26.5 C
İstanbul
Cuma, Ağustos 19, 2022

    Sosyal medya kullanıcıları dikkat! FOMO hastası olabilirsiniz

    Sosyal medya ile hayatımıza yeni kavramlarla birlikte yeni hastalıklar da girdi. FOMO hastalığı da bunlardan biri…

     

    Uzmanlar pandemi ile birlikte sosyal medya kullanımın arrttığına işaret ediyor. Aktivitelerin azalması ve evde kalınan zamanın artması, kişileri sosyal medya kullanımına daha fazla iterken, FOMO hastalığı da kişileri daha fazla sıkıntıya sürüklüyor.

    Peki, FOMO hastalığı nedir, fomo ile başa çıkmak için neler yapılmalıdır? Psikiyatrist/Psikoterapist Yrd. Doç. Dr. Rıdvan Üney merak edilen konuyu aydınlattı…

    Türkiye’de her 4 kişiden biri Facebook kullanıyor

    Akıllı telefonlar ve gelişen çeşitli teknolojik ürünlerle internete erişim olanağı hemen her anda ve her yerde mümkün hale geldi. Diğer yandan ilk defa 2006 yılında üye kabul etmeye başlayan sosyal medya platformu Facebook, bugün dünyada her 4 kişiden biri tarafından kullanılıyor.

    Instagram, Twitter, Foursquere, Swarm, Snapchat ve şimdilerde Tiktok gibi sosyal ağları günden güne yayınlaşarak kullanıcı oranını günden güne artırıyor. İlk başlarda sadece gençlerin rağbet ettiği sosyal platformların kullanım şekli ve kullanıcı yaş grubu da günden güne genişliyor.

    Fomo Hastalığı nedir?
    Fomo Hastalığı nedir?

    Sosyal medya platformları, kişinin özel ilgi alanlarından, duygu durumuna kadar kişisel pek çok bilgiyi başkalarıyla paylaşmaya imkan verirken, kullanıcılar aynı zamanda başkalarının da hayatından haberdar olmaya olanak sağlıyor.

    Bu durum kulağa her ne kadar eğlenceli gelse de mahremiyetin de ortadan kalmasına neden olduğu göz ardı edilemeyecek bir gerçek olarak karşımıza çıkıyor.

    Bu konunun bir diğer etkisi de kişinin kendisinin yapamadığı veya yaşayamadığı ama başkalarının yapabildiği veya yaşayabildiğini gördüğünde kendini eksik ve geri kalmış hissetmesi olarak görülüyor. Bu duruma ise FOMO (Fear of Missing Out) yani bilinir şekliyle gelişmeleri kaçırma korkusu adı veriliyor.

    Fomo Hastalığı nedir?

    FOMO, hastalığının oluşumunda en büyük faktör, kişinin gelişmeleri kaçıracağı korkusudur. Fakat sosyal ağlarda sahip olunan arkadaş sayıları ve onların yaptığı faaliyetlere bakıldığında gelişmelerin her birisine uyabilmek, kişi için imkânsız haldedir. Bu durum bilinmesine rağmen kişi sıkıntı yaşar. Devamlı sosyal ağlarını kontrol eder. Hatta bu sebeple zaman kaybı yaşar, dersleri ve işleri aksayabilir veya uykusuz kalabilir. Kişi, sosyal medyasını araç kullanırken dahi kontrol etmeye devam eder. Çağırılmadığı ya da katılamadığı etkinliklerden dolayı olumsuz duygular içine girer, kendini dışlanmış hisseder ve sıkıntı yaşar.

    Fomo Hastalığı nedir?
    Fomo Hastalığı nedir?

    Kıskançlık, mutsuzluk, nefes almada güçlük, paranoya ve çarpıntı hissi meydana gelir. Bunları atlatmak ister fakat gelişmelerden uzak kaldığı ve kabul görmediği düşüncesi, moral bozukluğuna sebep olur.

    Elde edilen veriler, dünya genelinde internet kullanıcılarının sosyal medya kullanım oranı yaklaşık yüzde 40 civarındayken, Türkiye’de bu oran yüzde 92’dir. Bununla birlikte, Türkiye’de internet kullanıcılarının 16-24 yaş aralığındaki kullanıcıların yüzde 84, 25-34 yaş aralığında yüzde 77, 35-44 yaş aralığında yüzde 62, 45-54 yaş aralığında ise yüzde % 41’i her gün internete giriyor.

    Öte yandan Türkiye’de her iki kişiden birinin akıllı cep telefonu var. Bu rakamlar, FOMO olma riskimizin ne kadar yüksek olduğuna işaret ediyor.

    Erkeklerde FOMO kadınlara oranla daha sık görülüyor. Kimliğin oluşma dönemi olan ergenlik ve ilk yetişkinlik döneminde ise görülme sıklığı daha fazla. Çünkü bu dönemde arkadaşların kişinin yaşamında etkili olması kendine güvenin tam olarak oluşmaması ve yetersizlik duygularının daha yoğun yaşanması en önemli etkenlerdendir.

    Fomo Hastalığı nedir?
    Fomo Hastalığı nedir?

    FOMO ile başa çıkma yolları

    Odağınızı kendi hayatınıza çevirin. Bu sayede neler yapıp, neler yapamadığınızı keşfedin.

    Sosyal medya hesaplarınızı birkaç günlüğüne dondurun, sizde nasıl bir etki yarattığını görün. Fark etmek değişim için şarttır.

    Yaşadığınız anın tadını çıkarın, iyi zaman geçirirken, telefonla fotoğraf çekmeyin veya konumunuzu, kimlerle birlikte olduğunuzu paylaşmayın.

    Planlar yapın ve onlara uymaya çalışın.

    Mutlaka hobi edinin, böylece kendinizi daha fazla geliştirirsiniz.

    Egzersiz yapın. Özellikle yürüyüş hem kendinizle baş başa kalmanızı hem de çevrenizi daha iyi fark etmenizi sağlayacaktır.

    Kitap okuyun.

    İnternet paketinizi azaltın.

     

    ÇOK OKUNANLAR

    EDİTÖRÜN SEÇİMİ