-0.8 C
İstanbul
Pazartesi, Ocak 24, 2022

    ”Ayrılık kaygısı bozukluğu okul fobisine dönüşebiliyor”

    Çocuk ve Ergen Psikiyatrı Doç. Dr. Neslim Güvendeğer Doksat, çocuklarda ayrılık kaygısı bozukluğunun okul fobisine dönüşebildiğini söyledi.

    Çocukların üç ile beş buçuk yaşlarından itibaren ‘ayrılma’ fazını tamamlayarak otonom bir birey haline geçtiklerini belirten Doç. Dr. Neslim Güvendeğer Doksat, ”Gelişimsel dönemlerini sağlıklı şekilde tamamlamış olan bir çocuk üç yaşından itibaren, artık rahatça kendi odasında uyuyabilmektedir. Annesiyle kısa süreli olarak ayrı kalmayı tolere edebilmektedir. Dolayısıyla, üç yaşından sonra rahatça anaokuluna başlar ve gündüz saatlerinde annesinden fizikî olarak ayrılmak onun için bir sorun oluşturmaz” dedi.

    ‘‘ZAMANLA OKUL FOBİSİNE DÖNÜŞÜYOR’’

    “Ayrılma-bireyleşme fazını” tamamlayamamış olan çocukların, anaokuluna ya da kreşe başladığında ağladığını ve orada durmak istemediklerini ifade eden Doksat, ‘‘İki hafta geçmesine rağmen bu tablonun devam etmesi durumuna ‘ayrılma kaygısı bozukluğu’ adı verilir. Bu durumda çocuk okulda durmak istemediği için, anaokulu yönetimi ailesinden genellikle çocuğu okuldan almasını ister. Özellikle dört hafta geçtikten sonra, halen alışamamış olan çocuğun okuldan alınması uygun bir davranış olmakla birlikte, ailelerin bazıları bu durumun mutlaka profesyonel destek alınması gereken bir durum olduğunu bilmedikleri için çocuğun okulda durmak istememe sebebini yaş küçüklüğüne bağlarlar ve büyüyünce durumun düzeleceğini umut ederler. Bu durumda, tedavi edilmemiş ‘ayrılma kaygısı bozukluğu’ ilerleyen yıllarda tedavisi çok daha güç bir durum olan ‘okul fobisine’ dönüşür.” uyarısında bulundu.

    ANNENİN ENDİŞELİ OLMASI AYRILIK KAYGISI BOZUKLUĞU SEBEBİ

    Annenin evhamlı ve endişeli bir karaktere sahip olmasının ayrılık kaygısı bozukluğu sebeplerinden biri olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Neslim Güvendeğer Doksat, ”Annenin kendisinde bir çeşit ‘kaygı bozukluğu’ veya ‘obsesif kompulsif bozukluk’ olması sebebiyle, çocuğuna karşı aşırı koruyucu-kollayıcı davranması ve ona karşı evham aktarma davranışları sergilemesi. Kardeş doğumunun olduğu dönemde büyük çocuğun anaokuluna başlatılmasından kaynaklanan kardeş kıskançlığı. Ebeveynler arasında çatışmalı evliliğin varlığı, fiziksel veya duygusal şiddete maruz kalmak. Boşanma aşamasında olmak veya yeni boşanmış olmak. Ebeveynlerde veya geniş ailede ciddi bir hastalığın veya kaybın yaşanması. Taşınma veya göçe maruz kalmış olmak.” dedi.

    AYRILIK KAYGISI NASIL ÖNLENİR?

    Çocukta görülen bu risk karşısında anne ve babalara önemli görevler düştüğünü hatırlatan Doksat, “Ebeveynlerin çocuklarına karşı aşırı derecede koruyucu ve kollayıcı ebeveyn tutumu uygulamamaları oldukça önemlidir Bir yaşından sonra çocuğun yatak odasının ayrılması, özerk ve otonom bir birey olmasının desteklenmesi gereklidir. Anneleriyle aynı yatakta uyuma ısrarında bulunan çocuklarda bu ısrarın öncelikli olarak kaygılı ve/veya kendini yalnız hisseden annenin olumsuz beklentilerini gidermek olduğu unutulmamalıdır. Bu noktada uygun davranışı sergileyemeyen ebeveynlerin psikiyatrik destek alarak kendi kaygı bozukluklarını tedavi etmeleri büyük önem taşır” sözleriyle ayrılık kaygısı bozukluğunun önlenmesinin ipuçlarını verdi.

    ”ÇOCUĞUN BİREY OLMASI DESTEKLENMELİ”

    Çocuğun bir buçuk yaşından itibaren birey olmasının desteklenmesi gerektiğini belirten Çocuk ve Ergen Psikiyatrı Doç. Dr. Neslim Güvendeğer Doksat, “Çocuğun istediği kıyafeti giymesi, kendini ifade etmesi, özbakım becerilerini kendinin gerçekleştirmesi gibi konularda özerkleşmesinin önünün açılması gereklidir. Kardeş doğumu halinde, rekabetin tetiklenmemesi ve kıskançlığın önüne geçilmesi gereklidir. Çatışmalı evlilik ve çekişmeli boşanma gibi durumlarda, ebeveynlerin mutlak surette profesyonel ruh sağlığı desteği alması çok önemlidir. Aile içinde ciddi hastalık, kayıp yaşanması durumunda veya çocuğun duygusal adaptasyonunu olumsuz etkileyebilecek taşınma veya göç olaylarının yaşanması durumunda da mutlaka profesyonel ruh sağlığı desteği alınmalıdır.” diye konuştu.

    “Tam kapanma çocuk ve ergenlerdeki depresyonu daha da artıracak”

    Baba ve çocuk ilişisi nasıl olmalı?

    ÇOK OKUNANLAR

    EDİTÖRÜN SEÇİMİ