi Üniversitesi’nden seçilen üç genç bilim insanından biri oldu.

    TÜBİTAK’tan 750 bin TL destek

    TÜBİTAK’ın 750 bin Türk Lirası destek sağladığı projeyle karaciğere zarar veren ilaçların etkilerini anlayarak, bu organı daha iyi koruyan yeni ilaçların geliştirmesinde kullanılacak yeni bir test platformu için çalışmalarını sürdürecek. Bu sayede kanser gibi hastalıkların tedavisinde kullanılan birtakım güçlü ilaçların, karaciğer dostu hale gelmesi sağlanmış olacak.

    Dr. Öğr. Üyesi Huriye Erdoğan Dağdaş’ın yanı sıra Dr. Öğr. Üyesi Sema Dumanlı Oktar ve Dr. Öğr. Üyesi Nazan İleri Ercan da TÜBİTAK Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı 2247-A Ulusal Lider Araştırmacılar Programı kapsamında bu yıl Boğaziçi Üniversitesi’nden seçilen bilim insanları oldu.

    Bu çerçevede bilim insanlarına çalışmaları için maddi destek sağlanmasının yanı sıra projelerde çalışan doktora öğrencilerine de burs desteği verilecek.

    Karaciğer dostu ilaçlar üzerinde çalışılacak

    Üç yıl için sağlanan kaynak ile Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Huriye Erdoğan Dağdaş, karaciğerde toksinlerin birikmesine sebep olan ilaçların neden olduğu mekanizmayı araştıracak ve bu tip etkileri bulunmayan yeni ilaçların geliştirilmesinde kullanılacak yeni bir test platform için araştırmalarına devam edecek.

    Boğaziçili bilim insanından karaciğer dostu ilaçlar için önemli adım
    Boğaziçili bilim insanından karaciğer dostu ilaçlar için önemli adım

    Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde (ODTÜ) kimya alanındaki lisans ve yüksek lisans eğitimini tamamlayan Dr. Öğr. Üyesi Huriye Erdoğan Dağdaş, sonrasında ise kimya ve uygulamalı biyobilim alanında doktora çalışmasını dünyanın önde gelen üniversitelerinden biri olan ETH Zürih’te tamamladı.

    Doktora sonrası çalışmalarını Belçika Vrije Brüksel Üniversitesi’nde yapısal biyoloji alanında yapan Dağdaş, Türkiye’ye döndükten sonra önde gelen ilaç firmalarından birinde üç yıl biyoteknolojik ilaçlar için Ar-Ge alanında çalıştı. 2020 yılında da Boğaziçi Üniversitesi Kimya Bölümü öğretim üyesi kadrosuna katıldı.

    Dr. Öğr. Üyesi Dağdaş, TÜBİTAK 2247-A programına seçilmesinin araştırmasına çok büyük ivme kazandıracağını belirtti ve projesinin arka planı hakkında bilgiler verdi.

    Vücudumuza aldığımız zararlı maddelere ‘zenobiyotik’ adının verildiğini belirten Dağdaş, bunların sağlığımız için sistemimizden metobilize edilerek çıkması gerektiğini ifade etti.

    Bu olayın büyük oranda karaciğerimizde gerçekleştiğini, vücuda alınan bu zararlı moleküllerin, organımızda suda çözünür hale getirildiğini ardından da böbrek yoluyla sistemimizden atıldığını aktardı.

    Sisteme alınan bazı ilaçlar toksik yan ürünlere dönüşebiliyor

    Dr. Öğr. Üyesi Dağdaş, burada bir nokta olduğuna dikkat çekti ve sisteme alınan bazı ilaçların ‘detosfikiye’ yani toksik etkileri giderme mekanizması sebebiyle toksik yan ürünlere dönüşebildiğini veya organımızda bulunan enzimlerin vücuda alınan ilaçları yeteri kadar metabolize edemeyebildiğine dikkat çekti.

    Dağdaş, karaciğerin, bu ilk aşamada dışardan ilaçlarla gelen yabancı, vücuda zararlı molekülleri zararsız hale getirmeye çalışırken, bazı toksik yan ürünler ortaya çıkabildiğini aktardı. Bu ürünlerinse zamanla birikerek bedenden atılması çok daha zor hale geldiğini, bunun da karaciğer yetmezliğine varabilen rahatsızlıklara neden olduğunun altını çizdi.

    Boğaziçili bilim insanından karaciğer dostu ilaçlar için önemli adım
    Boğaziçili bilim insanından karaciğer dostu ilaçlar için önemli adım

    Mekanizmayı daha iyi anlamak için araştırma yapılacak

    Başarılı bilim insanı, kanser gibi pek çok hastalığın tedavisinde kullanılan ilaçların karaciğerde metobilizasyonu sonucunda yan toksik ürünlerin ortaya çıkabildiğini belirtti. Ailesinde de karaciğer yetmezliği sorunları bulunan Dr. Öğr. Üyesi Dağdaş, TÜBİTAK’ın desteklediği projesiyle bu mekanizmayı daha iyi anlamak ve buna göre yeni karaciğer dostu ilaçların geliştirmesi için araştırmalarını yapacağını belirtti.

    Projesinin işin hem temel hem de uygulama yönünü içinde barındırdığını dile getiren Dağdaş, kemoterapi gibi tedavi yöntemlerinde kullanılan bazı ilaçların karaciğere zararı olduğunun bilindiğini ve dozların buna göre ayarlandığını aktardı.

    Fakat bunun altında yatan mekanizmanın aslında tam olarak bilinmediğine dikkat çeken genç bilim insanı, TÜBİTAK projesiyle bu mekanizmayı aydınlatmayı ve ilaçların metabolizasyonu sonucu oluşan yan toksik ürünleri yüksek miktarda üretip toksikolojik çalışmalara kolaylık sağlamayı hedeflediğini aktardı.

    Dağdaş, çalışması dahilinde kullanılacak bakteriyel sistemler ve ilaçlar dahil olmak üzere; soruna hem mekanizmasal hem de uygulamaya yönelik yaklaşımlarıyla hedefledikleri projenin bu açıdan ilk olarak tanımlanabileceğine vurgu yaptı.

    Sektörel ve akademik iş birlikleri mümkün

    Dr. Öğr. Üyesi Huriye Erdoğan Dağdaş, çalışmalar ilerledikçe, karaciğere zarar vermeyecek yeni ilaçların geliştirilmesi için sektörel ve akademik iş birlikleri yapılabileceğini de söyledi.

    Dağdaş, TÜBİTAK’ın sağladığı 750 bin Türk Lirası ve doktora düzeyindeki öğrencilere sunulan burs imkanıyla, çalışmayı hızlandıracağının altını çizdi ve üç yılda istedikleri yolu alacaklarını düşündüğünü belirtti. “Böylelikle kanser gibi hastalıkların tedavisinde kullanılan, özellikle aşırı dozlarda karaciğerde ortaya çıkardığı toksik etkiyle, organ yetmezliğine varan büyük tahribatlar yaratan bu ilaçların etki mekanizmalarını anlamayı, piyasada olan ya da henüz araştırma aşamasında olan ilaçlar için optimal test platformu geliştirmeyi hedefliyoruz, bunun için yeni akademik ve sektörel iş birlikleri de kurulabilir.” dedi.

     

    ÇOK OKUNANLAR

    EDİTÖRÜN SEÇİMİ