28.1 C
İstanbul
Pazar, Temmuz 25, 2021

    Koronavirüs tedavisinde nar kabuğu mucizesi

    Prof. Dr. Dilek Arman, yapılan araştırma neticesinde, nar kabuğunun 10 gün boyunca, günde 3 kez kullanılması sonrası PCR negatifleşme oranının 2 kat arttığını söyledi.

    Hindistan’da yapılan bir araştırmaya göre, nar kabuğu özütü içeren besin takviyesinin, PCR’ın negatifleşmesi ve virüsün üst solunum yolu mukozasında etkisiz hale gelmesi etkinliği gösterildi. Araştırma hakkında değerlendirmede bulunan Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Dilek Arman, “Hindistan’da yapılan bir çalışmanın sonuçları da yayınlandı. Çalışma semptomatik ancak evde takip edilen, hafif ve orta semptom gösteren kişiler üzerinde yapıldı. 10 gün süreyle, günde 3 kez bu ürünün kullanılması sonrası 10’uncu gündeki PCR negatifleşme oranının neredeyse 2 kat fazla olduğu gösterildi” diye konuştu.

    Nar kabuğu

    ”VİRÜSÜ ETKİSİZLEŞTİRİYOR”

    Ürünün tükürük salgısını artırdığını da ifade eden Prof. Dr. Dilek Arman, “PCR’ın negatifleşmesi ve virüsün üst solunum yolu mukozosunda etkisiz hale getirilmesi alt solunum yoluna inmesini, sistemik etkilerinin azalmasını da sağlıyor. Bu anlamda önemli bir çalışma. O nedenle bu tür bir ürünü özellikle aşılanmamış ya da aşılanmış bireylerde AVM’ye, kalabalık ortama girmeden hemen önce günde 3 kez kullanılmasını öneriyorum. 3 saat süreyle etkisinin devam ettiğini biliyoruz. Tükürük bezleri aynı akciğerdeki gibi, daha yoğun olarak ACE reseptörlerini taşıyan dokular. Dolayısıyla tükürükteki virüsün etkisizleştirilmesi, vücuttaki giriş kapısında virüs yükünün azalması gibi bir katkı sağlıyor. Bu ürün ise tükürük salgısı 5 kat artırıyor” ifadelerini kullandı.

    ”AŞILAMADA YÜZDE 70’LERE ULAŞMALIYIZ”

    Aşılama oranlarındaki artışa da dikkat çeken Prof. Dr. Arman, tedbiri elden bırakmamak adına şu önerilerde bulundu:

    “Aşılanma sürecinde vaka sayılarında bir azalma da görüyoruz. Ancak bununla birlikte bir gevşeme görüyoruz. Aşılara olan güven son derece önemli ama unutulmaması gereken bir şey var ki aşılar belirtili enfeksiyon, ağır enfeksiyon ve ölümleri önlemede çok başarılı. Ama enfeksiyonu önlediği konusunda elimizde şu anda bir veri yok. Dolayısıyla enfeksiyon toplumda yayılmaya devam edebilir. 2 doz aşısını olmuş insan sayısı 18 milyon civarında. Toplam 50 milyon üstü doz uygulanmış olmakla birlikte tekrarlayan dozlar olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla toplumsal olarak korunabiliyoruz diyebilmek için aşılamada yüzde 70’lere ulaşmamız lazım ki yeni bir varyant çıkmaz ve değişen koşullar söz konusu olmazsa. O nedenle tüm korunma önlemlerini elden bırakmamak gerekli.”

    “TÜRKİYE’DE DE GÖSTERİLMİŞ ETKİLERİ VAR”

    Önlemlerden birinin bu ürün olduğunu belirten Arman, “Bu önlemlerden bir tanesi de nar kabuğu ekstresi, zerdeçal ve zencefil içeren formüle edilmiş ağızda eriyen ürün kullanımı. Bu ürünün Türkiye’de de gösterilmiş etkinlikleri vardı. Gerek invitro koronavirüse etki gösterdiği ama hücrelerde toksik etki göstermediği belirtilmişti. Soğuk algınlığındaki klinik etkisini de biliyoruz. Daha önce koronavirüs geçiren ama asemptomatik bireylerde üçüncü günde PCR negatifleşmesini sağladığını önemli ölçüde artırdığını biliyoruz” dedi.

    Aşıdan uzak duran aşıyla ilgili çekinceleri olan kişilerin olduğunu söyleyen Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Dilek Arman, son olarak şu uyarılarda bulundu:

    “Bugüne kadar aşıya dair saptanan hiçbir yan etki hastalığın etkisinden daha sık ve ağır değil. Hastalıkta gerçekten çaresiz kalınabilen zamanlar oluyor. Bu nedenle aşıya dört elle sarılmak gerekiyor. Aşılansak dahi maske, mesafe ve el hijyeni konularını elden ve gündemden düşürmemek gerekiyor. Bunun yanı sıra enfeksiyonu önlemeye yönelik ek tedbirler içinde de nar kabuğu ekstresi, zerdeçal ve zencefil içeren formüle edilmiş bir ürün katkı sağlayabilir.”

    Prof. Dr. Yeşilada: Nar kabuğu özütlü pastil koronavirüsü yok ediyor

    AIDS hastalığından faydalanarak 48 çocuğa bağışıklık sistemi sağlandı

     

    ÇOK OKUNANLAR

    EDİTÖRÜN SEÇİMİ