22.6 C
İstanbul
Pazar, Temmuz 3, 2022

    Sinovac araştırması: Tek doz yeterli değil

    'SARS CoV-2 İnaktif (Sinovac-Coronavac) aşısının bağışıklık yanıtı araştırması sonuçlandı. Araştırmanın sonuçlarında, birinci aşıdan sonra antikor geliştirme oranı %25'te kalırken, ikinci aşıdan sonra antikor geliştirme oranının %97'nin de üzerine çıktığı tespit edildi.

    Manisa Celal Bayar Üniversitesi (MCBÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları, Halk Sağlığı ve Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı öğretim elemanlarının yürüttüğü ‘SARS CoV-2 İnaktif (Sinovac-Coronavac) Aşısının Bağışıklık Yanıtı’ konusundaki bilimsel çalışma tamamlandı.

    MCBÜ Bilimsel Araştırma Fonu Desteği ile yürütülen çalışma Türkiye’de büyük ölçüde uygulanan SARS-CoV-2 inaktif Sinovac (Coronavac) aşısının antikor oluşturma yetkinliği konusunda yapıldı. Türkiye’de sonuçları açıklanan ilk kapsamlı çalışmalardan biri olma özelliğini taşıyan çalışmada, SARS-CoV-2 Spike (Dikensi) proteininde virüsün insan hücrelerine bağlandığı bölgeye (RBD) karşı oluşan nötralizan antikorlar kalitatif ve kantitatif olmak üzere 2 farklı testle tespit edildi.

    Sinovac araştırması sonuçlandı: Tek doz yeterli değil
    Sinovac araştırması sonuçlandı: Tek doz yeterli değil

    Çalışma 1053 sağlık çalışanı üzerinde yapıldı

    Manisa CBÜ hastanesi gönüllü olduğu sağlık çalışanlarının üzerinde yürütülen çalışma Manisa CBÜ Tıp Fakültesi Etik Kurulu tarafından onaylanan bir aşı antikor yanıtı çalışması olan araştırmanın verileri 11 Ocak – 18 Mart 2021 tarihleri arasında toplandı.

    Çalışmada aşı uygulanmadan önce tüm katılımcılara antikor testi yapıldı. Test sonuçlarında SARS- CoV-2 antikoru tespit edilmeyen 1053 kişi çalışmaya alındı. Yapılan araştırmada tüm sağlık çalışanlarının 1. aşıdan en az 28 gün sonra (939 katılımcıdan) ve 2. aşıdan en az 28 gün sonra (771 katılımcıdan) elde edilen özet sonuçlar ise şu şekilde açıklandı:

    Genel bulgular: İlk aşıdan en az 28 gün sonra bağışıklık yüzdesi yüzde %25.3 (Yüzde 95 GA: 22.5 – 28.1),

    ikinci aşıdan en az 28 gün sonra Nötralizan (Kantitatif) testi bağışıklığı %97.92 (Yüzde 95 GA: 96.91 – 98.93)

    İkinci aşıdan en az 28 gün sonra Nötralizan (Kalitatif) testi bağışıklığı %97.79 (yüzde 95 GA: 96.75 – 98.23) olarak tespit edildi.

    Sinovac araştırması sonuçlandı: Tek doz yeterli değil
    Sinovac araştırması sonuçlandı: Tek doz yeterli değil

    Araştırmayı yapan uzmanlar anlattı

    Manisa CBÜ Tıp Fakültesi Tıbbı Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sinem Akçalı, araştırmalarında Celal Bayar Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri fonu desteğiyle günümüzde Türkiye’de geniş ölçekte kullanıma giren ve toplumda ‘Çin aşısı’ olarak bilinen inaktif Covid-19 aşısının antikor oluşturma yetkinliğini değerlendirmeyi amaçladıklarını belirtti.

    Aşının oluşturduğu antikor yetkinliğini saptamakla birlikte, bir diğer amaçlarının da da sağlık çalışanlarında aşının oluşturduğu antikor seviyelerinin ne kadar süreyle devam ettirdiğini takip etmeyi etmek olduğunu ifade eden Akçalı, bu yüzden aşı antikor seviyelerini araştırmak için sayısal değer verebilecek kitleri tercih ettiklerini aktardı.

    Akçalı, “Sağlık çalışanlarından toplanan kanlardan araştırmamızı yaptık. Fakat bu tespit edeceğimiz antikorların aynı zamanda nötralizan antikor denilen ve kişileri Covid-19 ile hastalanmaktan koruyacak virüsün hücreye girişini engelleyen antikorlar olup olmadığını görmek amacıyla da nötralizasyon testi dediğimiz bir başka testle de aşılanmış bireylerden toplanan kanları çalıştık. Daha sonra her 2 test sonuçlarını bulduğumuz değerler üzerinden değerlendirdik. Bu çalışma Türkiye’de sonuçları açıklanan ilk kapsamlı çalışmalardan biri olarak kayıtlara geçti” ifadelerini kullandı.

    Sinovac araştırması sonuçlandı: Tek doz yeterli değil
    Sinovac araştırması sonuçlandı: Tek doz yeterli değil

    Kadınlarda antikor üretme oranı daha yüksek

    Manisa CBÜ Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Şebnem Şenol Akar ise çalışmaya başlangıçta daha önce hastalığı geçirmemiş 1053 kişi ve antikoru negatif olan sağlık çalışanlarının katıldığını aktardı. 1053 kişinin hastalığı geçirmediği ilk olarak yapılan antikor testleriyle kanıtlandığını belirten Akar, 1. aşının ardından 2. aşıdan önce bir kan aldıklarını söyledi.

    Bu kan alımında antikor düzeylerini saptadıklarını kaydeden Akar, 2. aşıdan en az 28 gün sonra 2. Kanları topladıklarını söyledi.

    Akar, “Bu durumda 1. aşıdan sonra 900’ün üzerindeki sağlık çalışanında, 2. aşıdan 28 gün sonra da 771 sağlık çalışanında kanlarımızı topladık. Çalışmanın sonucunda gördüğümüz önemli durumlardan birisi nötrolizan antikor ve titreyle baktığımız antikor sonuçlarının uyumlu olmasıydı. 1. aşıdan sonra antikor geliştirme oranı %25’te kaldı. 2. aşıdan sonra antikor geliştirme oranı %97’nin de üzerine çıktı. Bu da demek oluyor ki 1. aşıdan sonra yeterli bağışıklık oluşmamakta, 2. aşıdan sonra toplumun büyük bir kısmında bağışıklığını oluşturmuş durumdayız’’ ifadelerini kullandı.

    Akar ayrıca, antikor geliştirme oranının her iki cinsiyette de anlamlı ve yeterli bir seviyede olduğunu ancak kadınlarda bir miktar daha yüksek antikor düzeyi saptadıklarına dikkat çekti. Erkeklerde %97, kadınlarda %99 oranında bir antikor geliştirme oranı söz konusu olduğunu belirten Akar, “Bu oranı bir miktar cinsiyetle farklılık gösterebilir. Bunun kesinlikle cinsiyetle ilişkili olup olmadığını istatiksel alt değerlendirmeler sonuçlandığında söylemek daha doğru olacaktır. Burada vurgulamamız gereken şey 1 doz aşının asla yeterli olmayacağı, muhakkak 2. dozun olunması gerektiği, koruyuculuğun bu şekilde oluşabileceğini söylememiz çok önemli.” dedi.

    Sinovac araştırması sonuçlandı: Tek doz yeterli değil
    Sinovac araştırması sonuçlandı: Tek doz yeterli değil

    Kurallarda dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizen Akar, “Çalışmamızda göstermiş olduğumuz yüksek antikor düzeyleri hastalıktan %100 korunacak oldukları anlamına gelmemektedir. Kesinlikle kişisel korunma önlemlerini aralık vermeden devam etmemiz gerekiyor. Kişisel mesafe kurallarına, maske kullanımına, dikkat edilmesi mutlaka gerekiyor. Kapalı ortamlardan korunma, böyle ortamlarda maskemizi çıkarmama gibi önemli konulara dikkati çekmemiz gerekiyor” şeklinde konuştu.

    Aşının yan etkileri üzerinde de çalışma yürüttüklerini belirten Akar, hastalığa yakalanmaktansa aşılı olmanın çok daha güvenli olduğuna vurgu yaptı. Aşıya karşı yaşanan tereddütleri azaltmak için bu çalışmada yan etkileri de yakından takip ettiklerini aktaran Akar, son derece az yan etki olduğunu gözlemlediklerini belirtti. Özellikle %25’in altında yalnızca aşı yerinde ağrı gibi veya baş ağrısı gibi çok az yan etkiler görüldüğünü ifade eden Akar, %1’in altında hastaneye başvurmayı gerektirecek ciddiyette yan etkiler olduğunu gözlemlediklerini ifade etti. “Bu da aşının son derece güvenli olduğunu gösteren önemli bir kanıt” dedi.

    Çalışmaya, Dr. Öğr. Görevlisi Şebnem Şenol Akar, Prof. Dr. Sinem Akçalı, Prof. Dr. Pınar Dündar, Prof. Dr. Erhan Eser, Prof. Dr. Beyhan C. Özyurt, Dr. Yunus Özkaya, Dr. Öğretim Görevlisi Deniz Özer, Dr. Merve Gezginci, Dr. Gülizar Deniz ve Uzman Hemşire Ferya Karadağ Yalçın araştırmacı olarak katıldı.

    Covid-19 aşısının yan etkileri neler? Aşıdan önce-sonra ağrı kesici kullanılmalı mı?

    Biontech Covid-19 aşısı hangi hastanelerde yapılıyor?

    Kimler Biontech aşısı olamayacak? Sağlık Bakanlığı kılavuz yayınladı

    Covid-19 aşılarının yan etkileri neler? İşte aşıların yan etki oranları

    Hangi aşı tercih edilmeli? Sinovac mı? Biontech mi?

    ÇOK OKUNANLAR

    EDİTÖRÜN SEÇİMİ