10.5 C
İstanbul
Perşembe, Mayıs 13, 2021

    Bu tavsiyeler anne olmayı kolaylaştırıyor!

    Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu, bebek sahibi olmayı kolaylaştıran önlemleri anlattı; tüp bebek tedavisi sürecine ilişkin önemli tavsiye ve uyarılarda bulundu. 

    Tüp bebek tedavisi, doğal yollarla bebek sahibi olamayan çiftler için umut ışığı olmaya devam ediyor. Son dönemlerde geliştirilen yöntem ve teknolojiler sayesinde tüp bebek tedavisinin başarı oranı oldukça yükselirken, milyonlarca çift bebeğini kucağına alacağı güne bir adım daha yaklaşıyor. Ancak başarıyı etkileyen tek faktör sadece teknik ve tedavi değil, anne ve baba adayları da birtakım kurallara uymak zorunda.

    Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Tüp Bebek Merkezi Direktörü, Kadın Hastalıkları ve Doğum, Perinatoloji Uzmanı Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu, tüp bebek tedavisi sürecinde anne ve baba adaylarının bu kurallara dikkat etmelerinin büyük önem taşıdığına vurgu yaptı.

    Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu
    Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu

    Tüp bebek tedavisinin kişiye özel olarak planlanması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu, “Tedavide genellikle; çeşitli ilaçlarla kadının yumurtaları geliştiriliyor, bu yumurtalar toplanıyor ve erkekten alınan sperm ile laboratuvar ortamında döllenme sağlanarak elde edilen embriyonun rahim içine verilmesi şeklinde uygulanır.

    Tüp bebek tedavisi kişinin kilosuna, yaşına, yumurtalık rezervine, mevcut hastalıklarına, eğer varsa daha önceki tüp bebek denemelerinde kullanılan yönteme ve daha birçok farklı parametreye göre kişiye özel olarak şekillendirilir. Çiftlerin durumuna göre gerek görülürse farklı ek tedaviler de eklenebilmektedir.” ifadelerini kullandı.

    Bu tavsiyeler anne olmayı kolaylaştırıyor!
    Bu tavsiyeler anne olmayı kolaylaştırıyor!

    Kimlere tüp bebek tedavisi uygulanabilir?

    Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu, bu soruyu şöyle yanıtladı:

    Erkeklerde semen analizinde sperm bulunamaması, genetik problemler, geçirilmiş enfeksiyon, kanser nedeniyle kemoterapi/radyoterapi öyküsü gibi sperm sayısını, kalitesini olumsuz etkileyen ya da erkekte boşalma problemi gibi birçok farklı sebeplerde tüp bebek tedavisinin denenebilir.

    Kadınlarda ise geçirilmiş operasyon, vajinismus gibi ilişkiye engel durumlarda, enfeksiyon gibi tüplerin tıkanmasına neden olan ve dolayısıyla sperm ve yumurta hücresinin doğal yolla bir araya gelemedikleri durumlarda, açıklanamayan infertilitesi olanlarda, polikistik over hastalığı gibi yumurtlama problemlerinde, çikolata kisti gibi tüplerin fonksiyonunu ve yumurtalık rezervini olumsuz etkileyebilecek endometriozisi olanlarda, erken yumurtalık yaşlanma riski olan yumurtalık rezerv tehdidi olanlarda, 38 yaş üzeri kadınlarda, ileri kadın yaşı nedeniyle yumurta hücrelerinin kalite ve sayını olumsuz etkileyen durumlarda, embriyolara genetik tanı yapmanın gerektiği durumlarda tüp bebek tedavisi tercih edilmektedir.

    Bu tavsiyeler anne olmayı kolaylaştırıyor!
    Bu tavsiyeler anne olmayı kolaylaştırıyor!

    Kişiye özel planlama gerekiyor!

    Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu genel olarak tüp bebek tedavisinin standart protokolleri olmakla beraber, tedavi süresi, kullanılan ilaçlar ve yaklaşımın ‘kişiye özel’ şekillendirilerek uygulandığını vurguladı ve tedavi süreci hakkında bilgi verdi.

    Tedaviye çoğunlukla menstrual döngünün ilk günleri başlandığını belirten Prof. Dr. Fıçıcıoğlu, kişinin yaşına, hormon seviyelerine yumurtalıklarında bulunan ve bize yumurtalık rezervi hakkında bilgi veren folikül sayısına, göre yumurta geliştirici ilacın dozunun kişiye özel olarak belirlendiğini kaydetti.

    “Kişiden kişiye değişse bile yaklaşık 8-12 gün arası bu ilaçlar ile yumurtalıklarda bulunan yumurta hücrelerinin gelişimi uyarılarak kontrollü bir şekilde gelişmeleri sağlanır. Bu süreçte 2-3 günde bir hastanın yumurtalık gelişimi ultrason ile takip edilir. Yumurta hücrelerinin içinde bulunduğu foliküller belli bir boyuta ulaştığı zaman yumurtlamayı sağlayacak farklı bir ilaç uygulanır ve bundan 34-36 saat sonra yumurta toplama işlemi yapılır.

    Yumurta toplama işlemi genellikle anestezi altında, vajinal yoldan ultrason eşliğinde yapılan ağrısız bir işlemdir. Çıkan yumurtalar laboratuvar ortamında sperm ile bir araya getirilir. Döllenme sonrası elde edilen embriyolar, bir süre takibin ardından, kalitesine ve sayısına göre yine kişiye özel verilecek kararla rahim içine yerleştirilir ve/veya daha sonra transfer etmek üzere dondurulur. Embriyo transferi sonrasında yaklaşık 12 gün sonra kandan bakılacak beta HCG hormonu ile gebelik olup olmadığı değerlendirilir.” Şeklinde konuştu.

    Bu tavsiyeler anne olmayı kolaylaştırıyor!
    Bu tavsiyeler anne olmayı kolaylaştırıyor!

    Tüp bebek sürecinde bu önlemlere dikkat!

    Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Tüp Bebek Merkezi Direktörü, Kadın Hastalıkları ve Doğum, Perinatoloji Uzmanı Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu tüp bebek sürecinde anne olmayı kolaylaştırıcı etkenleri de sıraladı:

    Tüp bebek tedavisinde başarılı bir sonuç elde edebilmek için anne baba olmayı planlayan çiftin yaşam alışkanlıklarına dikkat etmesi gerekmektedir. Sağlıklı ve dengeli beslenme kaliteli/yeterli uyku düzenli egzersiz, çiftin yaşam tarzı haline gelmelidir.

    Özellikle sigara hem spermlere hem de yumurtalıklara zarar verdiği için tedaviden 2-3 ay önce bırakılmalıdır.

    Fazla kiloları olanlar tedaviye başlamadan önce kilo vermeli ve ideal kilosuna ulaşmalıdır. Fazla kilo tüp bebek tedavisini olumsuz yönde etkilediği gibi aynı zamanda gebeliğin de problemli geçme riskini artırmaktadır.

    Tedavi başladığı zaman ağır sporlardan kaçınılmalı, tedavi sürecinde en uygun egzersiz olan yürüyüş yapılmalı.

    Yumurta toplama işlemi öncesindeki dönemde ve embriyo transferinden sonraki yaklaşık 1 haftalık dönemde cinsel ilişkiden kaçınılmalı.

    Bu süreçte hekimin verdiği ilaçları aksatmadan kullanılmalı.

    Kısırlık sorunu yaşayan kadınlar kanser hastalarıyla aynı depresyon ve anksiyete seviyesine sahiptir. Bilinçli farkındalık anlamına gelen mindfulness, çocuk sahibi olma yolunda sorun yaşayan çiftlerde oluşan stresi azaltmak için çok faydalı bir yöntemdir ve bu yöntem gebeliğe giden yolu kısaltmakla birlikte başarı oranlarını da artırmaktadır.

    ÇOK OKUNANLAR

    EDİTÖRÜN SEÇİMİ