19.8 C
İstanbul
Pazartesi, Haziran 14, 2021

    Covid-19 salgını kan stoklarını da vurdu

    Öğr. Gör. Özlem Demir, Covid-19 salgını ve Ramazan ayının bir araya gelmesiyle kan stoklarının olumsuz etkilendiğini belirtti ve kan bağışının sosyal bir sorumluluk haline gelmesi gerektiğini vurguladı. 

    Kan bağışının, bağış yapan kişinin yaşamının daha sağlıklı olmasına büyük katkı sağladığını kaydeden Altınbaş Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Öğr. Gör. Özlem Demir, kan bağışının insanlarda organ, doku ve sistemlerinde bir yenilenme meydana getirdiğinin altını çizdi.

    18-65 yaş grubunda olan en az 50 kilogram olan kişilerin kan bağışı yapabileceğini belirten  Demir, “Bir seferde en fazla yarım litre, yani sahip olunan kanın %8 ila %9’u verilebilir. Erkekler 3 ayda bir, kadınlar ise 4 ayda bir kan bağışında bulunabilir. Gönüllüler, ‘www.kanver.org’ sitesi veya 168 çağrı merkezi üzerinden randevu alarak günlük ortalama 350 noktada kan ve plazma bağışlayabilir” ifadelerini kullandı.

    KAN VERMEK, BAĞIŞ YAPAN KİŞİ İÇİN DE SAĞLIKLI

    Kan verme işlemi yapılmadan önce, parmaktan alınan kan ile kan grubu ve hemoglobin miktarının kontrol edildiğini ve tansiyonun ölçülüp değerlerin normal aralıklarda olması halinde bağış alındığını aktaran Demir, “Alınan kanların tutulduğu kan torbaları, tek kullanımlık olduğu için herhangi bir kontaminasyon riski bulunmaz. Kan bağışının, zayıflık, kilo aldırma, bağımlılık, halsiz bırakma veya alerjik reaksiyon gibi yan etkileri de olmaz. Bu durumlar göz önüne alındığında toplumsal dayanışmanın her zamankinden önemli olduğu bu küresel pandemi günlerinde 10-15 dakika ayrılarak kan bağışı yapılabilir. Yeterli sıvı alımı ile 72 saatten daha kısa sürede kan volümü normal düzeyine ulaşan bağışçı, günlük yaşamına dönebilir” ifadelerini kullandı.

    ÇOK OKUNANLAR

    EDİTÖRÜN SEÇİMİ