28.7 C
İstanbul
Cuma, Ağustos 12, 2022

    Asistanlar baskı altında mı? Tıp fakültesi dekanları konuştu

    Asistan Doktor Mustafa Yalçın’ın intihar mektubunda mobbing gördüğünü söyleyerek yaşamına son vermesi üzüntü yaratırken aynı zamanda gözlerin asistan doktorların eğitim ve çalışma koşullarına çevrilmesine neden oldu.

    Geçtiğimiz günlerde Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde asistan doktor olarak görev yapan Mustafa Yalçın (35) “Kayak yapmaya gidiyorum” diyerek evden çıktı ve ormanlık bir alanda yaşamına son verdi. Genç doktordan geriye kalan mektupta mobbinge maruz kaldığını söylediği iddiaları konuşulurken sosyal medyada ‘mobbing cinayettir’ etiketi her kesimden kişi tarafından paylaşıldı.

    Özellikle, intern ve asistan doktorlar, kıdemli meslektaşları tarafından mobbinge uğradığından şikayet ederken, hocalar ise meslek hayatlarının ilk yıllarında asistanların nöbet yükünün yıpratıcı olduğunu söylüyor.

    NTV muhabiri Melike Şahin, konuyu 2 bine yakın asistan doktorun görev yaptığı İstanbul Tıp Fakültesi ve Cerrahpaşa Dekanları ile konuştu. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde 600 İstanbul Tıp Fakültesi’nde bin asistan doktor görev yapıyor.

    “Komanda eğitimi gibi düşünün”

    Konuyla ilgili bir değerlendirmede bulunan İstanbul Tıp Fakültesi Dekanı Tufan Tükek, bunun komando eğitiminden farklı olmadığını tek farkının uzun süreli olması olduğunu söyledi ve “5 yıllık bir komando eğitimi gibi düşünün.” dedi.

    Tükek, asistan doktorların hakikaten 36 saati bulan çalışma süreleriyle karşı karşı karşıya kalabildiklerini, ertesi gün kısa bir dinlenmeyle tekrar 36 saatlik bir nöbete girmenin ise gerçekten zor olduğunu ifade etti.

    Çelikten sinirlerin olması gerek

    Bunun için çelikten sinirlerinizin olması gerektiğini dile getiren Tükek, uzmanlık eğitiminde usta çırak ilişkisinin çok önemli bir eğitim modeli olduğunu, dolayısıyla eğer ustanızla veya büyüklerinizle iyi geçinemezseniz bu işin iyi öğrenilemediğini belirtti.

    Dolayısıyla genç doktorların hakikaten kendilerine hakaret edilse sıkıntıya da maruz kalsalar mesleki anlamda gelişmeleri engellenmesin diye bir süre buna da katlandıklarına dikkat çeken Tükek, bunun tabii ki olmaması gereken bir şey olduğunu söyledi. Ama tek tük kendi hastanelerinde de duyduklarını, çok sayıda klinik ve asistan bulunduğunu aktardı.

    Genç doktorun intinarı mobbingi gündeme taşıdı: Asistan doktorlar baskı altında mı?
    Genç doktorun intinarı mobbingi gündeme taşıdı: Asistan doktorlar baskı altında mı?

    Nöbetler insani şartlarda olmalı

    Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Dekanı Sait Gönen de burada herkesin empati yapması gerektiğini, bir asistanın ayda 15 nöbet, 10 nöbet tutamayacağına dikkat çekti. Nöbet eğitimin bir parçası olması lazım olduğunu ama insani şartlarda olması gerektiğine işaret eden Gönen, “herkes ayda 150 saat çalışırken asistan 300 saat çalışmamalı dedi.”

    Gönen, hocanın tecrübesi bilgi birikimi asistanın eğitiminde son derece önemli olduğunu ama bunu hiç kimsenin bir silah olarak asistana karşı, stajyer doktora karşı da kullanmaması gerektiğini ifade etti. “Büyük pencereden baktığımızda hepimiz meslektaşız” şeklinde konuştu.

    İki dekan da mobbinge maruz kalan asistan doktorların önce fakülte yönetimine, çözüm bulamadıkları durumlarda ise tıpta uzmanlık kuruluna şikayetlerini bildirmesi gerektiğini söylüyor.

    Tacizler ağır hakaretlere kadar varabiliyor

    Antalya’daki bir devlet hastanesinde asistan doktor olan F.D. (30),
    Milliyet gazetesine konuştu ve maruz kaldığı mobbingi anlattı: Cerrahi bölümde asistanlık yaptığını ve sürekli ameliyatlarda olduğunu söyleyen F.D. burada inanılmaz bir hiyerarşi olduğunu aktardı.

    Özellikle uzmanların ağır psikolojik tacizlerine maruz kaldıklarını ve bu tacizlerin ağır hakaretlere varabildiğine dikkat çeken F.D. bir uzmanla uzun süredir sıkıntı yaşadığını söyledi.

    F.D. yaşadığını mobbingi Anabilim dalı başkanına söylemesine rağmen hiçbir şey yapılmadığını, 2-3 hafta önce artık gözümü kararttığını ve mobbing davası açacağımı söylemesi üzerine durulduğuna dikkat çekti.

    Hayatına son veren doktorun durumunu çok iyi anladığını söyleyen F.D. kendinin de o noktaya geldiğini, canına kast etmeyi düşündüğünü, aylarca cebinde istifa dilekçesiyle gezdiğini ifade etti.

    Genç doktorun intinarı mobbingi gündeme taşıdı: Asistan doktorlar baskı altında mı?
    Genç doktorun intinarı mobbingi gündeme taşıdı: Asistan doktorlar baskı altında mı?

    “Meslekten ve yaşamaktan soğudum”

    Kayseri’de bir hastanede asistan doktor olan E.Ö. (29) ise, o doktoru çok iyi anlayabildiğini, bazen mobbingi iliklerine kadar hissedebildiklerini söyledi. Bir arkadaşının sırf gördüğü mobbing yüzünden asistanlığı bıraktığını belirten E.Ö. hakarete varan söylemlerle karşı karşıya kaldıklarını, 36 saat nöbet tuttuklarını ve iş yüklerinin çok fazla olduğunu aktardı.

    İzmir’de bir devlet hastanesinde çalışan Z.T. (27), hastanede yaşadıkları nedeniyle meslekten de yaşamaktan da soğuduğunu ifade etti.

    Gerek öğrencilikte gerek internlik sürecinde zorbalıklara maruz kaldığını, en acısını ise kadın doğum internliği sürecinde yaşadığını belirtti. Z.T. hemcinsi olan kadın asistanların yerli yersiz gerekçelerle azarladıklarını, kargo teslim almak gibi kendi özel işlerini yaptırdıklarını söyledi.

    Asistanlardan birinin kendisinin doğum izlemesine ve ve doğum öğrenmesine engel olduğunu dile getiren Z.T. şevkinin kırıldığını, erkenden tükendiğini, kıdem mobbinginin çok fazla olduğunu belirtti. Bu yüzden uzmanlık sınavına çalışmadığını ifade eden Z.T, çünkü gideceğim yerde mutlu olmayacağını bildiğini ve buna dayanacak gücü kalmadığını dile getirdi.

    ÇOK OKUNANLAR

    EDİTÖRÜN SEÇİMİ