11.3 C
İstanbul
Perşembe, Aralık 8, 2022

    Yeme bozukluklarının altında bebeklik döneminde anne ile kurulan bağ rol oynuyor

    Psikiyatrik açıdan anne ile bebek arasındaki ilişkinin kişinin beslenme tarzını oluşturduğuna dikkat çeken uzmanlar, "İlk 1 yaşta anne bebek ilişkisi bozulursa sonraki dönemlerde o çocukta beslenme ve yeme bozuklukları açısından risk meydana geliyor” diyor.

    Uzm. Dr. Emin Çağlar, yeme bozukluklarının kökeninde bebeklik çağında anne ile kurulan bağın önemli rol oynadığını ifade etti. Psikiyatrik açıdan bebek ve anne arasındaki ilişkinin kişinin beslenme tarzını oluşturduğunu belirten uzman isim ilk 1 yaş içinde anne bebek ilişkisinin bozulması halinde, sonraki dönemlerde o çocukta yeme bozuklukları ve beslenme açısından risk oluştuğunu kaydetti.

    İlk yıllardaki anne bebek ilişkisi beslenme tarzını etkiliyor

    Beslenmenin oldukça geniş bir kapsama sahip olduğunu belirten Çamlıca Medipol Üniversite Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıları bölümünden Uzm. Dr. Emin Çağlar, beslenme içinde yemek, içmek, bebeklik çağında biberon ve meme emmek olduğu kadar bir insanın biliş, zihin, davranış duygularını da etkilediğini ifade etti.

    Bebeklik, çocukluk ve ergenlik çağlarında birçok beslenme ve yeme bozukluğu görüldüğüne dikkat çeken Çağlar, beslenme alışkanlıklarının, iştah durumunun beyinde nörotransmitter denilen bir dizi salgı maddeleriyle düzenlendiğini aktardı. Psikiyatrik açıdan ise hayatın ilk yıllarında anne (veya bakımveren) ile bebek arasında olan ilişkinin o çağda kişinin beslenme tarzını oluşturduğunun bilinmesinin ve duygusal açıdan bireye kattıklarının oldukça önemli olduğunu kaydetti.

    İlk bir yaş beslenmesi çocuğun geleceğini belirliyor

    Psikiyatride oral dönem denilen ilk bir yaşta beslenmenin bebek için oldukça önemli olduğuna işaret eden Dr. Çağlar, bu dönemde anne bebek ilişkisinin ve bebeğin beslenmesinin bozulması durumunda sonraki dönemlerde o kişide beslenme ve yeme bozuklukları açısından risk oluştuğunun altını çizdi.

    Örneğin; annenin depresyonu ya da kaygısı, aile içi sorunlar, bebekte gelişen bazı  başka hastalıklar, çok sayıda çocuk sahibi olma sonucu ortaya çıkan tükenmişlik sendromu gibi sebeplerin çocukta yeme bozukluğunu oluşturabildiğini belirten Çağlar, ilk beslenme döneminin, doğumun ardından meme emme veya kimi durumlarda biberon ile olduğunu kaydetti.

    Meselenin sadece süt olmadığını, tensel temas, güven, sevgi ve şefkat aktarımı olduğuna vurgu yapan uzman isim, tensel temasın meme yoluyla emzirerek de olabileceğini, biberonla besleme yapılırken sarılmayla da olabileceğini belirtti. Çocuğun fiziksel ve ruhsal açıdan kaliteli bir şekilde beslenmesini isteniyorsa, anne ya da diğer ebeveynler bebeği onu en iyi şekilde beslemek arzusundadır. Halk arasında ‘Anne saçını süpürge eder’ gibi yaygın bir algının içinde annelerin duygularının sıklıkla geri planda kalabildiğinin altını çizen Çağlar, bu konuda göz ardı edilen konunun sadece annenin duyguları olmadığını, aynı zamanda bebeğin de bu sıkıntılı ve isteksiz emzirme sürecinden nasıl etkilendiği olduğunu kaydetti.

    Ne zaman hekime başvurulmalı?

    Dr. Çağlar, iştahsız olarak tanımlanan ya da yemeği reddeden çocuklara, yemeğe ilişkin konuların kontrolünün daha fazla verilmesi durumunda, daha istekli yemek yediklerin daha sık görüldüğünü belirtti. Fakat, iştahsızlık veya yemeyi reddetme hareketi ısrarlı biçimde devam ettiğinde, kimi yiyeceklerin kusma, cilt reaksiyonları gibi istenmeyen durumlar yarattığında durumun fizyolojik sebeplerini belirlemek için bir çocuk hekimine başvurulması gerektiğinin altını çizen Çağlar, uygun sağlık müdahalesi sağlandıktan sonra duruma bebeğin ruhsallığı açısından da bakmanın sorunu daha iyi anlaşılmasını sağladığını ifade etti.

    Çocuklarda idrar yolu enfeksiyonu ve tedavisi!

    Prof. Dr. Kamburoğlu: Estetik doğal olandır, sonuç doğal değilse estetik de olmaz

    Pandemide iki şey arttı: Gebelik ve cinsel isteksizlik

     

    ÇOK OKUNANLAR

    EDİTÖRÜN SEÇİMİ