27.4 C
İstanbul
Pazar, Temmuz 25, 2021

    Hindistan’da yeni kâbus: Nipah virüsü

    Koronavirüs salgınından en çok etkilenen ülkelerin başında gelen Hindistan'ı bu kez de Nipah virüsü korkusu sardı.

    Aralık 2019’da Çin’den tüm dünyaya yayılarak hayatı alt üst eden koronavirüsten en çok etkilenen ülkelerden biri olan Hindistan’da bu kez de Nipah virüsü tespit edildi.

    Sputnik’te yer alan habere göre ; hayvan kaynaklı Nipah virüsü salgını ilk kez 1990’ların sonunda Malezya’daki domuz çiftliklerinde görülürken, 265 kişiye bulaşmış, 105 ölümle sonuçlanmıştı. Ardından 2011 yılında Hindistan’da, 2007’de Batı Bengal ‘de ve 2018 ve 2019’da Kerala eyaletlerinde Nipah virüsüne rastlanmıştı.

    NİPAH VİRÜSÜ BEYİN İLTİHABINA YOL AÇIYOR

    The Indian Express gazetesinin Hindistan Tıbbi Araştırma Konseyi ve Ulusal Viroloji Enstitüsü’nün kesitsel araştırmasına dayanarak Hindistan’da yarasalardan alınan numunelerde rastlandığını duyurduğu Nipah virüsü çok bulaşıcı olması ve insanlarda öldürücü beyin iltihabına yol açması dünya için büyük tehlike yaratıyor.

    Mart 2020’de Mumbai’nin güneyindeki Mahabaleşvar’da yakalanan Leschenault’s rousette isimli orta boy meyve yarasalarıyla küçük boy bayağı cüce yarasalar üzerinde yürütülen araştırmalar kapsamında kan, gırtlak ve rektum numuneleri alındı. Bunlarla yapılan testler hem NiV RNA hem de NiV IgG antikorları bakımından pozitif sonuç verdi.

    HENÜZ İLACI VE AŞISI YOK

    Gazete, araştırmadan yaptığı alıntıda, “Kalabalık insan popülasyonlarının yaşadığı bölgelerde yarasaların konakladığı yerlerin çok yaygın olduğu Hindistan’da tekrarlayan salgınlar, yüksek vaka ve ölüm oranı, insandan insana bulaşıcılık ve etkili aşı/antivirallerin eksikliği bakımından büyük endişe sebebi” değerlendirmesinde bulundu.

    Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) Covid-19, Ebola ve Zika gibi halk sağlığı aciliyeti açısından öncelikli araştırılması gereken hastalıklar listesinde bulunan NiV, bozuk meyve yoluyla, hayvanlardan insanlara, insanlardan insanlara bulaşıyor.

    ÇOK OKUNANLAR

    EDİTÖRÜN SEÇİMİ