23 C
İstanbul
Cumartesi, Eylül 18, 2021

    Kanserde fitoterapinin etkilerini keşfedin

    Fitoterapist Dr. Şenol Şensoy kanser ve fitoterapi ilişkisi hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.

    Fitoterapist Dr. Şenol Şensoy, ”hücrelerin DNA hasarı sonucu kontrolsüz çoğalmasına “kanser” denir. Kanser dünya genelinde ikinci ölüm nedenidir ve 2020’de tahmini 10 milyondan fazla ölümün sebebidir. Dünyada yaklaşık 6 ölümden 1’i, ülkemizde ise her 5 ölümden biri kanserden kaynaklanmaktadır. Erkeklerde en sık görülen türler akciğer, prostat, kolorektal, mide ve karaciğer kanseri, kadınlar arasında en yaygın kanser türleri ise meme, kolorektal, akciğer, servikal ve tiroid kanserleridir.” değerlendirmesinde bulundu.

    ”KANSERDEN ÖLÜMLERİN ÜÇTE BİRİ 5 DEĞİŞTİRİLEBİLİR ALIŞKANLIKTAN KAYNAKLANIR”

    Kanserden ölümlerin yaklaşık üçte biri başlıca 5 değiştirilebilir alışkanlıktan kaynaklandığını vurgulayan Şensoy, 5 alışkanlığı şöyle sıraladı:

    • Yüksek vücut kitle indeksi (şişmanlık),
    • Düşük meyve ve sebze alımı,
    • Fiziksel aktivite eksikliği, hareketsiz yaşam tarzı
    • Tütün kullanımı,
    • Alkol kullanımı

    Şensoy ayrıca, ”Tütün kullanımı kanser için en önemli risk faktörüdür ve kanser ölümlerinin yaklaşık %22’sinden sorumludur. Kanserin tanımlayıcı bir özelliği, olağan sınırlarının ötesinde büyüyen ve daha sonra komşu bölgeleri istila edebilen ve diğer organlara yayılabilen anormal hücrelerin hızlı bir şekilde çoğalmasıdır, son işlem metastaz olarak adlandırılır. Metastazlar, kanserden kaynaklanan önemli bir ölüm nedenidir.” dedi.

    KANSER TÜRLERİ NELERDİR?

    Fitoterapist Dr. Şenol Şensoy kanser türlerini ise şu şekilde sıraladı:

    1- Ultraviyole ve iyonlaştırıcı radyasyon gibi fiziksel kanserojenler;

    2- Asbest, tütün dumanı bileşenleri, aflatoksin (bir gıda kirleticisi) ve arsenik (bir içme suyu kirleticisi) gibi kimyasal kanserojenler,

    3- Belirli virüsler, bakteriler veya parazitlerden kaynaklanan enfeksiyonlar gibi biyolojik karsinojenler.

    4- Yaşlanma, kanser gelişimi için bir başka temel faktördür. Kişi yaşlandıkça hücresel onarım mekanizmaları daha az etkili olmaktadır.

    5- Bazı kronik enfeksiyonlar kanser için risk faktörleridir. Düşük ve orta gelirli ülkelerde büyük önem taşır. 2012 yılında teşhis edilen kanserlerin yaklaşık %15’i, Helicobacterpylori, Human papillomavirüs (HPV), Hepatit B virüsü, Hepatit C virüsü ve Epstein-Barr virüsü dahil olmak üzere kanserojen enfeksiyonlara atfedilmiştir.

    KANSER TEDAVİSİ

    Şensoy kanser tedavisi hakkında şunları söyledi: ”Yeterli ve etkili tedavi için doğru kanser teşhisi şarttır çünkü her kanser türü, cerrahi, radyoterapi ve kemoterapi gibi bir veya daha fazla yöntemi kapsayan özel bir tedavi rejimi gerektirir. Tedavi ve palyatif bakımın hedeflerinin belirlenmesi önemli bir adımdır. Sağlık hizmetleri entegre ve insan merkezli olmalıdır. Birincil amaç genellikle kanseri iyileştirmek veya yaşamı önemli ölçüde uzatmaktır. Hastanın yaşam kalitesini artırmak da önemli bir hedeftir. Bu, destekleyici veya palyatif bakım ve psikososyal destek ile sağlanabilir.”

    KANSER VE FİTOTERAPİ İLİŞİSİ

    Kanser ile fitoterapi arasında pozitif bir ilişki olduğun kaydeden Şensoy, ”Kanserin tedavisinde fitoterapi gibi geleneksel ve tamamlayıcı tedavilerden de faydalanmak her geçen gün önemini artırmaktadır. Hastanın doğru beslenmesi ve tıbbi bitkiler ile mevcut tıbbi tedavisine destek vermek tedavideki başarı şansını oldukça yükseltecektir. İnsanoğlu tıbbi bitkiler hakkında binlerce yıllık kadim bir bilgi ve birikime sahiptir. Özellikle son 25 yıl içinde tıbbi bitkiler üzerinde sayısız araştırmalar yapılmış ve tıbbi bitkilerin DNA hasarının önlenmesinden yani daha başlangıçta kanserin oluşmasını engelleyici etkilerinden, uzak metastazların engellemesine kadar kanserin hemen her aşamasında etkilerinin olduğunu gösteren binlerce makale yayınlanmıştır.” diye konuştu.

    FİTOTERAPİNİN FAYDALARI

    Şensoy son olarak fitoterapinin faydalarını şu şekilde sıraladı:

    1- Antitümör etkiler selektif (seçici) bir özellik göstermekte, yani kanser hücreleri üzerine sitotoksik etki gösterirken normal doku hücrelerine zarar vermemektedir.

    2- Kemoterapi ve radyoterapinin etkinliğini artırmakta, yan etkilerini azaltmakta ve kanser hücrelerinin direnç geliştirmesini engellemektedir.

    3- Kanser hücreleri tarafından oluşturulan angiogenez (damarlanma) engellenip, tümörün büyümesi ve metastazı önlenmektedir.

    4- Kemoterapi ve radyoterapiye direnç gösteren kanser kök hücrelerine karşı sitotoksik etki göstermekte, onları apoptoz dediğimiz programlanmış hücre intiharına sürüklemektedir.

    5- Bağışıklık sisteminden gizlenmek için değişik mekanizmalar kullanan kanser hücrelerini, bu mekanizmaları kırarak açığa çıkarıp, bağışıklık hücrelerimizin antikanser etkilerini işlevsel hale getirmektedir.

    6- Tıbbi bitkilerin hemen hemen tamamının güçlü antioksidan ve serbest radikalleri temizleyici etkileri, başta kanser olmak üzere bütün hastalıkların tedavisinde bize katkı sağlamaktadır.

    Yazın cildinizi koruma altına almayı unutmayın

    Aknelerden kurtulmanın yolu bu bitkilerde saklı

     

    ÇOK OKUNANLAR

    EDİTÖRÜN SEÇİMİ