0.7 C
İstanbul
Pazartesi, Ocak 24, 2022

    Dikkat! Polipler sinsice kansere dönüşebiliyor

    Tüm kanserler arasında 3. sırada yer alan kolon kanseri günümüzde en sık rastlanan kanser türlerinden biri olarak kayıtlara geçti. Yapılan çalışmalar ise kolon kanserinin yüzde 90-95’inin sorumlusunun, ilerleyen yaşla birlikte görülme riski artan kolon polipler olduğunu ortaya çıkarıyor.

    Kolon kanseri

    Kolon poliplerinin yüzde 10 ila 20’si yaklaşık 8-10 yıl içinde habis özellik kazanıyor, yani kanserleşiyor. Genellikle kansere dönüşmeden belirti vermediği için ‘gizli tehlike’ olarak nitelendirilen polipler aslında düzenli yapılan kolonoskopi ile tespit edilerek çıkartılabiliyor. Böylece kolon kanserine dönüşmesi önlenebiliyor.

    Acıbadem Fulya Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Oya Yönal, konuyla ilgili yaptığı açıklamada; kolon kanserinin gelişim sürecinden dolayı hiçbir risk faktörü olmasa bile herkesin 50 yaşında kolonoskopi yaptırması gerektiğine dikkat çekti.

    Yönal,“Risk faktörü olan kişilerde ise kolonoskopi takviminin daha öne çekildiğine işaret etti. Ayrıca, poliplerin kolon kanserine dönüşmeden önce saptanmalarının ve çıkartılmalarının, patoloji sonucuna göre aralıklı tarama kolonoskopilerinin yapılmasıyla hastanın hayatının kurtulabileceğine dikkat çekti. Bununla birlikte günümüzde kolonoskopi işleminin sadece 30 dakika gibi kısa bir sürede tamamlanabildiğinin altını çizdi.

    Polipler belirti vermiyor

    Prof. Dr. Oya Yönal, kalın bağırsak (kolon) poliplerinin; kalın bağırsağın içini örten tabakanın normal olmayan şekilde büyümesi sonucu milimetrik ölçülerden santimetrik ölçülere kadar ulaşabilen ve bağırsak kanalına çıkıntı yapan kitleler olarak tanımlandığını aktardı.

    Erişkin yaş grubunun yaklaşık yüzde 6’sında görülen kolon poliplerinin, 50 yaş civarında ortalama yüzde 20 ila 25’e ve 70 yaşından sonra ise yüzde 40’lara kadar yükseldiği ifade edildi.

    Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Oya Yönal, poliplerin genelde belirti vermediğini ve sıklıkla kolon kanseri için yapılan tarama olan kolonoskopilerinde saptandığını aktardı. Yönal, poliplerin bu nedenle gizli tehlike olarak adlandırıldıklarını vurguladı ve “Daha az sıklıkta ise kansızlık, alt gastrointestinal sistem kanaması, dışkılama alışkanlığında değişiklik, nadiren de bağırsak tıkanması nedeniyle hastalar hekime başvurabiliyorlar.” dedi.

    Ailede varsa risk 3-4 kat fazla

    50 yaşın üzerinde olmak, liften fakir beslenme gibi hatalı beslenme alışkanlığı, popülasyona özgü nedenler, genetik yatkınlık, obezite, hareketsiz bir yaşam sürmek, akromegali, sigara tüketimi, kontrol altında tutulamayan tip 2 diyabet  ve inflamatuar bağırsak hastalıkları, polip oluşumuna neden olan başlıca faktörler etkenler arasında yer alıyor.

    Poliplerin görülme oranı ise kolon kanserinin sık rastlandığı toplumlarda daha yüksek oluyor. Aynı zamanda ailede kanser öyküsü olması da riski yükselmesine neden oluyor. Öyle ki birinci derece akrabalarında polip olan kişilerde, normal popülasyona kıyasla risk göre 2-3 kat fazlalaşıyor.

    Kansere dönüşmeden çıkartılıyor

    Kolonoskopi yöntemiyle poliplerin saptanarak çıkartılması kolon kanseri gelişmesini önlediği için hayat kurtarıcı rolünde. Kolonoskopide; ucunda kamera olan bükülebilir bir aletle kalın bağırsak mukozası inceleniyor. Bu sayede kolon polipleri saptanıyor ve forseps ya da tel döngüyle polibin kalın bağırsaktan çıkartılması işlemi olan polipektomi gerçekleşiyor.

    Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Oya Yönal açıklamasının devamında, tedavideki hedefin polibin tamamen çıkartılması olduğunu vurguladı. Kalın bağırsağında polip olan hastada ileride başka polip oluşma ihtimali olduğunun altını çizen Yönal, bu nedenle, saptanan polip veya tüm polipler çıkartıldıktan sonra, poliplerin çapı, sayısı ve patoloji sonuçlarına göre belli aralıklarla tarama kolonoskopilerinin yapılması gerektiğini ifade etti.

    Deneyimli kişilerle yapılan işlemlerin ve doğru sıklıkta gerçekleştirilen kolonoskopik taramalarla tedaviden oldukça başarılı sonuçlar alındığını söyledi.

    Düzenli tarama yaptırmak gerekli

    Gastroenteroloji Uzmanı Prof  Dr. Oya Yönal, kolorektal kanserler için risk faktörleri olmayanlarda kolonoskopi ile taramanın 50 yaşında başlanması gerektiğini belirtti. Yönal, “Kolonoskopide çıkan sonuç normal ise taramaya 10 yılda bir devam edilmeli. Polip tespit edildiyse; polibin sayısı, çapı ve patoloji sonucuna göre kolonoskopi daha sık tekrarlanmalı.” dedi.

    Prof. Dr. Oya Yönal, birinci derece akrabalarında (anne, baba ya da kardeş) kolorektal kanser ya da polip olan kişilerde ise kolonoskopi taramasının 40 yaşında başlaması gerektiğine dikkat çekti.

    Bununla birlikte, kanser tanısı almış en genç akrabanın yaşının 10 yıl öncesinden başlanması gerektiğine işaret etti. “Eğer ilk sonuçlar normalse taramaya her 5 yılda bir devam edilmeli. Polip saptanırsa daha sık tekrarlanmalı” ifadesini kullandı.

    Polip oluşumunu önleyen püf noktaları

    Lifli sebze ve meyve ağırlıklı beslenmeye özen gösterin

    Kırmızı eti ve yağlı yiyecekleri azaltın

    Düzenli olarak fiziksel aktivite yapın

    Sigara ve alkol tüketiminden kaçının

    İdeal kilo kontrolünü sağlayın

    Bazı çalışmalar, günlük yüksek miktarda D vitamini alanlarda kolon polipleri ve kolon kanseri riskinin azaldığını gösteriyor. O nedenle ideal D vitamini düzeyi için D vitamini desteği de öneriliyor.

    ÇOK OKUNANLAR

    EDİTÖRÜN SEÇİMİ