27.4 C
İstanbul
Pazar, Temmuz 25, 2021

    Okullar ne zaman açılıyor? Okulların açılma tarihi belli oldu

    Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, ilkokul, ortaokul ve lisede eğitim gören 18 milyon öğrenciyi ilgilendiren haberi verdi. Bakan Selçuk, okulların açılma tarihi hakkında bilgi verirken, telafi eğitimi ile ilgili de konuştu.

    2020 yılının mart ayından beri okullar bir açılıyor, bir kapanıyordu. Koronavirüs
    nedeniyle eğitim uzaktan verilince pek çok öğrenci ve veli mağdur oldu. Öğrenci ve
    veliler gibi öğretmenler de büyük zorluklar yaşadı. Aşılamanın hızlanmasıyla birlikte
    2021-2022 eğitim öğretimin ne zaman başlayacağına ilişkin bilgiyi Milli Eğitim Bakanı
    Ziya Selçuk verdi.

    OKULLAR NE ZAMAN AÇILIYOR?

    18 Haziran’da dijital karnelerini alan öğrenciler, 2 Temmuz’da ise isteğe bağlı olarak
    basılı karnelerini aldı. 2021-2022 eğitim öğretim yılının ne zaman başlayacağına dair
    bilgiyi Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk verdik. Okulların 6 Eylül Pazartesi günü
    açılacağını belirten Selçuk, katıldığı bir televizyon programında “Tereddütsüz eylülde
    okula başlamakla ilgili bir süreci yönetiyoruz. 31 Ağustos’ta öğretmenlerimiz gelecek,
    6 Eylül’den itibaren öğrencilerimiz gelecek” ifadelerine yer verdi.

    BAKAN SELÇUK TELAFİ EĞİTİMİ İLE İLGİLİ BİLGİLER VERDİ

    Bakan Selçuk katıldığı televizyon programında okulların 6 Eylül’de açılacağını
    duyurmasının ardından telafi eğitimine ilişkin de bilgiler verdi. Açıklamalar şöyle:
    “Telafi meselesi hem akademik hem sosyal duygusal anlamında önemli kavram.
    Özellikle yaz aylarında sosyal duygusal faaliyetlerle çocuklarımızın özgüvenlerini,
    kültürlerini artırmaktır. 2 saatlik dilimler halinde yüzlerce öğrencimiz bu parkurlara
    geliyor. Daha sonra bir başka grup geliyor. Yaklaşık 55 bin civarındaki okulumuzdan
    22-23 civarında okulumuz başvurdu. Bu kamplardaki etkinliklerde akademik eksikten
    başka ihtiyaçları karşılayacağız.”

    “KARAR ALIRKEN ÖĞRETMEN ODALARI İLE İL MÜDÜRLÜKLERİNE
    DANIŞIYORUZ”

    Karar alırken öğretmen odalarına, il müdürlüklerine danıştıklarını belirten Bakan
    Selçuk, “Bir okulun öğrencilerin ihtiyacını en iyi öğretmen ve okul müdürü bilir. Yazın
    sportif, kültürel, sosyal, duygusal faaliyetlere ağırlık verilmesi istendi. Buralarda
    akademik eksikten başka ihtiyaçları da karşılayacağız.” dedi.

    BAKAN SELÇUK’UN DİĞER AÇIKLAMALARINDAN SATIRBAŞLARI

    Bizim görevimiz okulları açık tutmak. Bilim insanları önümüze tablo koyar da derse ki,
    sayısal veriler endişe verici, öğretmenlerimiz ve çocuklarımızın sağlığı endişe altında
    o zaman biz MEB olarak okullar kapatılsın diye bir karar vermiyoruz. MEB ilk defa
    başka bakanlıkların verilerini dikkate alarak kararlar almaya başladı.

    Keşke kapatmasaydık ama bu siyasi karar olmanın ötesinde toplumumuzdaki
    yaşama biçimi, düğün, ziyaret, bayram, toplu taşıma araçları bütün buralarda her ülke
    insanının yaşama kültürü var. Vaka sayılarına ilişkin gördüğümüz tablolar tıp
    insanların somut kanıtların ortaya koyduğu tablolar. Milli Eğitim Bakanlığı ‘önce
    sağlık’ der. Öyle bir risk olmasa ben okulu niye kapatayım? Aşılamayla ilgili Allah’a
    şükür müthiş bir aşama kaydediyoruz, hızlı gidiyoruz. Yeni dalgalar, varyantlar ortaya
    çıkmazsa bu süreci çok rahat yönetiriz. Bilim insanları risk var dediğinde ”hayır
    okulları açık tutmak istiyoruz, siyasal karar budur” deme hakkımız yok.

    Kayıp kuşak meselesi bana ilginç geliyor. Bir kuşağın kaybolması herhangi kanıtı
    olmayan, bilgi, belge, saha çalışmalarından kaynaklanmayan herhangi bir belge
    doğru değil. Bizim herhangi ilimizin, Mardin’in herhangi ilçesinin her birinin eksiği
    nedir? Biz bunları saha çalışmaları vasıtasıyla belirliyoruz, çok yakından takip
    ediyoruz. Diyelim ki ilkokul 1’ler. Okumada yüzde 90, yazmada yüzde 70’ler
    civarında. Okullar açılır açılmaz öğretmenlerimiz yazmaya ağırlık vermeye başladılar.
    İstiyoruz ki ekip çalışması, sosyalleşme, arkadaşlıklar, fikir alışverişleri, sporla,
    sanatla, bilim çalışmalarımız var. Bir taraftan oyunlar vasıtasıyla fizik, kimya
    öğretiliyor. Bilim sanat merkezlerimiz var. Zap suyunda geçen hafta rafting yaptık. Siz
    raftingte fizik, kimyayı bulursunuz, coğrafya bilgisini de verirsiniz. Bugün tüpün
    içerisine sıvı döktüm, boyumu aşan köpük çıktı. Bu aslında bir müfredattı.
    Türkiye'nin neresinde olursa olsun sınavlara hazırlanan her bir öğrencimiz için yüz
    yüze kurslarımız devam etti. Biz böyle kursu açmasak imkanı olan veliler belki özel
    ders işlemlerini yapacaklardı. Bizim EBA televizyonunun izlenmesinin verisi yok.
    Bizim öğrencilerimiz için EBA, destekleme kursları, canlı ders imkanları, zaman
    zaman okula gelmeleri. Bu öğrenciler ne kadar devam etti, hangi yaştalardı?

    Bu öğrenciler ilçe düzeyinde belirleniyor. Özellikle mezralarda, köylerde yaşayan
    öğrencilere ulaşımda zorlandılar. Sadece Kastamonu’da 4 bin mezra vardı. Bu
    çocuklar için soru paketleri, kitaplar hazırlandı. Her bir öğrenciye 17 kitap verdik.
    Yazın dağıttığımız kitaplar var. Her bir öğrencimize yaz için arkadaş kitapları dağıttık.
    Her bir sınıf için ayrı olarak. Burada hayat hikayesi okunurken matematik, Türkçe
    öğreniliyor. Bu kitapları bütün öğrencilere dağıtıyoruz.

    EBA destek merkezlerimiz var. 15 bin 300 tane. Evine en yakın okulda gidip, internet
    bağlantısı var. Çeşitli ortamlarda kitap, kaynak, dijital içerikler var. Bunlar daha çok
    imkanı zayıf olan yerlerde var. Buralarda herşey ücretsiz. Evinde bilgisayar olmama
    ihtimali olan her çocuğun hizmetindeydi. Hangisine ne kadar çocuk geldi bütün bunlar

    belli. Kesinlikle çok verim aldık. Bir kısım çocuklarımız oraya hiç uğramadı. Ya imkanı
    vardı, ya başka bir şey vardı. Bizim imkansız olarak tespit ettiğimiz yaklaşık 1,6
    milyon çocuk var. Kardeşleriyle düşündüğümüzde 750 bin bilgisayar dağıttık.
    Öncelikle ekonomik durumu en zayıf öğrencilere dağıttık.

    Aile ve Çalışma Bakanlığımızın elinde veriler var. Hane hane tespit ediyoruz. 917 bin
    öğrencilik liste verdiler. En dezavantajlılar dediler. Hepsine ulaştık. Hatta
    televizyonsuz evler vardı. Hepsinin evlerine televizyon verildi. Şartlı nakit yardımı gibi,
    kızların okullaşma oranı gibi yardımlar verildi. Bunun daha fazlasını yapmamız lazım.
    Okullara bütçe gönderiyoruz. Okul aile birliği güçlü olan okullara daha az, imkanları
    sınırlı olan okullara daha fazla bütçe gönderiyoruz? Niye fırsat adaleti için.

    Sizin eleştiriniz yapıcı olup, şu şu eksiklikleriniz var şeklinde mi yoksa yıkıcı, yakıcı,
    yok edici mi? Bu eleştiriler insana sırtındaki akrebi göstermek gibidir. Eleştiriler bizim
    için gerçekten çok yararlı. Sahadan öyle eleştiriler geliyor ki bize. Bazen hakikaten bir
    yeri göremiyoruz. Salgın döneminde il müdürlerimizle en az 50-60 kez görüştük.
    Siirt'te şuna, Bilecik'te şuna dikkat etmek lazım deniliyor. Aşılama konusunda
    seçimlerden sonra ilk başlayan grup öğretmenlerdi. Şimdi tamamlanmak üzere.
    Yüzde 90'lar civarında. Hatta 3. aşılarla ilgili senaryolar çalışılıyor.

    ÇOK OKUNANLAR

    EDİTÖRÜN SEÇİMİ