17.8 C
İstanbul
Çarşamba, Eylül 22, 2021

    Aşı karşıtı doktorlar için disiplin süreci başlatıldı

    Koronavirüsle mücadele aşılamayla birlikte devam ederken, uzmanlar toplumsal bağışıklık için uzun bir yolun olduğunu söylüyor.

    Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de 18 yaş üstünde birinci doz aşılama oranı yüzde 67,02, ikinci doz aşılama oranı ise yüzde 45,91. Toplumsal bağışıklığa ulaşılabilmesi için bu oranın artırılması gerekiyor ancak toplumda bazı insanlarda aşı tedirginliği ya da karşıtlığı söz konusu.

    Sağlık Bakanlığı ve Türk Tabipler Birliği bazı doktorların aşı karşıtı açıklamalarıyla kararsız kişileri etkileyebildiklerini söylüyor.

    ”AŞI KARŞITLIĞI BİLİM KARŞITLIĞI’NIN BİR PARÇASI”

    Uzmanlara göre aşı karşıtlığı da Bilim Karşıtlığı’nın bir parçası olarak görülüyor.

    Ankara Üniversitesi Tıp Tarihi ve Etik Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berna Arda, DW Türkçe’ye değerlendirmesinde, bilim karşıtlığının hem alınan akademik eğitimle hem de etik değerlerle bağdaşmadığını belirterek şunları söyledi: “bilim karşıtlığının” çeşitli alanlarda görülebildiğini, ancak tıp doktorlarının bilim karşıtlığının hem aldıkları eğitime hem de etik değerlere aykırı bir tutum olduğunu belirtiyor: “Aşı karşıtı olmak hekimler açısından gerçekten son derece sakıncalı bir durum. Neden? Çünkü hekimler toplumu yönlendirebilecek, etkileyebilecek kişiler. Bu bağlamda da bir miktar da kendi aldıkları eğitime tırnak içinde ihanet içinde olduklarını bile düşünmek mümkün.”

    Aşı karşıtı doktorlar genelde sosyal medyada aktif durumda ve aşılara dair bilimsel olmayan içerikteki mesajlarını milyonlar görebiliyor. Son günlerde Twitter gibi bazı sosyal medya organları ise bu durumun önüne geçmek için bu doktorların aşıyla ilgili gönderilerine uyarılar koymaya başladı.

    Prof. Dr. Azaptan aşı karşıtlarına yanıt: Yemek yemekten, duş almaktan bile güvenli
    Prof. Dr. Azaptan aşı karşıtlarına yanıt: Yemek yemekten, duş almaktan bile güvenli

    AŞI KARŞITI DOKTORLAR HAKKINDA DİSİPLİN SÜRECİ

    TTB’den edinilen bilgiye göre, aşı karşıtı 20 doktor hakkında disiplin süreci başlatıldı ve süreç devam ediyor. Doktor olmayp sağlık çalışanı olan aşı karşıtları hakkında ise savcılıklara suç duyurusunda bulunuldu.

    Soruşturma kapsamında olan doktorlar ise, para cezası, uyarı, 6 aya kadar meslekten men gibi ceezalarla karşı karşıya kalacak.

    TTB Genel Sekreteri Prof. Dr. Vedat Bulut’a göre Covid aşısı karşıtı tıp doktorlarını iki ana gruba ayırmak mümkün. Bu doktorların ilk ve büyük bölümü uzmanlık alanları dışında konuşan ve tıptaki son gelişmeleri takip etmeyenler.

    Bulut’a göre asıl tehlikeli olan kesim ise diğerleri yani aşı karşıtlığını maddi menfaat sağlamak için kullananlar. Bulut bu konuya şöyle açıklık getiriyor:

    “Bunların bir kısmı alternatif tıp uygulayıcıları, bir kısmı ise kitap yazar çizerleri. Kitapların satışından gelir elde etmeyi düşünüyor. Bir kısmı medyada popüler olmak istiyor. Farklı ve aykırı bir fikir söyleyerek popüler olmak amacıyla, ismi medyada daha çok görünsün, muayenehanesine daha çok hasta gelsin gibi düşüncelerle bunu yapıyorlar.”

    AŞI KARŞITLIĞINA HUKUKİ BAKIŞ AÇISI

    Aşı karşıtlarına bir hukukççular ise şunları söylüyor:

    İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden tıp hukukçusu Doç. Dr. Sevtap Metin, hasta ile doktor arasında bilgi açısından “asimetrik bir ilişki” bulunduğuna, çok teknik olan tıp bilgisine bunun eğitimini almamış kişilerin sahip olamayacağına işaret ederek, bu nedenle tıpta etik değerlerin çok önemli olduğunu aktarıyor.

    Metin, “Sıradan insanın aşı karşıtlığı ile bir hekimin kamuoyuna yönelik aşı karşıtı beyanları arasında önemli farklar var. Çünkü aşı olup olmama konusunda bir karar verme durumunda kalacak olan insanlar ve bu karşıtlığı hekimin ağzından duyuyor oluşları haliyle kararları üzerinde etki yapabiliyor” diyor.

    “Akademik özgürlük” ya da “bilimsel düşünceyi paylaşma” gibi gerekçeler ile uzmanlığı olmayan ve kanıta dayalı verilere dayanmayan söylemlerin kamuoyu ile paylaşılmasının yanlış yönlendirmeye sebep olabileceğini söyleyen Metin, bu nedenle hukuki açıdan yaptırıma tabi olduğunu ifade ediyor. Metin, “Hekimin tıp etiğinde önde gelen sorumluluğu ‘önce zarar verme’ ilkesinde karşılığını bulur” hatırlatmasında bulunuyor.

    ”Aşı karşıtlığının hiçbir bilimsel gerekçesi yok”

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’dan aşı açıklaması

     

    ÇOK OKUNANLAR

    EDİTÖRÜN SEÇİMİ