0.7 C
İstanbul
Pazartesi, Ocak 24, 2022

    Kanser hastalarının yeni umudu: ‘Atom Tedavisi’

    Halk arasında 'atom tedavisi' olarak bilinen tedavi yönteminin kanser tedavisine umut olacağı belirtiliyor.

    Işın yayan iyot atomunun hastaya verilmesi işleminin kanser tedavisine umut olduğunu vurgulayan ve atom tedavisinin damar yoluyla hastaya verildiğini ifade eden Nükleer Tıp Uzmanı Doç. Dr. Nalan Alan Selçuk, “Tiroid kanseri hastaları, yüzde 90 üzerinde bir kez iyot alarak tedavi oluyor. Bu işlem nöroendokrin tümörlerde ise yüzde 82 oranında tedaviye katkı sağlıyor” dedi.

    Kanser hastalığının son yıllarda giderek arttığını söyleyen Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Nalan Alan Selçuk, “Atom tedavisi özellkle tiroid kanserinde 1940’ların başından itibaren kullanılıyor. Bu tedaviyi son 20 yıldır ise prostat kanseri ve nöroendokrin tümör adını verdiğimiz bağırsak ve mide kaynaklı nöron ve sinir hücrelerinden köken alan tümörlerde, karaciğer tümörlerinde yaygın bir şekilde kullanmaya başladık” değerlendirmesinde bulundu.

    ”KİŞİYE ZARAR VERMEYECEK DOZLARDA VÜCUDA GÖNDERİLİYOR”

    “Son zamanlarda hedefe yönelik tedaviler ya da akıllı tedaviler diye adlandırdığımız tedavilerden bir tanesi de atom tedavisi. Hedefe yönelik, gideceği organı bulabilen bu moleküller nükleer tıp laboratuvarında işaretlenerek genellikle damar yoluyla hastaya veriliyor. Moleküller hedefi buluyor, hücre içerisine giriyor. Burada sadece tümör dokusunu yok ediyor. Vücudun diğer alanlarına daha az radyasyon vererek daha güvenli, seçici bir tedavi yöntemi sağlanmış oluyor” diyen Doç. Dr. Nalan Alan Selçuk, atom tedavisinde vücuda zarar vermeyecek dozlarda radyoaktif maddelerin vücuda gödnerildiğine dikkat çekti.

    ”TİROİD KANSERİNDE İLK BASAMAK ATOM TEDAVİSİ”

    Doç. Dr. Selçuk, “Tümörün boyutu, patolojik tipi, yayılım paterni gibi özellikler, örneğin boyunda lenf nodu yayılımının olması gibi, bize hastanın atom tedavisi alıp almayacağını belirliyor. Atom tedavisinden kastımız ise ‘iyot 131’ tedavisidir. Genellikle bu hastalar yüzde 90 üzerinde bir kez iyot alarak tedavi oluyor. Tabii burada ameliyat sonrası geride kalan doku miktarı, tiroid bezinin iyodu yakalama kapasitesi, hastalığın tip de tedavi başarısını artıran faktörlerdir. Halk arasında pankreas kanseri hızlı ilerleyen ve öldürücü bir kanser türü olarak biliniyor. Pankreas kanserinin ilerleyişi çoğunlukla hızlı ve tedavi seçenekleri normal hücre tipine göre zordur. Ancak pankreasın hücre tipi nöroendokrin içeriyorsa bu hastalıkların da tedavisi söz konusu. Atom tedavisi sonrasında bu grupta oldukça yüz güldürücü sonuçlar alıyoruz. Pankreasın nöroendokrin kökenli tümörlerinden bahsediyoruz. Bu tümörler en sık karaciğere metastaz yapıyor. Böyle bir durum olsa bile akıllı moleküllerle hastayı tedavi şansımız ya da tümörün ilerlemesini durdurarak hastanın yaşam kalitesini artırmamız mümkün.” diyerek atom tedavisinin uygulandığı kanser türleri hakkında bilgiler verdi.

    ”KEMOTERAPİYE YANIT VERMEYEN HASTALARDA ATOM TEDAVİSİ KULLANILIYOR”

    Cerrahi şansı olmayan ve kemoterapiye cevap vermeyen hastalarda atom tedavisini kullandıklarını belirten Selçuk ayrıca, nöroendokrin kanserlerin vücudun mide, bağırsak pankreas, akciğer ve tiroid başta olmak üzere bir çok organların ortak bir tümörü olduğunu söyledi.

    Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Nükleer Tıp Uzmanı Doç. Dr. Selçuk, “Cerrahi müdahaleye ya da kemoterapiye yanıt vermeyen hastalarda kullanılmasının nedeni şudur: Nükleer tıpa gelen hastalar artık kanserin 3 ve 4’üncü evresindeki hastalar. Kanser tedavisinde uygulanan klasik yöntemler yani cerrahi, kemoterapi, radyoterapi seçeneklerini yitirmiş hastalar. Bu hastalar son dönemde bize geldiği için yaşam beklentileri kısa oluyor. Buna rağmen amacımız bu hastalıkları durdurmak, kişilerin ömrünü uzatmak ve yaşam kalitesini artırmaktır. Nöroendokrin tümörlerin yüzde 82 oranında ileri dönemdeki hastalıkları durdurduğu tedaviye katkı sağladığı güncel verilerle ortaya konuldu. Bu hastalar bize umutlarını yitirmiş şekilde geliyor ve buna rağmen oranlar yüz güldürücü olabiliyor” değerlendirmesiyle konuşmasını sonlandırdı.

    Kanser tedavisinde yeni umut: İmmunoterapi

    Prostat kanserinin 5 önemli belirtisi!

    ÇOK OKUNANLAR

    EDİTÖRÜN SEÇİMİ