19.8 C
İstanbul
Pazartesi, Haziran 14, 2021

    Prof. Dr. Azap’tan aşı karşıtlarına yanıt: Yemek yemekten, duş almaktan bile güvenli

    Prof. Dr. Azap, aşı karşıtlarının spekülatif iddialarını çürüten özel bir rapor hazırladı. Azap, aşıların duş almaktan, yemek yemekten veya dışarıda dolaşmaktan bile daha güvenli olduğunun altını çizdi.

    Aşı karşıtları tarafından özellikle sosyal medya üzerinden yayılan spekülatif söylemler salgının yayılmasına ve halk sağlığının tehlikeye girmesine yol açıyor. Türk Klinik Mikrobiyoloji Ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği Derneği Başkanı Prof. Dr. Alpay Azap, yaşanan bilgi kirliliğine karşı, aşı karşıtlarının spekülatif iddialarını çürüten özel bir rapor hazırladı.

    Çalışmasında, ABD’de her sene 350 kişinin banyo ya da duş kazası, 200 kişinin nefes borusuna yiyecek kaçırması, 40 kişinin de yıldırım çarpması nedeniyle yaşamını yitirdiğini örnek gösteren Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Alpay Azap, aşıların ise ancak yüz binde bir ile milyonda bir olasılıkla yan etki gösterdiğine dikkat çekti.

    Milliyet gazetesinden Mert İnan’ın haberine göre Prof.Dr. Azap’ın aşı karşıtlarının ortaya attığı iddialara verdiği cevaplar şu şekilde;

    Prof. Dr. Azaptan aşı karşıtlarına yanıt: Yemek yemekten, duş almaktan bile güvenli
    Prof. Dr. Azaptan aşı karşıtlarına yanıt: Yemek yemekten, duş almaktan bile güvenli

    Aşı olmaktansa hasta olmak daha iyidir, çünkü aşılar hastalığın kendisi kadar koruyucu değildir?

    “Aşılanmak yerine hastalığın kendisini geçirerek bağışıklık kazanmak ağır bedellerle sonuçlanabilir. Kızamıkla ilişkili olarak körlük, ensefalit ve ölüm, kızamıkçıkla ilişkili olarak doğum kusurları, bakteriyel menenjit hastalığından sonra sinir hasarı ve zeka geriliği, çocuk felci infeksiyonunun ardından kalıcı felçler, Hepatit B virüsüne bağlı ölüm veya karaciğer kanseri gibi ağır bedeller ödenebilir.”

    Bir bebeğe çok sayıda aşı yapmak, çeşitli antijen vermek bağışıklık sisteminin çalışmasını bozarak pek çok hastalığa yol açabilir?

    Bebekler doğumdan itibaren her an çok sayıda yabancı antijenle karşı karşıya kalır. Çevreden ve annesinin vücudundan ve çok sayıda mikroorganizma bebeğin vücudunda yer eder. Ardından bebek ek gıda almaya başladığında ise gıdalarla birlikte çok sayıda mikroorganizma ve farklı antijenlerle karşı karşıya gelir. Geçirdiği nezle gibi infeksiyonlar antijenik uyarıya yol açar. Basit bir nezle 4-10 farklı antijen, beta infeksiyonu 25-50 farklı antijenle karşılaşması anlamına gelir. Aşılarla vücuda verilen antijenlerin sayısı bebeğin karşılaştıklarının yanında karşılaştırılamayacak kadar küçük miktardadır.”

    Prof. Dr. Azaptan aşı karşıtlarına yanıt: Yemek yemekten, duş almaktan bile güvenli Hayatım Sağlık
    Prof. Dr. Azaptan aşı karşıtlarına yanıt: Yemek yemekten, duş almaktan bile güvenli

    Anne sütü, içeriğindeki maddelerle bebeği infeksiyonlardan korur. Bebeklere ilk 2 yaşta çok sayıda aşı yapmaktansa 2 çevreden yaşına kadar anne sütü vermek yeterlidir?

    “Aşılar olmadan tek başına anne sütü, kızamıkçık, kızamık, difteri ve tetanoz gibi öldürücü hastalıklardan koruma sağlayamaz. Üstelik aşılanmamış bir çocuk erişkin yaşa kadar bu hastalıklara yakalanmazsa bile mutlaka erişkin yaşta yakalanacaktır.”

    Aşıların içinde koruyucu olarak alüminyum gibi zararlı maddeler, civa gibi tehlikeli elementler, bulunur?

    “Aşılarda bakteriyel kontaminasyonu engellemek amacıyla kullanılan timerosal adıyla bilinen madde organik bir civa bileşiğidir. İnsana zararı yoktur. Skualen ve alüminyum gibi maddeler aşıların etkisini artırıcı olarak 1930’lardan bu yana kullanılmaktadır. İnsanlar aşılarda karşılaştıkları adjuanlardan çok daha fazlası ile günlük yaşam içinde karşılaşırlar. Ayrıca her aşının içinde adjuan yoktur. Bugüne kadar yapılan bilimsel araştırmalar aşıların içindeki adjuanların insana zarar vermediğini tespit etmiştir.

    Aşı yaptırıp yaptırmamak kişisel bir karardır. ‘Benim çocuğuma aşı yaptırmamam kimseyi ilgilendirmez?’

    “Aşılanma yalnızca aşılanan kişiyi değil tüm toplumu koruyan bir yöntemdir. Toplumda aşılanmayan kişi sayısı artarsa, toplum bağışıklığı etkisi azalır ve salgınlar ortaya çıkar. Son yıllarda ülkemizde çocuklarına aşı yaptırmayan ailelerin sayısı tehlikeli bir şekilde çoğlamaktadır. 2014 yılında 1370, 2015 yılında 5 bin 91, 2016 yılında 11 bin 470 olan aşı karşıtlığı 2017 yılında 23 bini geçmiştir. Bu artışın bu şekilde devam etmesi halinde önümüzdeki yıllarda büyük salgınların yaşanılması kaçınılmaz olacaktır. 2013’teki salgın sonrasında yapılan aşı kampanyası sayesinde kızamık olgu sayısı 2016’da sadece 8’di. 2018 yılında 557’ye ulaştı.”

     

    ÇOK OKUNANLAR

    EDİTÖRÜN SEÇİMİ