19.6 C
İstanbul
Pazartesi, Haziran 27, 2022

    Şili ve İsrail’de aşı oranı aynı, sonuçlar farklı: Biri normale dönerken diğeri tekrar kapandı

    Pandemiyle mücadelede en güçlü silah olan aşı, dünyanın pek çok ülkesinde büyük bir hızla devam ediyor. Ancak Şili ve İsrail’den gelen sonuçlar oldukça şaşırtıcı. Nüfusa göre aşılama oranı birbirine yakın iki ülkeden biri normal hayata dönerken, diğeri kapanma yoluna gitti.

    İsrail’de işletmeler, konser ve tiyatro alanları yeniden açıldı. Yaşam yavaş yavaş pandemi öncesine dönüyor. İsrail ile yakın aşılama oranı bulunan Şili de ise durum hiç beklendiği gibi değil. Öyle ki, katı karantina uygulamaları ve kapanma ülkenin gündeminde. Peki, aradaki bu fark nereden kaynaklanıyor?

    İsrail’de durum nasıl?

    Dünyanın en hızlı Covid-19 aşılama kampanyasını yürüten İsrail’de hastaneye başvuruları, vaka sayısı ve can kayıplarında gözle görülür bir düşüş yaşandı. 9 milyona nüfusa sahip ülkede vatandaşların yüzde 50’inden fazlası 2 doz Biontech aşı oldu. Yeniden açılan iş yerleri, konser alanları ve tiyatrolarla yaşam yeniden pandemi öncesine geri dönmüş durumda.

    Diğer yandan İsrail’de insanlar ev dışında maske takmak zorunda ve kapalı mekanlardaki toplantıların sınırlandırılması devam ediyor.

    İsrail’deki Weizmann Bilim Enstitüsü’nde görevli biyolog Eran Segal’in yaptığı bir analizde, enfeksiyonlardaki Ocak zirvesinden bugüne ülkedeki  günlük vakalarda %96, kritik hastalarda %90 ve ölümlerde %85 düşüş görüldüğü kaydedildi.

    Sağlık Bakanlığı tarafından paylaşılan istatistiklerine göre ise günlük enfeksiyonlar ülkede salgının başından beri en düşük oranlara düştü.

    Şili’de durum nasıl?

    Şili de dünyada nüfusunu en hızlı aşılayan ülkeler arasında İsrail ve İngiltere’ten sonra 3. sırada yer alıyor.18 milyon nüfusa sahip ülkedeki insanların üçte birinden fazlası, Çin’in Sinovac ya da BioNTech aşısının en az bir dozunu oldu. Aynı zamanda vakalar sağlık sistemini ezecek noktaya ulaştı ve katı karantina tedbirleri yeniden uygulamaya alındı.

    Şili’de yanlış giden ne?

    Şili’de hızla hayata geçirilen aşılama programı, insanların henüz son bulmayan Covid-19 riskini göremezden gelmesine ve hükümetin kısıtlamaları çok erken seviyede gevşetmesine yol açan yanlış bir güvenlik duygusu aşıladı.

    Geçtiğimiz Kasım ayında sınırlarını yeniden açılırken, Ocak ayında Şilililerin yaz tatiline çıkmalarına müsaade edildi. Aynı zamanda ülkeye giriş yapan insanlar üzerinde sıkı kontroller ve etkili bir temas izleme sisteminin bulunmaması ziyaretçilerin ülkeye daha bulaşıcı olan varyantları da getirmesine yol açtı.

    Ülkede restoranlar, okullar, alışveriş merkezleri, kiliseler ve spor salonları yeniden açıldığında koronavirüs çok daha hızlı yayıldı. Ülkede bulaşma oranları artık çok yüksek olduğu için salgının üstesinden gelmek amacıyla nüfusun çok daha büyük bir kısmının aşılanması gerekecek.

    İki ülkeyi karşılaştırmak mümkün mü?

    Şili ve İsrail, birbirinden farklı demografik yapılara, toplumlara ve farklı virüs varyantlarına sahip ülkeler. Bu yüzden iki ülkede salgını oluşturan etkenlerin birbirinden ayrı olduğundan net bir karşılaştırma yapmak olası değil.

    Fakat Şili için de salgının kontrol altına alınması bir an meselesi olabilir. İsrail şu anda düşük enfeksiyon oranlarının keyfini sürerken, aşının etkisini göstermesi ilk tahmin edilenden daha uzun sürmüş gibi görünüyor.

    Aslında İsrail, pandemi sırasındaki enfeksiyonlarda en ciddi artışını, aşılama sürerken de yaşadı. Haftalarca devam eden sıkı bir tecrit uygulandı. Şili’de de alınan yeni karantina önlemleri ile İsrail’dekine benzer bir şekilde bir süre sonra enfeksiyon oranlarının düşmesini imkanlı hale getirebilir.

    Türkiye İsrail’in yaptığını yapabilir mi?

    Türkiye, dünyada nüfusunu hızla aşılayan ülkeler arasında ülkeler arasında yer alıyor. İsrail, İngiltere, Şile, ABD,  Bahreyn, Macaristan, Sırbistan, Uruguay ve Almanya’nın ardından 8. sırada bulunan Türkiye’de, nüfusun %11’den fazlasına bugüne kadar BioNTech/Pfizer ve Sinovac’ın en az bir doz aşısı yapıldı.

    Türkiye’de vaka sayıları, özellikle Karadeniz Bölgesi ve büyükşehirler özelinde yükseliyor olsa bile uygulanan kısıtlamalar ve aşılanan insanların sayısının çoğalmasıyla yakın bir zamanda enfeksiyon oranlarında düşüş gözlenebilir.

    Hem Türkiye hem de İsrail’in kültürel davranış, nüfus  yoğunluğu aşılara erişim ve aşı tereddütlerindeki farklılıkları ele alması gerekiyor. İsrail, virüs nedeniyle daha az risk altında olan gençleri aşı yaptırmaya teşvik etmek için bedava içecek ve pizza dağıttı, benzer teşvikler belki Türkiye’de de işe yarayabilir.

    ÇOK OKUNANLAR

    EDİTÖRÜN SEÇİMİ