19.6 C
İstanbul
Pazartesi, Haziran 27, 2022

    Mutasyonlu virüs aşıya dayanıklı hale gelirse ne olacak?

    Koronavirüs tüm dünyayı kasıp kavururken, pandemiye karşı insanların elindeki en güçlü silah aşı olarak görülüyor. Dünya genelinde bugüne kadar yaklaşık 869 milyon doz aşı uygulandı ve uygulanmaya da devam ediyor. Ancak, mutasyonlu virüs aşıya dayanıklı hale gelirse ne olacak? endişesi de gündemden düşmüyor.

    Almanya Başbakanlık Dairesi Başkanı Helge Braun geçtiğimiz günlerde Bild am Sonntag gazetesine yaptığı açıklamada aşılamalarla eş zamanlı olarak enfeksiyon vakalarının artması durumunda bunun muhtemel bir yeni mutasyonun, aşıya karşı direnç geliştirmiş olduğunu gösterebileceğini belirtmişti.

    Söz konusu tezi savunan tek kişi Braun değil. Konu ile yakından ilgilenen bilim insanlarının birbirine yakın açıklamaları bazen kulağa fazla karamsar, bazen de yalnızca farazi bir tehlike gibi geliyor.

    DW’de yayımlanan habere göre, Robert Koch Enstitüsü’ne bağlı uzmanlar, çeşitli virüs türleri üstünde yaptıkları araştırmaları baz alarak nötrleştirici antikorlara karşı bu virüslerden bazılarının kısmen, bazılarının ise tümüyle dirençli oldukları sonucuna vardı.

    Mutasyonlu virüs aşıya dayanıklı hale gelirse ne olacak?
    Mutasyonlu virüs aşıya dayanıklı hale gelirse ne olacak?

    Güney Afrika varyantı mutasyonlu virüslerin öncüsü

    “Güney Afrika varyantı” denilen B.1.351 tipi koronavirüs, uzmanlara göre “bağışıklıktan kaçış varyantı” adı verilen virüs mutasyonlarının oluşumu için bir temel olabilme özelliği taşıyor. Bu tür kaçış varyantlarının özelliği, koronavirüsün orijinal haline karşı geliştirilen antikorların fark edemeyeceği derecede genetik yapılarını değiştirmiş olmaları.

    Almanya’nın Braunschweig kentindeki Helmholtz Enfeksiyon Araştırmaları Merkezi’nde görevli Dr. Luka Cicin-Sain, virüslerin bu genetik değişimini “kamuflaj” olarak tanımlıyor ve virüslerin tamamen görünmez olmadıklarını belirtiyor.

    İki doz aşı bugüne kadar iyi bir koruma sağladı

    Cicin-Sain, toplum içinde aşılananların sayısı çoğaldıkça virüslerin yayılmada git gide zorlanacağı ve bu durumda yalnızca en güçlü virüs türlerinin varlığını devam ettirebileceğine işaret ederek, bağışıklık sisteminin göremediği veya yeteri kadar algılayamadığı mutasyonlu türlerin ortaya çıkma ihtimalinin yükseldiğini ifade ediyor. Cicin-Sain, öte yandan 2 doz aşının bugüne kadar görülen tüm mutasyonlara karşı iyi bir koruyuculuk sağladığına dikkat çekti.

    Dr. Luka Cicin-Sain, aşılanma neticesinde vücutta oluşan antikor miktarının, atlatılan bir hastalıktan sonra vücudun kendi ürettiği antikorlardan çok daha fazla olduğunun da altını çizdi.

    Mutasyonlu virüs aşıya dayanıklı hale gelirse ne olacak?
    Mutasyonlu virüs aşıya dayanıklı hale gelirse ne olacak?

    Endişelendiren üç varyant

    Diğer yandan, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) gibi sağlık kurumları, “endişe verici varyantları” takip etmek için bir süredir ilgili virüs türlerini inceliyor. Bunlar günümüz için koronavirüsün İngiltere (B.1.1.7) , Brezilya (P.1) ve Güney Afrika (B.1.351) varyantları.

    Japon yapıştırıcısı benzetmesi

    Cicin-Sain’e göre, İngiltere varyantının Almanya’da bu kadar yaygın görülmesinin nedeni ise bir kaçış varyantı olması değil, daha çok hücrelere daha güçlü yapışabilmesi olarak gösteriliyor. Dr. Cicin-Sain, farkı daha kesin bir şekilde ortaya koyabilmek için, koronavirüsün ilk halinin hücrelere yapıştığını, ancak İngiltere varyantının ise Japon yapıştırıcısı ile hücrelere tutunduğu benzetmesini yapıyor.

    ÇOK OKUNANLAR

    EDİTÖRÜN SEÇİMİ