0.7 C
İstanbul
Pazartesi, Ocak 24, 2022

    Altıncı hastalık riskine dikkat!

    Uz. Dr. Tuğrul Atay, ebeveynlerin altıncı hastalık ile ilgili bilmesi gerekenler hakkında önemli bilgi verdi. 

    Altıncı hastalık

    Halk arasında “altıncı hastalık” olarak bilinen Herpes virüs ailesinden HHV-6 ve HHV-7 adlı  virüslerinin neden olduğu rahatsızlık kış aylarında çocuklarda yaygın olarak görülen sağlık sorunlarının sorunların başında geliyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Tuğrul Atay, ailelerin altıncı hastalık ile ilgili bilmesi gerekenler hakkında önemli bilgiler paylaştı.

    “Gül hastalığı” olarak biliniyor

    Toplumda altıncı hastalık olarak bilinen “roseola infantum”, genital bölge ve daha çok dudaklarda uçuk meydana getirmesi ile tanınan herpes virüs ailesinden gelen HHV-6 ve HHV-7 virüslerinin sebep olduğu bir hastalıktır. Altıncı hastalık genellikle 6 ay ile 2 yaş arasındaki çocukları etkiler, birkaç gün yüksek ateş ile seyreder, ateş düştükten sonra vücutta gül renginde döküntülerle devam eder. Latince ismi, bu döküntülere atıfla roseola infantum yani küçük çocukların gül hastalığı olarak verilmiştir. Ancak, hastalığın ismine aldanmamak gerekir çünkü pek öyle hafife almaya gelmez.

    Yüksek ateş ilk belirti

    Altıncı hastalık (roseola infantum) çoğu çocukta hafif bir üst solunum yolu enfeksiyonunun ardından yüksek ateşle seyreder, bu yüksek ateş hastalığın en önemli belirtisidir. Bu hastalık viral enfeksiyonlar içinde çocukluk çağında ateşli havaleye (febril konvülziyon) en çok neden olan viral enfeksiyondur. Ateş 4 ila 7 gün arasında devam edebilir bu sürede çocukta iştahsızlık, halsizlik ve boyun lenf nodlarında şişme görülebilir. Hastalığın devamında ise ateş birden düşer ve hastalığın ayırt edici ikinci bulgusu olan pembe-kırmızı, deride genellikle kabarık olmayan döküntü ortaya çıkar, döküntüler baskı uygulayınca solar. Bazı döküntülerin etrafında daha açık renkte haleler oluşur ardından döküntüler yüze, boyna, bacaklara ve kollara yayılır.

    Bulaşıcı olabilir

    Altıncı hastalık bulaşıcıdır fakat kızamık ve koronavirüs gibi büyük salgınlara neden olmaz. Enfekte olmuş bir çocuktan damlacık yoluyla hapşırırken, öksürürken veya konuşurken,  etrafa saçılarak yine aynı çatalı, kaşığı veya su bardağını kullanma ile de bulaşabilir. Aynı zamanda enfekte damlacıklar yüzeylerin üzerine konar ve bu yüzeylere dokunup el yıkanmadan burun ve ağıza dokunulursa bu yolla da yayılım gösterir.

    Diğer yandan hastalık, döküntü ortaya çıkmadan, çocuğun henüz sadece ateşi varken de bulaşıcıdır. Çoğunlukla, sadece çocuklara bulaşmakla birlikte nadir olarak erişkinlere de bulaşabilir. Bu durum sıklıkla erişkinin virüsü çocuklukta geçirmiş ve bağışıklık kazanmış olması ile ilişkilidir. Genel hijyen kurallarına uyarak en önemlisi elleri sık sık yıkayarak ve sosyal mesafeye dikkat ederek altıncı hastalıktan korunmak mümkündür.

    Özel bir tedavi yok

    Ateşin ve döküntülerin karakteristik özelliği ve ailenin verdiği bilgiler bu hastalığın tanısında en önemli unsurlardır. Bu nedenle, ayrıntılı bir tıbbi geçmiş ve dikkatli bir fizik muayene, iyi bir hekim hasta ve hasta yakını iletişimi ile ek bir tetkike gerek kalmadan tanı konulur.

    Emin olunamayan  vakalarda kan tahlilleri ile virüse özel spesifik serolojik tetkikler yapılabilir. Çoğu viral hastalıkta olduğu gibi altıncı hastalıkta da hastalığa özel bir tedavi yoktur. Ateşin düşürülmesi için ibuprofen ve parasetemol içerikli ilaçlar kullanılabilir. Bununla birlikte, ateşi kontrol altına almak için ılık duş aldırmak, ılık su ile ıslatılmış bezlerle soğutma yapmak ve ortamın ısısını 22 – 24° arasında tutmak gerekmektedir. Beslenmesi azalmış çocuklara damar yolu ile serum verilebilir fakat dehidratasyonu engellemek amacıyla bu aşamadan önce çocuğun sıvı alımının artırılması sağlanmaya çalışılmalıdır. Ayrıca ek komplikasyonlar varsa takibi bir çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı tarafından yapılmalıdır.

    Viral enfeksiyonlar aslında bağışıklık sisteminin öğretmeni

    Diğer hastalıklardaki dengeli beslenmek, yapay ya da koruyucu maddeler içeren paketli gıdalardan uzak durmak, sebze ağırlıklı tencere yemekleri ile çocukları beslemek, sosyal mesafeye dikkat etmek ve el yıkamak 6. Hastalık için alınabilecek en önemli tedbirlerdir.

     

    Çocukların bağışıklığını güçlendirmek için ne yapmalı?

    ÇOK OKUNANLAR

    EDİTÖRÜN SEÇİMİ