22.6 C
İstanbul
Salı, Temmuz 27, 2021

    Diz protezi ameliyatı ile dizin hareket kabiliyeti geri kazandırılıyor

    Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı, Op. Dr. Muzaffer Gökhan Kahraman, diz eklemine protez takılması için yapılan ameliyatların, iltihaplanma ile seyreden durumlarda diz ekleminin geri döndürülemez şekilde hasarlanması nedeniyle başvurulduğunu söyledi.

    Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı, Op. Dr. Muzaffer Kahraman, “Ameliyat sonrasında hastalar gözlem altına alınır. Ameliyat süreci ve sonrası hareketsizlik döneminde pıhtı oluşumunu engellemek adına kan sulandırıcı ilaçlara da başvurulabilir. İyileşme dönemi uygulanan işlemin türüne ve hastanın kişisel özelliklerine bağlı değişebilir” dedi.

    Diz protez

    Ayrıca tedavi yöntemlerine ilişkin bilgi veren Kahraman, “Artroplasti olarak isimlendirilen diz eklemine protez ameliyatları cerrahi olarak bu ekleme katılan kemik uçlarının kesilmesi ve ardından diz bölgesine bir protez yerleştirilmesi işlemidir. Bu işlem ile dizin hareket kabiliyeti büyük ölçüde geri kazandırılabilir. Günümüzde diz protez ameliyatları rutin prosedürlerden biri haline gelmiştir. Genellikle 50-80 yaş arasında uygulanan bu cerrahi işlem hastaların ağrı ve hareket kabiliyeti şikayetlerinde güzel bir yanıt alınmasını sağlar. Diz eklemine protez ameliyatları kendi içerisinde farklı türlerde prosedürlere ayrılır. Total diz protezi adı verilen işlemde diz eklemi tamamen protez eklem ile değiştirilirken parsiyel girişimlerde ise sadece etkilenen diz bölgesine protez takılabilir” değerlendirmesinde bulundu.

    Diz protez ameliyatı

    ”AMELİYAT 2,5-3 SAAT SÜRÜYOR”

    Diz protezi ameliyatının 2,5-3 saat kadar sürdüğünü ifade eden Dr. Kahraman, ”Cerrah hekimler ilk olarak diz hattında 8-10 cm bir kesi meydana getirir. Bu bölgedeki cilt ve kas dokusunun kenarlara çekilmesi ile hasarlanan kıkırdak ve kemik yapılarına ulaşılmış olur. Kullanılacak protezin bölgeye oturması için hasar gören yapılar kesilerek düzeltilir. Protezin yerleştirilmesinin ardından ise açılan cilt bölgesi dikilerek kapatılır. Ameliyat sonrasında hastalar gözlem altına alınır ve oluşabilecek ağrı şikayetinin kontrolü için çeşitli ilaçlar reçetelendirilir. Ameliyat süreci ve sonrası hareketsizlik döneminde pıhtı oluşumunu engellemek adına kan sulandırıcı ilaçlara da başvurulabilir. İyileşme döneminin uygulanan işlemin türüne ve hastanın kişisel özelliklerine bağlı değişebilir” diye konuştu.

    AMELİYAT SONRASI DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

    Diz protezi ameliyatı sonrası bireylerin günlük yaşama tekrar dönmesini sağlayacak çeşitli uygulamalara başvurulduğunu akaran Dr. Kahraman, “İlk 24 saat içerisinde bir fizyoterapi hekimi eşliğinde ayağa kalkma ve değnek, baston veya walker gibi yardımcı cihazlar ile yürüyüş gerçekleştirilir. Ameliyat sonrası ağrı, ödem ve morarma gibi şikayetlerin olması normal kabul edilir. Bu şikayetlere rağmen erken dönemde hareketlilik kazanma oldukça önemli bir konu olsa da vücudun sınırları zorlamaktan kaçınılması gerekir. Ameliyat sonrası süreçte banyo yapılması 5-7 günlük bir süre zarfı sonrasında gerçekleştirilebilirken kesi yapılan diz bölgesinin ıslatılmamasına dikkat edilmelidir” dedi.

    Kahraman konuşmasını şu cümlelerle noktaladı: “Fizik tedavi uygulamaları eşliğinde geçen 3 haftanın ardından ameliyat sonrası ilk dönemdeki ağrının hafiflediği fark edilebilir. Bu dönemde kullanılan ağrı kesicilerin dozu ve sıklığı giderek azaltılır. Artık günlük rutinin bir parçası haline gelen fizik tedavi uygulamalarına devam edilmesi eklem hareket açıklığı ve kabiliyetinin iyileştirilmesi için oldukça önemlidir. Bu dönem ile 6 haftalık dönem içerisinde fizik tedavi uygulamalarına aralıksız devam edilmesi diz ekleminin gücünü ve esnekliğini hızlı bir şekilde iyileştirebilir. Bu dönemde kişiler fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı hekimlerin bilgisi ve önerisi doğrultusunda yürümeye yardımcı cihazlardan bağımsız olarak hareket etmeye başlayabilir. Fizik tedavi uygulamaları genellikle ameliyat sonrasında 12. haftaya kadar devam eder. Bu zaman kadar olan sürecin nasıl geçirildiği kişinin normal işlevlerine ve aktif yaşam tarzına ne kadar çabuk dönebileceğini etkiler.”

    Kök hücre tedavisindeki başarıyla, Diyarbakır’a sağlıkta tersine göç

    ÇOK OKUNANLAR

    EDİTÖRÜN SEÇİMİ