21.6 C
İstanbul
Pazartesi, Haziran 27, 2022

    Mide ağrısı zannettiğiniz, safra kesesi taşı olabilir!

    Doç. Dr. Bülent Yaşar genellikle sinsi seyreden safra kesesi taşının mide ağrısıyla karıştırılabildiğini dikkat çekti ve kadınların daha fazla risk altında olduğunu belirtti.

    Çamlıca Medipol Üniversitesi Hastanesi Gastroenteroloji Bölümünden Doç. Dr. Bülent Yaşar, genellikle belirti vermeden gelişen safra kesesi taşına dair önemli uyarılarda bulundu. Safra sıvısının, karaciğer hücreleri tarafından üretildiğini ve safra kesesinde depolandığını aktaran Doç. Dr. Yaşar, yemek sonrası ana safra kanalı yoluyla safra sıvısının ince bağırsaklara döküldüğünü ve besinlerle alınan yağların vücuda emilmesini sağladığını ifade etti.

    Safranın kese içindeki bileşiminde ve safra kesesi hareketlerindeki bozuklukların, safra sıvısının bağırsaktan geri emilimini etkileyecek hastalık ya da ameliyatların safra taşlarının oluşmasına sebep olduğunu belirten Yaşar, en sık görülenlerin ise kolesterol taşları olduğunu kaydetti.

    Kadınlarda daha sık görülüyor

    Safra kesesi taşı görülme oranlarının yaşın ilerlemesiyle birlikte arttığına işaret eden Doç. Dr. Yaşar, östrojen hormonunun safraya kolesterol atılımını arttırması nedeniyle kadınlarda daha sık görüldüğünün altını çizdi.

    Doç. Dr. Yaşar, safra taşı oluşumunun sebeplerini ise yüksek kolesterol içerikli beslenme, gebelik, obezite, kilo verme, doğum kontrol hapı kullanımı, hızlı özellikle obezite cerrahisinden sonra, bazı bağırsak ameliyatları ile hastalıkları ve metabolik sendrom olarak sıraladı.

    Mide ağrısı zannettiğiniz, safra kesesi taşı olabilir!
    Mide ağrısı zannettiğiniz, safra kesesi taşı olabilir!

    Kahve koruyucu faktörler arasında

    Doymamış yağ asidinden zengin beslenme, fiziksel aktivite ve kahveyi koruyucu faktörler olarak belirten Doç. Dr. Yaşar, “Safra kesesi taşı genellikle belirti vermez. Safra kesesi taşı olan hastaların yaklaşık %80’i başka problemler sebebiyle yapılan tetkiklerde tanı alır. Çünkü safra kesesi taşının pek semptomu bulunmuyor. Bu hastaların her yıl sadece %1 ile 4’ünde şikayet oluşuyor.” ifadelerini kullandı.

    Çoğunlukla mide ağrısı olarak ifade ediliyor

    En sık karşılaşılan şikayetin ağrı olduğunu belirten Doç. Dr. Yaşar, “Hastalarımız çoğunlukla ağrıyı ‘mide ağrısı’ olarak ifade ediyor. Karnın üst orta ve sağ tarafında yemek sonrası başlayan, sağ omuza ve sırta vurabilen, şiddetli hatta kıvrandırıcı, birkaç saat süren ağrılardır. Çoğunlukla aralıklıdır yani ağrı atakları arasında şikayet oluşmayan uzun zaman dilimleri olabilir. Safra kesesi iltihabı oluşmuşsa bulantı, ateş, kusma eşlik edebilir. Küçük safra taşlarının safra kanalına düşmesi sonucu pankreas ve safra yolu iltihabı ile sarılık oluşabilir.

    Ultrasonografi ile çoğu hastada tanı konulabilir. Standart tedavisi kapalı dediğimiz laparoskopik cerrahidir. Şikayet oluşturmayan safra kesesi taşlarında, koruyucu olarak cerrahi tavsiye edilemez. Hastaların takip edilmesi halen kabul gören yaklaşımdır. Ancak genç ve çok sayıda küçük taşı olan hastalar daha risklidir. Tedavi hasta özelinde değerlendirilmelidir. Taş ile birlikte safra kesesinde polip varlığı, ailede safra kesesi kanseri öyküsü, porselen kese (ultrasonografi bulgusu) ve üç cm üzeri taş varlığında şikayet olmasa dahi cerrahi önerilir” şeklinde konuştu.

    ÇOK OKUNANLAR

    EDİTÖRÜN SEÇİMİ