21.6 C
İstanbul
Pazartesi, Haziran 27, 2022

    Prof. Dr. Cinel: Virüs silah değiştirdi, yoğun bakımlarda kırmızı alarm çanları çalıyor

    Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. İsmail Cinel "Bu son dalga hiçbirisine benzemiyor. Virüs silah değişitirdi, yoğun bakımlarda kırmızı alarm çanları çalıyor" dedi.

    Türkiye’de salgının başladığı 13 aydan bu yana, vaka ve ağır hasta sayısında en yüksek sayılara ulaşıldı. Bu hafta vaka sayısı 62 bin 606, ağır hasta sayısının ise 3 bin 240’a kadar yükseldi. Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. İsmail Cinel,”Bu son dalga hiçbirisine benzemiyor” diyerek uyardı: “Genç hastalar, daha fazla doku tahribiyle geliyor. Virüs silah değiştirdi. Çocuk hastalarımız da artıyor. Yoğun bakımlar alarm veriyor. 15 gündür kırmızı alarm çanları çalıyor.”

    Koronavirüsün pik yaptığı bu süreçte artık herkesin seferberlik varmış gibi salgınla mücadelede kurallara sıkı sıkıya uyması gerektiğini belirten Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. İsmail Cinel, artık çok daha genç yaşta hastaların kaybedilmeye başlandığını ve yoğun bakım ekiplerinin de ağır bir travmatik süreçle karşı karşıya kaldığını belirtti.

    Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. İsmail Cinel
    Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. İsmail Cinel

    Şimdi durum farklı, çanlar çalıyor

    Bulunduğumuz sürecin majör olarak üçüncü bir yukarı çıkış olduğunu ifade eden Prof. Dr. İsmail Dr. “Birinci dalgada adeta bir seferberlik hali vardı ve vaka sayıları zirvede 13 bin 300’lerdeydi. Yoğun bakımlara yansıması da 1980 hasta oldu. İkinci yukarıya gidişte, vaka sayısı 33 bin 500, yoğun bakımlara yansıması ise maksimum 5 bin 970’lerdeydi. Biz, tam kapanmaya gitmeden, müthiş bir sağlık altyapısının yanında üstyapı diyebileceğimiz yoğun bakım ekiplerinin inanılmaz özverili mücadelesi ile bunun da üstünden gelmiştik ve ağır hasta sayılarımız 500’lere kadar inmişti. Fakat şimdi durum farklı. Yukarıya doğru gidiyoruz. Son 15 gündür kırmızı alarm çanlarının çaldığı açık ve net” diye konuştu.

     

    Genç hastalar, dokuları daha tahrip olmuş olarak geliyor

    Prof. Dr. Cinel, bu defa karşımızda mutasyona uğramış, toplumda hızla yayılan ve dokuları biraz daha fazla eden bir virüs olduğunu belirterek şunları söyledi: “Genç hastalarımızın sayısı çok daha fazla. Aşılamanın da faydası ile (65 yaş üstünü aşılamayı başardık), artık yoğun bakımlarda ortalama 78 gibi yaşlardan şu an 60’lara 59’lara geri geldik. Bu çok önemli bir nokta. Çünkü artık 38 yaşında da hastamız var, 45 yaşında da. Bu hastlar yoğun bakımlarımıza dokuları daha tahrip olmuş bir şekilde geliyor. Şu anda ağır hasta sayısında 3 bin 200’lerdeyiz. Son 6 haftadır bu rakam her gün artıyor. Yoğun bakıma olan gereksinim de artıyor. Sağlık çalışanları için çok zor bir dönem. 10 tane yoğun bakımınız var, ikisini Covid 19 yoğun bakıma çevirdiniz, yetmedi altısı yedisi, hepsini koronavirüs yoğun bakım yapamazsınız. Çünkü Covid 19 olmayan hastaların da, örneğin trafik kazası, beyin kanaması, ciddi kalp krizi geçirdiklerinde yoğun bakıma ihtiyaçları var.”

    Seferberlik duygusuyla frene basmaya ihtiyacımız var

    Covid 19 salgınından korunmak için herkesin bir adım daha geride durması gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Cinel, bunun da seferberlik duygusuyla yapılabileceğini anlattı:
    “Nisan ayının başından beri çok ciddi uyarılarda bulunuyoruz. Ancak vaka sayıları hala 62-63 binlerde aşağıya düşmüyor. Vaka sayılarında düşüş görsek de yoğun bakımlardaki vakalar 1 hafta 10 gün daha artmaya devam edecek. Bu durum karşısında yoğun bakımcılar olarak çok tedirginiz. Durum çok ciddi. Bu yüzden herkesin bir adım geri çekilmesini istiyoruz. Seferberlik hali gibi durumun ciddiyetini anlayıp gönülden bu seferberliğe katkı vermek gerek. Kendi Ramazanımızı 10 gün erken getirelim demiştim daha önce. Burada şunu kastetmiştim, Ramazanın manevi yönü vardır. Kendimizi dinleriz, yalnız kalırız. Böyle bir döneme ihtiyacı var Türkiye’nin. Fren yapmaya ihtiyacı var.”

    Yoğun bakımlar açısından endişeliyim

    Ramazan başında alınan kısmi kapanma ile frene biraz basıldığını ancak bunun da yeterli olup olmayacağının önümüzdeki günlerde görüleceğini ifade eden Prof. Dr. İsmail Cinel şöyle konuştu: “Bu fren yeterli mi değil mi, Ramazan’ın etkisini nasıl olacak, bunlar önümüzdeki hafta Cumartesi-Pazar ortaya çıkacak. Ama bu bir hafta nasıl geçecek, ben yoğun bakımlar adına bunu düşünüyorum, bundan endişe duyuyorum. Çünkü örneğin 50 yoğun bakım yatağınız vardı, 80 oldu, 100 oldu, 120 oldu, doldu. Bu da neyi getiriyor biliyor musunuz? Taşın altına elini koymak isteyen, yoğun bakımdan uzak olan hekim grubu dahi endişe ediyor. Çünkü örneğin bir göz hekimini yoğun bakımda çalıştırarak verim alamazsınız.”

    Tıbbi kalite düşer, psikolojik çöküşe neden olur

    Ağır hasta sayılarının çok yüksek seyretmesinin yoğun bakımları “hastanelerin sigortası olmaktan çıkacağını da söyleyen Prof. Dr. İsmail Cinel sözlerini şöyle sürdürdü: “Belli bir sayının üzerine çıktığı anda yoğun bakımlar sigorta olma özelliklerini kaybeder. Tüm hastane için sigorta fonksiyonunu göremeyen yoğun bakım demek, tıka basa dolu yoğun bakımlar demektir. Tıbbi kalitenin, istemeden düşmesi demektir. Yoğun bakımcıları da psikolojik olarak ciddi anlamda çok örseler bu, yılgınlığa, bitkinliğe neden olur. Düşünsenize bir yoğun bakımda mesela ayda ortalama 100 vefat yaşarken, bir bakıyorsunuz 300-400’lere çıkıyor. Bu hastalara 20 gün 30 gün emek vermiş yoğun bakımcının içinden bir parça kopar. Hele de hastalar daha gençse, etkisi daha yıkıcı oluyor. Çocuklara dahi yöneldi bu virüs, silah değiştiriyor. Aşı demek, bilim demek. Mutlaka aşıya ulaşmamız gerekiyor.”

    Yoğun bakım yatakları tamamen dolarsa sistem kilitlenir

    Türkiye’nin salgında yoğun bakımlar açısından zaman kazanmaya ihtiyacı olduğunu da ifade eden Prof. Dr. Cinel, şu anda zaman kazanmaya ihtiyaçları olduğunu bunun için de herkesin sağlık sistemine yardımcı olması gerektiğini belirtti.

    İstanbul’da doluluk seviyesinin en üst düzeyde olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Cinel, “Bu, yoğun bakımlarda yatakların tamamen dolu olduğu anlamına gelmiyor. Biz hastamızı kapıda, sokakta bırakacak bir millet değiliz. Ama ben, Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı olarak şunu vurgulamak zorunda hissediyorum kendimi: Yoğun bakımın birinci düzeyi olur, kardiyoloji, nöroloji yoğun bakım, olur buralarda koronavirüs hastalarına geçici süreyle hizmet verebilirsiniz. Asıl hizmet alacakları yer, üçüncü basamak yoğun bakımdır bu hastaların. Genel yoğun bakımlardır, anestezi yoğun bakımlardır, göğüs hastalıkları ilgili yoğun bakımlardır. O yüzden diyorum ki, daha fazla doluluk, yoğun bakımların sigorta olma fonksiyonunu kaybetmesi anlamına gelir. Yoğun bakım çalışanları açısından da psikolojik açıdan da bu yük daha fazla zor taşınır” diye konuştu.

    Özel hastaneler daha fazla destek olmalı

    Birinci pik sırasında ve Kasım-Aralık ayındaki pikte, özel hastanelerin sisteme çok büyük desteği olduğunu, ancak bu dalgada bu desteğin düştüğünü ifade eden Prof. Dr. Cinel, özel sektöre de çağrıda bulundu: “Pandemi uzadıkça insanların direnci azalmaya başladı. Ekonomik kaygılar da gelişti. Bazı özel hastanelerin daha fazla destek vermesi lazım. Burada konu para konusu değil. Biz üçüncü basamakta bazı hastalarımıza 30-40 gün ECMO desteği de verdiğimiz oluyor ve bunu da SGK geri ödemesi bakımından aslında zarar ederekyapıyoruz. Yüzde 60-70 zarar olarak yansıyor bize. Ama sağlıkta kar-zarar hesabı olmaz. Acil müdahalede, yoğun bakımda para, rakam, bunların düşünülmemesi lazım. Siz, 1-2 yıllık hemşirelerle cansiperane savaşa girersiniz, İtalya gibi olmazsınız, koridorlarda hasta kaybetmezsiniz. Ama genel olarak yoğun bakım mortalite oranlarınız artar. Ben bunun artmasını istemiyorum. Bunun için de öncelikle bulaşın kesinlikle sahada önlenmesi lazım. İkincisi de bir organizasyonla acil bir şekilde kısa bir süre için aciller dışında hastalarımızın hastanelere gelmemesi lazım. Polikliniklerin belli oranda bir süreliğine tamamen iptal edilmesi lazım.”

    Türkiye kendi aşısına ne zaman kavuşacak? İşte yerli aşı hakkında her şey

    Mutasyonlu virüs aşıya dayanıklı hale gelirse ne olacak?

    Şili, Türkiye’de de kullanılan Sinovac aşısının etkinlik sonuçlarını açıkladı

    Covid-19’a kırmızı soğan etkisi; virüsün akciğer tutulumunu engelliyor

     

    ÇOK OKUNANLAR

    EDİTÖRÜN SEÇİMİ