28.7 C
İstanbul
Cuma, Ağustos 12, 2022

    Uzmanlar aileleri uyardı: Pandemide akran zorbalığı azaldı, siber zorbalık arttı

    Pandemi sürecinde internette geçirilen sürenin de uzamasıyla birlikte siber zorbalıkta arttı. Siber zorbalığa en çok 8-12 yaş arası çocuklar ile kadınlar maruz kaldı. Zorbaların yarısı ise çocukların sınıf arkadaşlarından çıktı.  

    Pandemi sürecinde evde kalma zorunluluğu internette geçirilen sürenin de uzamasına neden oldu. 7’den 70’e herkes internette daha çok vakit geçirir oldu. Bu durumun siber zorbalığa uğrayanların oranın artırdığına dikkat çeken uzmanlar, en fazla zorbalığa 8-12 yaş arası çocuklar ile kadınların maruz kaldığını ve travmaları zor atlattıklarını belirtti.

    İstanbul Gelişim Üniversitesi Öğretim Üyesi Psikiyatrist Dr. Onur Okan Demirci, pandemi döneminde birçok insanın  maruz kaldığı ‘siber zorbalık’ oranlarındaki artışın kişilerin evde kalma süreleriyle doğru orantılı olarak arttığını belirtti.

     

     

    Pandemide siber zorbalık yüzde 81 arttı

    Siber zorbalığa en fazla maruz kalanların ise çocuklar olduğuna dikkat çeken Demirci, “Dijital ortamda yaşanan olumsuzluklar üzerine araştırma yapan kuruluşlar, pandemi ile birlikte sanal zorbalığın yüzde 81 arttığını ortaya çıkardı. Bu olumsuzluğa ise en fazla 8-12 yaş grubundaki çocukların maruz kaldığı belirlendi. Ayrıca, siber zorbaların yüzde 50’sinin, mağdur çocukların sınıf arkadaşları oldukları da tespit edildi” ifadelerini kullandı.

    Birçok çocuğun okul ortamında maruz kaldığı akran zorbalığının pandemi döneminde dijital ortama taşındığını ifade eden Psikiyatrist Onur Okan Demirci, “Siber zorbalık ailelerin gözü önünde yaşanır hale geldi. Aileler bu duruma müdahale edebilirler. Müdahalenin en önemli koşulu ise çocuklarla olan iletişimi güçlendirmektir” şeklinde konuştu.

    Zorbalığa maruz kalanlar zorba adayına dönüşüyor

    Zorbalığa maruz kalan çocukların kendilerini yetersiz, değersiz ve hatalı görmeye başladıklarını kaydeden Onur Okan Demirci sözlerini şöyle sürdürdü: “Ebeveynlerin, her durumda çocuklarının yanında olmaları ve sevgilerini eksik etmemeleri gerekiyor. Aksi halde çocuk dijital ortamda yok olur. Zorbalığa maruz kalan gençlerin çoğunluğu ileride bir zorba adayı olarak karşımıza çıkıyor. Çünkü zorbalık yapanlarının çoğunun geçmişinde zorbalığa maruz kalma hikayeleri var. Zorbalığa uğrayan çocukların ailelerinin destekleyici olmaları gerekiyor. Zorbalığı yapan gençlerin aileleri de çocuklarıyla daha fazla ilgilenmeli.”

    Zorbalar mağdurların psikolojisinin çökmesinden beslenir

    Siber zorbalığın sadece çocuklar için değil, yetişkinler için de söz konusu olduğunu belirten Dr. Demirci, kadınların da ciddi oranda siber zorbalıkla karşılaştığını kaydetti. Sosyal medya üzerinden yaşanan cinsel tacizlerinde çok arttığını söyleyen Dr. Demirci şöyle konuştu:
    “Zorbalığa uğrayanların bunu gerekli yerlere bildirmeleri gerekiyor. Zorbalığı yapan kişiler, mağdurların psikolojisinin çökmesiyle besleniyor. Karşı tarafın olumsuz etkilendiğini gördükçe zorbalığın şiddetini daha da artırıyorlar. Öte yandan, çatışmalı bir aile yapısına sahip olan çocuk da doğal olarak kendi iç dünyasını başkalarına yansıtır. Ailesini cezalandıramayan çocuk, dışarıda kendinden zayıf olan insan, hayvan veya bitkiye zarar verecektir. İnsanların zorba olmalarının birçok sebebi olabilir. Boşanma, çatışmalı evlilik, şiddet ortamı ile güven ortamının sağlanamadığı noktalarda yetişen gençler zorbalığa eğilim gösterirler.”

    Çocuklar üzerindeki kontrol dijital mecraların eline geçti

    Siber Güvenlik Uzmanı Osman Demircan, bir insanın güç kullanarak karşı taraftaki insanın psikolojisini aşağıya çekme çabasının zorbalık olduğunu belirterek, pandemi döneminde çocukların teknolojik aletlerle çok fazla zaman geçirmesine izin verildiğini söyledi.

    “Çocuklarımız üzerindeki kontrol tamamen dijital mecraların eline geçti” diyen Demircan, şunları söyledi: “Çocuklarımızın teknolojik aletlerle geçirdikleri süreleri kontrol etmiyoruz. Eğitiminde dijitalleşmesiyle birlikte çocuklar gereğinden fazla dijital ortamda zaman geçirir oldu. Bu durumda siber zorbalıkta ciddi bir arttı. Oynanan oyunlar, sosyal medya veya diğer form ortamlarında yapılan mesajlaşmalar içerisinde siber zorbalıkla alakalı delillere sıkça rastlanıyor.”

    Clubhouse uygulaması çocukları olumsuz etkileyebilir

    Son zamanlarda çok popülerleşen clubhouse uygulamasının çocukları ciddi anlamda tehdit ettiğini söyleyen Osman Demircan, “Bu uygulama yetişkinler için tasarlandı. Çocuklar ebeveyn onayı olmadan bu uygulamaya girerlerse yetişkin konuşmalarının içerisinde kendilerini bulabilirler ve psikolojik gelişimlerini de olumsuz yönde etkileyebilecek birçok şeyi yaşayabilirler” uyarısında bulundu.

    Aileler internet başında geçen süreyi kontrol altına almalı

    Siber Güvenlik Uzmanı Demircan ailelere şu tavsiyelerde bulundu:

    • Ailelerin teknoloji noktasında kendilerini geliştirmesi gerekiyor. Ebeveyn, internet üzerindeki hiçbir şeyden korktuğunu göstermemeli. Çocuklar siber zorbalığa maruz kaldıkları zaman sığınabilecekleri bir ailelerinin olduğunu bilmeli.
    • Evde teknolojik aletler ortak kullanılmalı. Bilgisayarın ekranını herkesin görebileceği şekilde konumlandırmak gerekir. Bu yapılan küçük davranışlar, siber zorbalığın önüne geçecektir.
    • Çocukların kullandıkları sosyal medya ortamları yada oynadıkları oyunlar kredi kartı bilgisi talep ediyorsa sanal kredi kartları girilmeli ve aylık küçük bütçeler tanımlanmalı. Bu şekilde çocuk sınırsız bir şekilde oyun içi satın alma yapamayacağı bilerek bir disiplin içerisine yönlendirilebilecektir.
    • Çocukların birbiriyle hakaret içerikli konuşmaları çoğu zaman ailelerinde konuya dahil olmasıyla mahkemeyle sonuçlanabiliyor. Ebeveynlerin çocuklara örnek olması gerekiyor. Çocuklar ailelerinden ne görürse onu gerçekleştiriyorlar.
    • Uygulamalardaki reklamlar çocukları farklı mecralara götürebilir. Çocuk oyun oynarken ya da teknolojik alet elindeyken yanında olabilirsiniz.”

    Pandemide çocuklarda görülen migren yüzde 50 arttı 

    Çocukların bağışıklığını güçlendirmek için ne yapmalı?

     

    ÇOK OKUNANLAR

    EDİTÖRÜN SEÇİMİ