11.3 C
İstanbul
Perşembe, Aralık 8, 2022

    Bu belirtiler varsa gözler için tehlike sinyalleri çalıyor demektir!

    Op. Dr. Birtan Öztürk, “Sürekli kırmızılık ve ağrı problemi, kızarıklık, ciddi veya önemsiz bir göz problemine bağlı olabilir. Genellikle ciddi bir hastalıkta diğer belirtiler de mevcuttur. Ancak, başka bir semptom yoksa bile olağan dışı bir kızarıklık devam ediyorsa, doktorunuz tarafından görülmelidir" uyarısında bulundu.

    Günlük hayata devam etmek ve hayat kalitesini elde tutmak için göz sağlığının önemli olduğunun altını çizen Op. Dr. Birtan Öztürk, gözü tehdit eden bazı işaretlere karşı uyarıda bulundu. Öztürk, devamlı kırmızılık ve ağrı, çift görme ve görme bozukluğu gibi problemlerin yol açabileceği göz problemleri hakkında bilgi verdi.

    Sürekli ağrı ve kırmızılığa dikkat

    Göz Vakfı Bursa Yıldırım Göz Merkezi’nde görev yapan Op. Dr. Birtan Öztürk, günlük yaşamda karşı karşıya kalınabilecek göz sağlığını tehdit eden tehlikelere karşı uyarılarda bulundu. Sağlığı ciddi açıdan tehdit eden tüm hastalıkların işaretlerinin bir ya da birkaçı ile kendini göstereceğini belirten Op. Dr. Birtan Öztürk, devamlı kırmızılık ve ağrı problemi, kızarıklık ciddi ya da önemsiz bir göz sorununa bağlı olabileceğini kaydetti.

    Ciddi bir hastalıkta genellikler diğer belirtiler de mevut olduğunu fakat başka bir belirti yoksa dahi olağan dışı bir kızarıklık varsa doktora başvuru yapmanın gerektiğini belirten uzman isim, sağlıklı bir gözün ağrı yapmayacağının altını çizdi. Herkeste vücudun her yerinde hafif ya da gelip geçici ağrılar olduğunu belirten Öztürk, sürekli ağrının normal olduğunu vurguladı. “Özellikle göz kızarıksa veya diğer tehlike sinyalleri de varsa dikkat” ifadelerini kullandı.

    Uzak ve yakındaki ayrıntılar bulanıklaşabilir

    Göz için en önemli tehlike işaretlerinden birinin görme problemi olduğuna dikkat çeken Op. Dr. Birtan Öztürk, görme bozukluğunun birçok şekilde olabildiğini, uzak ya da yakındaki  ayrıntıların bulanıklaşabildiğini belirtti. Bu tür bir bulanıklaşmanın çoğunlukla basit bir gözlük gereksinimi olduğunu belirten Öztürk, bu durumun ciddi olmadığını ve tabii körlüğe neden olmayacağını kaydetti. Fakat bulanık görmenin hipertansiyon ve diyabet gibi sistemik hastalıkların habercisi olmakla beraber glokom ve katarakt habercisi de olabileceğinin altını çizdi.

    Kalıcı çift görme kötü bir semptomdur

    Başka bir kötü belirtinin ise çift görme problemi olduğunu ifade eden Op. Dr. Öztürk, her şeyi iki tane görmenin gözlerin düzgün pozisyonda olmadığını ifade etti. Bu durumun çoğunlukla beyin tarafından gözlerin kontrol edilmesindeki bir probleme bağlı olduğunu söyleyen Öztürk, kalıcı çift görmenin kötü bir semptom olduğunu vurguladı.

    Göz önünde uçuşan cisimler ve ışık çakmaları

    Op. Dr. Öztürk, bazen bir gözün önünde aniden uçuşan noktalar belirebileceğini anlattı ve beyaz, parlak bir yüzeye ya da gökyüzüne bakıldığında görülen birkaç nokta ya da çizgiyi kastetmediğini belirtti. Küçük sinekler gibi göz önünde dans eden yüz ya da bin noktayı kastettiğini söyleyen Öztürk, bu noktaların, gözün gerisindeki jel olan vitre sıvısı içerisine dağılan hücreler olduğunu kaydetti. Bu hücrelerin kanamaya bağlı kırmızı kan hücreleri ya da enfeksiyona bağlı beyaz kan hücreleri olabileceğine dikkat çeken Öztürk, enfeksiyon ve kanama göz içinde istenen bir şey olmadığını ifade etti. “Diyabet gibi sistemik bir hastalığın ya da göz içerisinde cerrahiye gidebilecek bir retinal yırtığın habercisi olabilir” şeklinde uyarıda bulundu.

    Şaşı gözler neyi ifade ediyor?

    Şaşı gözlerin, çocukluk çağında ya da erişkin yaşlarında sonradan bir gözün dışına ya da içine dönmesinin beyinde gözlerin kontrolünün kaybolduğunun göstergesi olduğunu kaydeden Op. Dr. Öztürk, bu durumun göz görmediği için ve beyne hangi doğrultuya baktığını anlatamadığı için gelişebileceğini aktardı.

    Çocuklarda idrar yolu enfeksiyonu ve tedavisi!

    Prof. Dr. Kamburoğlu: Estetik doğal olandır, sonuç doğal değilse estetik de olmaz

    Pandemide iki şey arttı: Gebelik ve cinsel isteksizlik

    ÇOK OKUNANLAR

    EDİTÖRÜN SEÇİMİ