10.5 C
İstanbul
Perşembe, Mayıs 13, 2021

    Dr. Gülay Ertürk
    Veteriner Hekim-Homeopat

    Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesinden mezunu. İngiliz Homeopati Enstitüsü’nden Veteriner Homeopati eğitimi alan Ertürk’ün, Kediniz Konuşuyor ve Köpeğiniz Konuşuyor isimlerinde yayınlanmış iki kitabı bulunuyor. . Merkezi Ankara’da bulunan Veteriner Homeopati Derneğinin kurucu üyesi ve geçmiş dönem başkanıdır.

    Kedi ve köpeklerin hafızası ne kadar güçlü?

    Kedi ve köpekler de tıpkı insanlar gibi yaşadıkları olayları hatırlıyorlar. Peki evcil hayvanlarımızın hafızası nasıl işliyor? Kediler mi yoksa köpeklerin hafızası mı daha güçlü? İyi şeyler kadar kötüleri de hafızalarında tutuyorlar mı? Veteriner Hekim-Homeopat Gülay Kabasakal Ertürk hayvan sahiplerinin merak ettiği bu soruların cevabını hayatimsaglik.com için yazdı.

    Köpek ve kedi sahipleri, hayvanlarını pet pansiyonlarına bırakmak zorunda kaldıklarında, hep şunu merak ederler?Acaba beni unutur mu? Elbette hayır. Onların da bizim kadar iyi olmasa da kısa ve uzun süreli olarak, yaşadıklarını hafızada tutma yetenekleri  var. Deneyimledikleri şeyleri hatırlıyorlar, hele bir de işin içinde duygu da varsa! Öyle, kolay kolay  unutmuyorlar. Ödül çikolatalarının bulunduğu dolabı, oyuncaklarının saklandığı çekmeceyi, mama kutusunun yerini vs. bulmak, kedi köpekler için çok kolay bir iş. Aynı zamanlarda aynı eylemleri tekrar ettiklerinde, zamanla buna nasıl tepki vereceklerini de biliyorlar.

    Sen unuttun ama ben unutmadım

    Bir hasta sahibi şöyle bir anısını anlatmıştı. Her gün saat 17.00 ‘de kendisi sade kahvesini yudumlarken, köpeğine de bir çiğneme çubuğu verirmiş. Kafasının meşgul olduğu bir gün, kendi kahvesini yapmış ama köpeğine çiğneme çubuğunu vermeyi unutmuş. Köpeği, kahvesini yudumlayan sahibine bakıp bir süre bekledikten sonra, koşup, çiğneme çubuklarının bulunduğu dolabtan, bir tane kaptığı gibi gelip yanında keyifle yemeye başlamış. Adeta sen unuttun ama ben unutmam der gibi. Eminim sizin  de başınıza  böyle olaylar geliyordur. Kısacası, onların da bizim gibi hafızları var.

    Kısa ve uzun süreli hafıza

    Bizler kimi olayları kısa süreli, kimilerini  ise uzun süreli olarak hafızalarımızda tutarız. Sosyal  hesap ya da telefon bankacılığında kullandığımız şifreyi, telefon numarasını vs. unutabiliriz. Ancak doğum tarihimizi unutmayız. Bazı şeyleri birkaç dakika aklımızda tutarız, bazılarını ise ömür boyu. Duygusal veya fiziksel tepkilerle ilişkili yaşadıklarımızı uzun süreli olarak hafızalarımızda tutarız. Yani bazıları hiç silinmez, bazıları ise zamanla silinir. Kısa süreli hafıza, çalışma hafızası olarak da bilinir. Bu hafıza özellikle; öğrenme, okuma, problem çözme, matematik, dil becerileri gibi eylemlerde önem taşır. Uzun süreli hafızada ise kısa süreli hafızanın süresini geçen bilgiler saklanır. Haftalar, aylar, yıllar sonra bile arkadaşınızın görünüşünü hatırlamak gibi. Uzun süreli hatıralar sırayla kaybolmaz. Yıllar önce başınıza gelen bir şeyi dün ne yaptığınızı hatırladığınızdan daha iyi hatırlayabilirsiniz.

    Uzun süreli hafızaya sahip birçok kedi köpek var

    Hayvanlarda karnını doyurma ya da hayatta kalma çabası ile ilgili ve duygusal etkisi olan olayların, uzun süreli hafızada depolanma olasılığı daha yüksektir. Hem çalışmalarda hem de gerçek hayattaki olaylarda uzun süreli hafızaya sahip birçok kedi ve köpek örneği var. Örneğin, evcil hayvanlar sahipleri tatile gidip döndüklerinde, bir çocuğun  ailesini aynı süre görmedikten sonra göstereceği heyecanın aynısını gösteriyorlar.

    İyi de kötüyü de hafızaya kaydederler

    İstismara uğramış evcil hayvanlarda uzun süreli hafızanın kanıtı olarak geçmişte meydana gelen olumsuz bir anı veya olayla ilişkilendirebilecekleri, örneğin şişman erkeklerden, bastondan veya  belirli seslerden korkma gibi sendromlar görülebiliyor. Benim kendi köpeğim Elfi’den size örnek vereyim. Tava’dan korkuyor. Evet, evet yanlış duymadınız. Elfi bir Alman Kurdu. Bize 7 aylık iken Macaristan’dan geldi. Harika bir Alman Kurdu. Cesur, özgüvenli, yetenekli bir köpek. Ancak, tesadüfen bir gün, tavadan korkup saklandığını fark ettik. Nedenini çözemedik. Şu anda 14 yaşında olan köpeğimiz belki de küçükken  Macaristan’da doğup büyüdüğü çiftlikte, tava ile ilgili kötü bir anı yaşadı.

    Sahiplerinin sakinliği onlar için önemlidir

    Bir diğer önemli konu da davranışımızın evcil hayvanımızın davranışını ve anılarını insanların fark ettiğinden daha fazla etkilediğidir. Evcil hayvanlar insanların ve diğer evcil hayvanların kimliklerini ve etraflarındaki duyguları da akıllarında tutarlar. Bu genellikle gözden kaçırdığımız bir hayvan zekasıdır. Bir veteriner hekim olarak söyleyebilirim ki hasta sahibinin veteriner kliniğindeki davranışı, evcil hayvanını çok etkiliyor. Klinikte sahibinin stresi hayvana geçiyor. Yani sahipleri korkuyorlarsa ve endişeliyse, klinik ortamının anısı, kokusu ve o klinikteki insanlar köpeğin ya da kedinin aklında  korkutucu olarak yerleşiyor. O yüzden, sahiplerinin sakinliği hayvanlarının rahatlığı açısından önem taşır.

    Mutlu anlar için de veteriner kliniğine gitmeliler

    Evcil hayvanların, sadece tedavi için değil, sevgi gördüğü “mutlu ziyaretler” için de zaman zaman veteriner kliniğine götürülmesi, korkutucu olmayan hoş deneyimler yaşamalarını sağlar. Böylece kliniğin kötü olduğu konusundaki anıların birikmesi engellenir. Bu önemlidir çünkü olumsuz bir deneyimin oluşmasına hiç izin vermemek onu düzeltmektençok daha kolaydır. Geçmişteki olumsuz bir deneyimi yeniden oluşturmak, düzeltmek  için sabır, zaman ve sevgi gerektirir, kuşkusuz sevginiz varsa, zaman da vardır ama zamanı daha eğlenceli şeyler için harcamak hepimizin tercihidir.

    Kedilerin hafıza performansı köpeklerden iyidir

    Araştırmalar, kısa süreli hafıza yetenekleri açısından köpeklerin, uzun süreli hafızada ise kedilerin daha iyi performans gösterdiğini ortaya koymuştur. Öte yandan çalışmalar, kedilerin hatırladıkları şeyler konusunda oldukça seçici olduklarını da göstermiştir. Temel olarak, kediler kendilerine neyin fayda sağladığını hatırlar.

    Peki hangisi daha akıllı?

    Biraz da zekadan söz edelim. En zeki canlı olarak insanların serebral korteksinde, 16 -17 milyar nöron bulunuyor.Çalışmalar bu kortikal nöronların, köpeklerde 530 milyon, kedilerde ise yaklaşık 250 milyon olduğunu ortaya koymuştur. Yani düşünme, planlama ve karmaşık davranışla ilişkili  kortikal nöronlar kedilere göre köpeklerde önemli ölçüde daha fazladır. Ancak, hem kedileri hem de köpekleri seven ve sahip olan biri olarak bence hangisinin “daha akıllı” olduğunu söylemek güç. Çünkü, nöron sayısı ne olursa olsun, hangi türün daha akıllı olduğunu yanıtlamak, bir küreğin mi yoksa bir tırmığın mı daha iyi olduğunu yanıtlamak gibidir. Yani yanıt, çözmeye çalışılan sorunla ilgilidir. Örneğin, avlanma yetenekleri söz konusu olduğunda, en yetenekli kedilerdir, sonra köpekler gelir ve insanlar en alt sıradadır. Ancak bu üç grup matematikte test edilse, insanlar hem köpekleri hem de kedileri geride bırakır. Bu arada, pek çok çalışmanın, aslında, köpekler için oluşturulmuş testlerin kedilere uyarlanması ile yapıldığının da altını çizelim.

    Yaşla  birlikte işlev bozukluğu artıyor

    Kediler ve köpeklerde de, tıpkı insanlarda olduğu gibi uzun süreli hafızada tutulan hatıraların kesinliği ve doğruluğu zamanla azalabiliyor. Ayrıca, yaşa bağlı hafıza kaybı ve bunama da biz insanlar için olduğu kadar hayvanlar için de bir sorun. Örneğin 11-15 yaş arası kedilerin yarısı ve 16-20 yaş aralığındaki kedilerin de yüzde 80’ni bilişsel işlev bozukluğundan muzdarip.

    Kısacası, hayvanların uzun süre sakladıkları hatıralar hakkında öğrenecek çok şeyimiz var.

    Sağlıklı  ve mutlu hayvan, sahibine de mutluluk verir, ve mutluluk sağlıktır, sağlık da  mutluluk. Hep mutlu kalın.

    www. petklinik.com

     

     

    Yazarın Tüm Yazıları

    ÇOK OKUNANLAR

    EDİTÖRÜN SEÇİMİ