14.5 C
İstanbul
Cumartesi, Aralık 4, 2021

    Covid 19 hasta ve yakınlarına motivasyon önerileri

    Memorial Bahçelievler Hastanesi Psikoloji Bölümü’nden Klinik Psikolog Arzu Beyribey, covid-19 hastaları ile yakınlarının kaygı ve stres düzeylerini en aza indirmek için önemli önerilerde bulundu. 

    Uzun süredir devam eden pandemi süreci, toplumda psikolojik rahatsızlıklara, stres ve kaygı seviyesinin artmasına, insanların sosyal çevreleri ile iletişiminin bozulmasına yol açabiliyor. Yürütülen çalışmalar, hastalığa ilişkin yaşanan belirsizliğin, özellikle strese karşı savunması olamayan bireylerde yüksek risk yarattığını ortaya çıkardı. Kaygı ve stresin  çok arttığı böyle bir dönemde Covid pozitif kişilerin motivasyonu ise hastalığın hafif atlatılması açısından da büyük öneme sahip. Çünkü üzüntü ve endişe halinde bağışıklık sistemi zayıflayabiliyor ve kişinin hastalıkla mücadele gücü azalabiliyor.

    Memorial Bahçelievler Hastanesi Psikoloji Bölümü’nde görevli Klinik Psikolog Arzu Beyribey, koronavirüs hastaları ile yakınlarının stres ve kaygı seviyelerini en aza indirmek için yapması gerekenleri aktardı.

    Cömertliğe en çok ihtiyaç duyulan dönemdeyiz

    Karantinadaki bireyin yaşadığı en önemli sorunlar; sevdiklerinden uzak kalmaları, yaşadıkları durumu kabul etmekte zorlanmaları, işsiz kalmaktan ve hastalığın getirebileceği daha olumsuz sağlık koşulları gibi risklerden korkmaları, anksiyete ve depresyon riskleri ile karşı karşıya kalmaları gibi çok çeşitli bir alanda görülmektedir.

    Yakınlarının, Covid pozitif kişilere anlayışla davranmaları ve kendileri o kişinin yerinde olsalar “onlara nasıl davranılmasını isteyeceklerini” hayal ederek hareket etmeleri, ilgili kişilerin duygu durum bozukluğuna destek olacaktır. Pandemi döneminin ilişkilerin cömertliğe en çok ihtiyaç duyulan dönemlerden biri olduğunun unutulmaması gerekiyor. Covid-19’a yakalanan kişinin kendi kendine, odasında yapabileceği uygun hobi faaliyetlerini keşfetmesi, egzersiz çalışmaları düzenlemesi, meditasyon yapması, yakınlarıyla olanak dahilindeyse görüntülü görüşmeler ile iletişim halinde kalması, düşüncelerini ve hislerini  paylaşması, interneti kendini rahatlatacak eğlence ve belgesel programlarını izleyecek biçimde kullanması, izolasyon günlerini çok daha rahat geçirmesine yardımcı olacaktır.

    Yalnız yaşayanlar daha olumsuz etkileniyor

    Covid-19’a yakalanan ve testi pozitif çıkan kişiler içinde en şanslıları aslında evde ailesiyle veya aynı evi paylaştığı kişilerle yaşayan hastalardır. Çünkü karantinayı evde tek başına geçiren kişilerin endişelerinin daha fazla olduğu biliniyor. Koronavirüse yakalanan kişi enerji düşüklüğü, ateş, eklem ağrıları, ishal, baş ağrıları, mide bulantısı, boğaz ağrısı ve öksürük gibi fiziksel sorunları yaşayabilmektedir.

    Bunlarla birlikte bir de bu süreci yalnız başına geçiren kişilerde ister istemez endişe seviyesi yükseliyor. Çünkü insan doğal yapısı itibariyle sosyal bir varlıktır. Fiziksel izolasyonla birlikte  sosyal izolasyonun yaşanması kişiyi zora sokmaktadır. Zaten yaşamı konusunda endişe yaşayan kişi, bunu bir oda içinde, yemeğini bile yalnız başına yeme durumundayken 10-14 gün civarında bir zaman boyunca, kendini insanlardan soyutlamak zorunda kalıyor.

    Toplum içindeki kişideki tarih boyunca toplu halde hayatın kendilerine sunacağı güven duygusunu taşımasıyla bu uzaklık bireyde negatif etkilere neden olabiliyor. Kendisini insanlardan uzaklaştırarak felaket senaryoları için hazırlık yapan “Covid pozitif” kişi, yeterli güvenli alanı kendisi ve ailesi ile sağlayamadığı durumlarda dürtüsel tepkiler, asabiyet, paranoid ya da psikoz eğilim riski ile, salgınla ilişkili gerçekleri sanrılı düşüncelerine dahil edebilir. Burada hasta bireye destek olacak en anlamlı bakış açısı, hastaya sevdiklerinin ve kendisinin sağlığının güvende olduğunun hissettirilmesidir.

    Hayatta ölüm riski olduğu unutulmamalı

    Covid pozitif olan kişi, kendisi gibi pek çok kişinin bu koşulları yaşadığını ve çoğunluğunun da sağlıkla geçirdiklerini aklından çıkarmamalıdır. Kişi, sürü psikolojisinden çıkarak bu durum karşısında çevredekilerle aynı tepkiyi göstermek yerine, bir dakikalığına kendisiyle yalnız kalarak, gerçekten sağlıklı ve olumlu adaptasyonu nasıl sağlayabileceğine yoğunlaşmak fayda verecektir.

    Beynimizin mantıklı tarafını kullanarak, dürtüsel düşüncelere hakim olarak, hayatta trafik de dahil olmak üzere her an için kaza ve ölüm riski olduğunu ancak her gün bunu bilerek yola çıktığımızı, hayattaki tehlikelerin her zaman farkında olduğumuzu ancak her sorunun bir çözüm yolunun olduğunu kendimize hatırlatmamız gerekmektedir.

    Çocuklarda idrar yolu enfeksiyonu ve tedavisi!

    Prof. Dr. Kamburoğlu: Estetik doğal olandır, sonuç doğal değilse estetik de olmaz

    Pandemide iki şey arttı: Gebelik ve cinsel isteksizlik

    ÇOK OKUNANLAR

    EDİTÖRÜN SEÇİMİ