19.6 C
İstanbul
Pazartesi, Haziran 27, 2022

    Çocuklarda büyüme ve gelişimle ilgili doğru bilinen yanlışlar

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Meltem Uğraş, her çocuğun farklı olduğuna dikkat çekerek, çocukların gelişme sürecindeki doğru bilinen yanlışlar hakkında önemli bilgiler paylaştı.

    Hemen her ebeveyn, çocuklarının gelişim sürecinde ortak endişeleri duyarken aynı zamanda çocuk gelişimiyle ilgili deneyimlerin sık sık paylaşılıyor. Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Meltem Uğraş, bu dönemde anneanneler, babaanneler, komşular hatta tanıdıkların çocuk yetiştirme konusunda kendi bilgilerini paylaşarak tavsiye verdiğini belirtti.

    Çocuk gelişiminde deneyimlerin önemli olduğunu aktaran Prof. Dr. Uğraş, ancak her çocuğun farklı olduğunun unutulmaması gerektiğine dikkat çekti ve çocuk gelişimiyle ilgili doğru bilinen yanlışları hakkında önemli bilgiler aktardı.

    Prof. Dr. Meltem Uğraş
    Prof. Dr. Meltem Uğraş

    Çocuğun boyunu oluşturan tek faktör gen değildir

    ‘Çocuğun boyunun kısa olması ebeveynlerin hatasıdır’ görüşüne açıklık getiren Prof. Dr. Uğraş, çocuğun boyunu oluşturan faktörlerin multifaktöriyel olarak tanımlanan çoklu faktörlerden oluştuğunu ve bu yüzden tek etkenin genetik olamayacağını ifade etti.

    Prof. Dr. Uğraş, “Burada genetik yatkınlık kadar çevresel faktörler dediğimiz uyku, beslenme, çocuğun spor yapması da önemlidir. Aynı zamanda çocuğun doğum ağırlığı, doğum haftası ve ilk 2 yaştaki büyüme de çocuğun gelişimini çok ciddi anlamda etkilemektedir” ifadelerini kullandı.

    Çocuklarda büyüme ve gelişmeyle ilgili doğru bilinen yanlışlar
    Çocuklarda büyüme ve gelişmeyle ilgili doğru bilinen yanlışlar

    Gelişme ve büyüme bozukluğu zekâyı direkt etkilemez

    Büyüme, gelişme bozukluğunun çocukların zekâsını da etkilediğine ilişkin bilginin, bir bakıma doğru olduğunu söyleyen Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Meltem Uğraş, büyüme denildiği zaman çocuğun boyundan ve vücut ağırlığı bahsedilirken, gelişme denildiğinde ise zekâ gelişiminin ve çocuğun motor fonksiyonlarının yaşına göre davranışları değerlendirildiğini söyledi.

    Gelişme ve büyümenin genelde bir arada kullanıldığını fakat büyümenin kısmen daha fiziksel bir şey olduğunu belirten Uğraş, bu noktada küçük çocuklarda baş çevresinin de kilo ve boy kadar önemli bir belirteç olduğunu kaydetti.

    “Büyümeyi değerlendirirken çocuğun vücut ağırlığına ve baş çevresine de bakıyoruz.” diyen Uğraş, “Örneğin baş çevresinde normalden sapmalar yani fazla küçüklük veya fazla büyüklük olması çocukta zekâ geriliğine neden olabilecek bir bulgu olabilir. Aynı biçimde çocuğun motor fonksiyonlarını etkileyen bir hastalık da zekâ gelişimi ile bir gelişme geriliği neden olabilir.

    Yani çocukta hem motor fonksiyonlarında gerilik hem de zekâ geriliği ile giden hastalıklar olabilir. Çocuğun büyüme gelişme geriliği ile beraber çocuğun farklı görüntüsü bazı sendromik hastalıklar hakkında ipucu verebilir. Ki bunların bir kısmı da zekâ geriliği ile birlikte gitmektedir. Dolayısıyla gelişme ve büyüme bozukluğu çocuğun zekâsını direkt olarak etkilemese bile zekâ gelişimi bozukluğu olan çocuklarda büyüme gelişme sorunları bir arada gözlenebilmektedir.” dedi.

    Çocuklarda büyüme ve gelişmeyle ilgili doğru bilinen yanlışlar
    Çocuklarda büyüme ve gelişmeyle ilgili doğru bilinen yanlışlar

    Net bir yaş sınırı koyulamaz

    Erkekler 21, kızlar 18 yaşına kadar büyür düşüncesi hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Uğraş, bu kadar net sınırlar belirlemenin doğru olmadığını kaydederek, insanların hayatı boyunca 2 büyük büyüme atağı yaşadığını belirtti. Bunların birinin doğduğu zaman yaptığı atak olduğunu ifade eden Uğraş, çocuğun 1 yaşındayken çok ciddi bir büyüme atağı yaptığını ve doğum ağırlığının 3 katını ve doğum boyunun da yarısını ekleyerek 1 yılı tamamladığını dile getirdi. Buna yakın bir büyüme atağının da ergenlerde görüldüğünü söyleyen Uğraş, ergenlik döneminde, kızlar ve erkeklerin 20-25 cm civarında uzadığına dikkat çekti.

    Kız çocuklarının adet görmeye başladıktan sonraki 2 yıl içerisinde uzamaya devam ettiğini söyleyen Uğraş “Tabi nihai boya gelmek için yine çevresel ve genetik faktörlerin de rolünü unutmamak gerekir. Büyüme yaklaşık 18 yaş dolayında tamamlanır” şeklinde konuştu.

    Çocukların nihai boyuna etkisi bulunan faktörler arasında, genetik, çocuğun beslenmesi çevresel şartlar ve hatta anne karnında maruz kaldığı enfeksiyonlar ve anne karnındaki beslenmesinin yer aldığına dikkat çeken Prof. Dr. Meltem Uğraş, çocuğun nihai boyuna ulaşmasında ebeveynlerin, tek başına etkili olmadığını vurguladı. Uğraş, “Dolayısıyla genetik faktörler önemli olmakla birlikte her zaman için kısa boylu ebeveynlerin de kısa boylu çocukları olmayacağı gibi, uzun boylu ebeveynlerin uzun boylu çocukları olmayacaktır.” dedi.

    Çocuklarda görülen sarılık, karaciğer yetmezliğinin işareti olabilir!

    ÇOK OKUNANLAR

    EDİTÖRÜN SEÇİMİ