11.3 C
İstanbul
Perşembe, Aralık 8, 2022

    Türkiye’de her yıl 3 bin kadın rahim ağzı kanserine yakalanıyor

    Jinekolojik Onkoloji ve Kadın Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. İlker Kahramanoğlu, “Ülkemizde her yıl, 3 bin kadına rahim ağzı kanseri tanısı koyuluyor. Yaklaşık bin 500’ü ise rahim ağzı kanseri nedeniyle hayatını kaybediyor. Bunların hemen hemen tamamı HPV aşısı ile önlenebilirdi. Erken tanıyla önce kanser tedavi edilip, ondan sonra kadınların gebe kalması sağlanabilir” dedi.

    Her yıl ocak ayı ‘Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı’ olarak kabul ediliyor ve bu ay içinde hastalığa karşı farkındalık kazandırmak amacıyla çeşitli etkinlikler düzenleniyor.  Jinekolojik Onkoloji ve Kadın Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. İlker Kahramanoğlu da HPV (İnsan papilloma virüsü) testi ve aşısının önemine dikkat çekti ve  Türkiye’de her yıl 3 bin kadına rahim ağzı kanseri tanısı koyulduğunu, yaklaşık bin 500’ünün ise rahim ağzı kanseri sebebiyle yaşamını yitirdiğini kaydetti. Bunların hemen hemen tamamının HPV aşısı ile önlenebileceğine dikkat çeken Kahramanoğlu, ülkemizde henüz programa girmediğini  eninde sonunda gireceğini belirtti.

    Dünyada kadınlarda dördüncü sıklıkta görülen kanser türü

    Rahim ağzı kanseri, dünyada kadınlarda görülen meme kanseri ve kalın bağırsak kanserinden sonra dördüncü sıklıkta görülen kanser türü ve Türkiye’de 9. sırada yer alıyor.  Dünyada ocak ayı ‘Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık’ ayı olarak kabul edilirken Emsey Hospital Jinekolojik Onkoloji ve Kadın Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. İlker Kahramanoğlu, HPV testi ve aşısının önemine işaret etti.

    HPV aşısını kız erkek fark etmeden öneriyoruz

    Doç Dr. Kahramanoğlu, rahim ağzı kanserinin sebebinin tamamen aydınlatıldığını ve önlenebilen bir hastalık olduğunun altını çizdi ve “Ocak ayının, ‘Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık’ ayı olduğunu belirtti. Türkiye’de her yıl, üç bin kadına rahim ağzı kanseri tanısı koyulduğu ve yaklaşık bin 500’ünün ise rahim ağzı kanseri nedeniyle yaşamını yitirdiğini aktaran Kahramanoğlu, bunların hemen hemen tamamının önlenebilecek kayıplar olduğuna vurgu yaptı.

    Bu konuda birkaç nokta olduğuna işaret eden Kahramanoğlu, bunlardan birincisinin HPV aşısı olduğunu söyledi. HPV aşısını 9 yaşından itibaren kız erkek fark etmeksizin tüm çocuklara yapılmasını öneren uzman isim HPV aşısının, 100 ülkede ulusal aşılama programına girdiğini kaydetti. “Türkiye’de henüz programa girmedi ama eninde sonunda girecektir” ifadelerini kullandı.

    Hastaların kendi olanaklarıyla aşıyı edinebileceğini dile getiren Doç. Dr. Kahramanoğlu, içinde bulunulan dönemde, insanlar kendi olanaklarıyla aşıyı alarak yaptırabileceklerini kaydetti. Bu aşı için yaş sınırının hemen hemen hiç olmadığını, 45-50 yaşına kadar herkese tavsiye ettiklerini aktardı.

    Önemli noktalardan ikincisinin, kadınların düzenli aralıklarla smear testi ve HPV testi yani rahim ağzı kanseri taraması yaptırmaları olduğunu dile getiren Kahramanoğlu, rahim ağzı kanseri kolon kanseri ve meme kanseri olmak üzere toplamda üç tip kanserin taranabildiğine dikkat çekti.

    Tedavi 5 dakikalık cerrahi işlemlerle gerçekleşiyor

    Rahim ağzı kanseri taraması ile kanser sayısının büyük oranda düştüğüne dikkat çeken Doç. Dr. Kahramanoğlu, HPV testi ve smear testine çağrılan kadınlarda sonuçların pozitif gelebileceğini, bunun sık görülen bir durum olduğunu ve çok endişe etmelerine gerek olmadığını belirtti.

    Pozitif gelen kadınlarda kolposkopi yapılarak, mikroskopla rahim ağzına bakıldığını aktaran Kahramanoğlu, böyle bir durumda, eğer gerekirse, şüpheli bir durum görünürse biyopsi alındığını kaydetti. Kahramanoğlu, biyopsi ile öncü bir lezyon saptanıp, beş dakikalık cerrahi işlemlerle kanser gelişmeden lezyonlar tedavi edildiğini kaydetti.

    İşte bu iki temel konuda, yani tarama ve aşılama ile rahim ağzı kanserini büyük oranda engellemenin mümkün olduğunu dile getiren uzman isim HPV aşısının çocuklarda iki, yetişkinlerde ise üç doz şeklinde omuza kas içerisine yapıldığını belirtti.

    Sigara büyük bir risk faktörü

    Rahim ağzı kanserine etki eden önemli bir faktörün de sigara olduğuna vurgu yapan Doç. Dr. Kahramanoğlu, diğer önemli noktanın ise sigaranın bırakılması olduğunu belirtti.

    “Sigara çok büyük bir risk faktörü. Kötü senaryonun gerçekleşmesi durumunda, kanserin erken evrede tanı alması önem arz eder. Bunun için ise kadınların ne tür şikayetleri olduğunu ve ne tür semptomların gelişebileceğini bilmesi gerekiyor. En önemli semptom kanama. Düzensiz kanamalar, özellikle de ilişki sonrası tekrar eden kanamalar çok önemli. Muhakkak bu durumda bir jinekoloğa, bir jinekolog onkoloğa başvurulabilir” dedi ve gerekli durumlarda kolposkopi değerlendirmesinin gerekeceğini ifade etti.

    Rahim ağzı kanserlerinin neredeyse tümünün HPV’den kaynaklandığını belirten Doç. Dr. Kahramanoğlu, HPV olmadan, rahim ağzı kanseri olamayacağına vurgu yaptı. HPV’nin 150’den fazla tipi olduğunu aktaran uzman isim bunların yaklaşık 40 tipinin genital bölgeyi tuttuğunu, bunların içinden 15-20 tanesin de kanserli bağlantılı tipler olduğunu kaydetti.

    Bazı tiplerinin ise siğil yapabildiğini belirten Kahramanoğlu, HPV’nin sigara gibi düşünülebileceğini dile getirdi. Sigara içen biri nasıl yalnızca akciğer kanseri değil de mesane, pankreas kanseri de olabiliyorsa HPV’nin de öyle olduğunu söyledi. “Bulaştığı yerde kanserojenik etki gösterir. Sadece genital bölgede değil. Bu eğer ağza bulaştıysa dil, gırtlak kanserlerine ya da bu bölgede siğillere, içeride papilonlara yol açabilir” dedi.

    Çocuklarda idrar yolu enfeksiyonu ve tedavisi!

    Prof. Dr. Kamburoğlu: Estetik doğal olandır, sonuç doğal değilse estetik de olmaz

    Pandemide iki şey arttı: Gebelik ve cinsel isteksizlik

    ÇOK OKUNANLAR

    EDİTÖRÜN SEÇİMİ